Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifleri münasebetiyle
İzmir Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 98. Birleşim · 1. yasama yılı · 3 Haziran 2016 · 475 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Tacettin Bayır (CHP), 3 Haziran 2016 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 98. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifleri münasebetiyle); konuşma 475 kelime.
Tacettin Bayır (CHP, İzmir). “Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifleri münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 98. Birleşim tutanağı, 3 Haziran 2016. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/tacettin-bayir-26-2016-06-03-elektrik-piyasasi-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-da-3 (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=49373
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)TACETTİN BAYIR (İzmir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; gece saat 22.00, hepimiz yorulduk. Bu yorgunluğun sonunda bu gece gittiğimizde, sizi bilemiyorum ama ben rahat uyumayacağımı biliyorum. Bugünün, vatandaşlarımızın içinde bulunduğu sıkıntılı günlerin bir kat daha fazla artacağı kararların alındığı kara bir gün olarak tarihe geçeceğini düşünüyorum. Haksız bir uygulamanın yasalarla birlikte nasıl koruma altına alınacağı, işçimize, köylümüze, emeklimize, üretime katma değer sağlayan iş adamlarımıza dayatmanın yaşatılacağı bir gün olarak tarihte yerini alacak. Bugün, haksızlığa dur demenin, milletin vekili olanların milletini unutup unutmayacağının günü. Şimdi diyebilirsiniz ki: “Bu kadar önemli olan şey ne, bu adam neden bahsediyor?” Bu tasarıda getirilen haksızlıkların halka yansıtılacak olmasından bahsediyorum tabii ki.
Sayın AKP’li milletvekilleri, her yerde, her zaman, bütün kadrolarınızla dile getirdiğiniz “Bizler mazlumun yanındayız ve yanında olmaya devam edeceğiz.” sözlerini sizlerden hep duyuyoruz ve bunu size bu akşam hatırlatmak istiyorum. Peki, dillerden düşmeyen “mazlum” kelimesi ne demektir? “Mazlum” kelimesinin Türk Dil Kurumunda yer alan anlamlarından bir tanesi “haksızlığa uğramış, sessiz, uysal, boynu bükük”tür. Yani, parti yöneticilerinizden Reisicumhurunuza kadar “mazlum” kelimesi ağzından düşmemekte ama teoriye geldiğinde ise tam tersi yaklaşım sergilemektesiniz. “Mazlum” kelimesinin sizin için sadece oy avcılığı anlamı içermekten başka hiçbir şey ifade etmediğini bu kanun teklifini bu Meclise getirerek açıkça gösteriyorsunuz.
AK PARTİ Programı’nın sonuç bölümünde şöyle bir kısım geçiyor, aynen okuyorum: “‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın.’ felsefesinden hareketle partimiz -diyorsunuz- bütün politikalarının merkezine bireyi koymuştur.” Bu uygulamayla siz, insanımızın yoksullaşmasına, bireyin yoksullaşmasına, ülkemizde rahat bir nefes alamamasına sebep oluyorsunuz. Bakın, yine aynı bölümde diyorsunuz ki: “Haklı zayıfları, haksız güçlülere karşı korumak, vazgeçilmez prensiplerimizden biridir.” Gerçekten takdir edilecek bir şey ifade olarak. Peki, uygulamada? “Bu nedenle programımız, bir kısım veya kesimin huzur ve mutluluğunu değil, herkesin huzur ve mutluluğunu sağlamayı hedeflemektedir.” diyorsunuz. Böyle bir ibare geçiyor. Sizin haklı zayıfları haksız güçlülere karşı koruma anlayışınız bu mudur arkadaşlar? Sizin politika anlayışınız bu mudur? Elinizi vatandaşın cebinden çekin artık. Bırakın, AKP’nin beceriksiz politikalarının kurbanı faturalarını düzenli ödeyen, ülkesine bağlı, üretim sevdalısı iş adamlarımız olmasın.
Getirdiğiniz bu tasarıdaki kayıp kaçak bedelini ve diğer kalemleri ekonomik olarak zaten zor durumda olan işçilerimizden, emeklilerimizden, iş adamlarımızdan, ülkemize katkı koyan tüm yurttaşlarımızdan çıkartmaktan vazgeçin; onlara bu haksızlığı yapmayın. İnsanlarımızı ekonomik açıdan daha da fazla darboğaza sokup “adalet” kelimesini sadece sözlükte yer alan bir terim olarak bırakmayın.
Ben bu maddede AKP’li birçok vekilin de bu tasarıya “Hayır.” demesi gerektiğini düşünüyorum çünkü yazdıklarınız yandaş kanallarınızda “Yoksulun yanındayız.” ifadelerinizle boşa düşüyor, örtüşmüyor, çakışmıyor. Yarın öbür gün seçim bölgelerinizde seçmenleriniz size “Biz neden bu kayıp kaçağı ödüyoruz? Neden bu tasarıya ‘Evet…’ dediğinde…” Bize sorulduğu gibi size de sorulacak. Vatandaşa bakacak yüzünüz olması için başınız dik durmalı. Bu kanunsuz, hukuksuz, adalet anlayışına sığmayan duruma gelin hep birlikte “Dur.” diyelim. Milletvekillerimiz, hepimiz bu tasarıya “Hayır.” diyelim. Milletin vekili olarak milletimizin asla izin vermeyeceği bu tasarıya izin vermeyelim. Seçmenlerin gözü, kulağı, sesi olduğunuzu unutmayarak “hayır” diyelim. Tasarıyı getiren partiyi değil, vicdanımızı, halkımızın sesini dinleyelim, ülkemize örnek olalım.
Saygılarımla. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
156 konuşma daha · 3 Haziran 2016