İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 30. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi ile 2018 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 2'nci Tur görüşmeleri münasebetiyle

Tamer Akkal

Manisa Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 30. Birleşim · 3. yasama yılı · 11 Aralık 2019 · 508 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Tamer Akkal (AK Parti), 11 Aralık 2019 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 30. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi ile 2018 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 2'nci Tur görüşmeleri münasebetiyle); konuşma 508 kelime.

Tamer Akkal (AK Parti, Manisa). “2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi ile 2018 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 2'nci Tur görüşmeleri münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 30. Birleşim tutanağı, 11 Aralık 2019. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/tamer-akkal-27-2019-12-11-2020-yili-merkezi-yonetim-butce-kanun-teklifi-ile-2018-yili-merkezi-yo (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=83274

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

AK PARTİ GRUBU ADINA TAMER AKKAL (Manisa)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Millî Savunma Bakanlığının 2020 yılı bütçesi hakkında AK PARTİ Grubu adına söz almış bulunuyorum. Gazi Meclisimizi ve necip Türk milletini saygıyla selamlıyorum.

Sözlerime başlamadan önce, “Bir millet için büyümekten korkmak kadar ölümcül bir düşünce olamaz.” diyen yazar ve şairimiz Hüseyin Nihal Atsız’ı vefatının 44’üncü yılında rahmetle anıyorum.

Küresel dünya düzeninde karşılıklı etnik, dinsel, politik ve ekonomik anlaşmazlıklar gittikçe artmaktadır. Ülkemizin de hâlihazırda ve gelecekte diğer devletler veya gruplar tarafından açık ve gizli tehditlere maruz kaldığı ve kalacağı aşikârdır. Bu sebeple, savunma amacıyla bütçemizden kaynak tahsisi bugün olduğu gibi gelecekte de zorunludur. Geriye dönüp baktığımızda 2000’li yılların başında ülkemiz, savunma ihtiyaçlarının sadece yaklaşık yüzde 20’sini yerli kaynaklardan sağlıyordu, günümüzde ise bu oran yüzde 65’lere ulaşmış bulunmaktadır.

HÜRKUŞ, ATAK helikopteri -Akıncı çalışmaları, ANKA, Millî Gemi Sistemi’miz, denizaltı çalışmalarımız, millî piyade tüfeğimiz- ALTAY tankı ve zırhlı araçlarımıza yönelik çalışmalarımız devam etmektedir. BORA, KASIRGA VE HİSAR Sistemlerimiz geliştirilmekte, tanksavar sistemi üzerindeki çalışmalarımız sürdürülmektedir. Hava savunma silah sistemimizde KORKUT’un üretimi başlamış bulunmaktadır. ATMACA Projesi yürütülmekte, askerî tersanelerimizce Aydın Reis, Piri Reis, Hızır Reis ve Seydi Ali Reis projelerinin inşa ve donatım faaliyetlerine devam edilmektedir.

Millî Denizaltı Projemiz (MİLDEN) kapsamında yerli ve millî denizaltılarımız için bu projemiz güçlü bir kaynak oluşturmaktadır. ASELSAN, TAI, TUSAŞ, İŞBİR, ASPİLSAN, ROKETSAN, HAVELSAN gibi önemli sanayi şirketlerimiz yerlileşme ve millîleşme politikalarımızı izlemekte başarılı olduğumuzun bir göstergesidir. SİHA’larda yerlilik oranımız yüzde 93’lere yükselirken, 2005 yılından bu yana geliştirdiğimiz İHA’lar millî mühimmatlarla donatılmalarıyla terörle mücadelede daha etkin bir rol üstlenmektedir.

Zeytin Dalı Harekâtı’nda SİHA’ları etkin olarak kullanan Türk Silahlı Kuvvetlerimiz yurt dışındaki terör yuvalarında da hain terör gruplarını nefes alamaz hâle getirmiştir. Fırat’ın doğusunda PKK, PYD, YPG ve DEAŞ gibi terör örgütlerinin varlığını sonlandırmak ve sınırlarımızın güvenliğini sağlamak amacıyla 9 Ekim 2019’da başlattığımız Barış Pınarı Harekâtı’yla askerî ve stratejik adımlar attık. Şu çok açıktır ki ulusal güvenliğimizden söz edebilmemiz için komşularımızın da huzur içinde olduğundan emin olmamız gerekir. Ülkemizi hain terör gruplarından temizlemek için başlattığımız bu harekâtın muhalefetin tüm eleştirilerine karşılık siyasi, askerî ve ekonomik iş birliği potansiyelimizi harekete geçirerek güvenli bir bölge oluşturmayı amaçladığı bir gerçektir.

İki bin yılı aşan devlet geleneği ve ordu sistemiyle üç kıtayı birbirine bağlayan jeopolitik ve stratejik konumda olan Türkiye, dünyadaki siyasi krizlerin ve çatışmaların en yoğun yaşandığı bölge konumundadır. Şu çok iyi bilinmelidir ki ülke, sınır, etnik köken, din, mezhep ayırt etmeksizin binlerce insanı katleden hain terör örgütleriyle mücadelede binlerce insanımızı şehit verdik ve bu mücadeleden, bu mücadeledeki kararlılığımızdan hiçbir zaman vazgeçmedik.

Gerçekleştirdiğimiz tüm askerî operasyonlarda sınır güvenliğimizi garanti altına almak, PKK, YPG ve DEAŞ dâhil tüm hain terör gruplarını sınırlarımızdan temizlemek için Millî Savunma Bakanlığımızın, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin ve tüm güvenlik güçlerimizin vermiş olduğu mücadele ve gösterdiği kararlılık ülkemizin ve milletimizin tarih boyunca sergilemiş olduğu milliyetçi ve vatansever duruşun gurur verici tablosudur. Ancak verdiğimiz bu mücadele de bazı kendini bilmezlerin dediği gibi “Kürt kardeşlerimize karşı” değil, Kürt kardeşlerimiz için oldu. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Ne Türkiye Cumhuriyeti’nin ne de AK PARTİ’nin Kürt vatandaşlarımızla hiçbir problemi olmadığını buradan bir kez daha hatırlatmak isterim. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

103 konuşma daha · 11 Aralık 2019

103 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook