İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 134. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Türkiye cumhuriyeti hükümeti ile rusya federasyonu hükümeti arasında türkiye cumhuriyetinde akkuyu sahasında bir nükleer güç santralinin tesisine ve işletimine dair işbirliğine ilişkin anlaşmanın onaylanması hk. (s.s.538)

Taner Yıldız

Kayseri Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 134. Birleşim · 4. yasama yılı · 14 Temmuz 2010 · 574 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Taner Yıldız (AK Parti), 14 Temmuz 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 134. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ İLE RUSYA FEDERASYONU HÜKÜMETİ ARASINDA TÜRKİYE CUMHURİYETİNDE AKKUYU SAHASINDA BİR NÜKLEER GÜÇ SANTRALİNİN TESİSİNE VE İŞLETİMİNE DAİR İŞBİRLİĞİNE İLİŞKİN ANLAŞMANIN ONAYLANMASI HK. (S.S.538)); konuşma 574 kelime.

Taner Yıldız (AK Parti, Kayseri). “Türkiye cumhuriyeti hükümeti ile rusya federasyonu hükümeti arasında türkiye cumhuriyetinde akkuyu sahasında bir nükleer güç santralinin tesisine ve işletimine dair işbirliğine ilişkin anlaşmanın onaylanması hk. (s.s.538)”. TBMM Genel Kurulu, 134. Birleşim tutanağı, 14 Temmuz 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/taner-yildiz-23-2010-07-14-turkiye-cumhuriyeti-hukumeti-ile-rusya-federasyonu-hukumeti-arasinda-t (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI TANER YILDIZ (Kayseri)Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; isterseniz, müsaade ederseniz sondan başlayayım.

Biz Türkiye’nin hiçbir yerine nükleer bomba koymayı düşünmüyoruz. Öncelikle nükleer santrallerin yapımıyla nükleer bombanın eş değer olmadığını bir kısım tezat cümlelerin de ışığı altında aktarmak istiyorum.

Şimdi, partilerimiz, temel enerji politikalarında nükleer güç santrallerine karşı olmadıklarını söylediler ve ben bunun sevindirici bir gelişme olduğunu söyledim. Ancak, şimdi usulü ister hükûmetler arası anlaşma isterse ihale isterse yarışma süreci, hangisi olursa olsun sonuçta bir yere nükleer santral yapılacaksa bunun adını bomba koymak herhâlde bu temel politikayla çelişir diye düşünüyorum. Öncelikle bunun kendi içinde bir vuzuha kavuşturulması, bir açıklığa kavuşturulması gerektiği kanaatindeyim. Partilerin kendi içerisinde bunu tekrar bir değerlendirmesi lazımdır diye düşünüyorum.

Şimdi, değerli arkadaşlar, bakın, birkaç tane konuyu art arda işlemek istiyorum. Bunlardan bir tanesi biz kıyılarımızda nerede bir enerjiyle alakalı yatırım yapmak istiyoruz, bununla alakalı bir itiraz yükselmeye başladı. Bunların bir kısmının gerekçesi haklı olabilir ama tamamının haklı olmadığını peşinen söyleyebilirim. Sebebi: Türkiye’nin üç tarafı denizlerle çevrili diye her zaman övünürüz, 8.484 kilometre kıyısı vardır Türkiye'nin. Bu nükleer güç santralleriyle alakalı konudan bahsederken bunun kıyıya olan eni, yani bütün kıyı cephesi 8 ila 10 kilometreyi geçmiyor, hatta bu nükleer santralin yapılabilmesi için 5 kilometre dahi bizim için yeterli. Şimdi, 46 tane, enerji üretim merkezleriyle alakalı bir konuyu gündeme getirdiğimizde ne tesadüftür ki bunların her birisi badem gözlü oluyor. Yani 8.484 kilometrelik -yaklaşık 8.500 kilometre diyelim- kıyının toplamı 60-70 kilometrelik dahi kıyı oluşturmayacak, bununla alakalı her birimde itiraz var. Ben bunun o zaman farklı bir saikayla, farklı bir gerekçeyle yapıldığına inanırım.

Bugün turizm diyorsunuz -biraz sonra örneğini vereceğim- dünyada en fazla turist alan şehir Paris ve Londra olarak belirlenmiş durumda turizm şirketleri tarafından. 35 kilometre ilerisinde nükleer güç santrali var Paris’in. Lütfen, Paris’e de o zaman turist olarak gitmeyin.

Bunun dünyada dört tane büyük örneği vardır turizm merkezlerinin yanında, 150 kilometre yanında, 80 kilometre yanında, hatta piknik alanları vardır Japonya’da, 8.600 megavatlık nükleer güç santralinin yanında piknik alanı vardır, çocuklar orada piknik yaparlar.

Şimdi, değerli arkadaşlar, bilgi kirliliğine ihtiyaç hissetmeksizin de bu meseleleri açıklayabiliriz, vatandaşlarımıza bunlarla alakalı doğru bilgiler verebiliriz. Nükleer güç santrallerini yapmak yalnızca enerji üretimi yapmak anlamına gelmez. Bakın, bugün bir şehirde bir traktör fabrikası kuruluyor, bir araçla alakalı fabrika kuruluyor, gittim, sordum, kaç tane parçadan oluşuyor diye, en gelişmiş araba, cıvataları, perçinleri dâhil 10.200 parçadan oluşuyor, nükleer güç santralleri 515 bin parçadan oluşuyor. Bir şehirde kurulan traktör fabrikasının 215 tane sanayi kuruluşunu tetiklediğini ve tahrik ettiğini bilmemiz lazım. Bugün nükleer güç santralleriyle alakalı ne kadar yerlidir derseniz, şu kadar yerlidir, ben ezbere bir şey söyleyeyim, ne kadar yapabiliyorsak o kadar yerlidir. Bugün 550 tonluk tek parça malzemeden, tek parça dökümden yapılan türbin jeneratör vardır, bunu 56’lık nervürlü malzemeden betonun içerisine konulan demir donatı vardır. Güney Kore 1973 yılında buna başladığında, iğneden ipliğe, perçinden cıvataya varıncaya kadar hepsini ithal olarak aldı. 2 bin tane elemanını yurt dışına gönderdi, iki yıllığına gönderdi, iki yıl sonra 2 bin elemanını tekrar geri çekti.

NECATİ ÖZENSOY (Bursa)Biz kaç kişi göndereceğiz?

ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI TANER YILDIZ (Kayseri)Bunları da anlatacağım.

Yani nükleer güç santralleriyle alakalı konuşabilecek, muhatap olabilecek, o bilgilerin üzerine bilgi oturtabilecek 2 bin kişi yetiştirdiler.

Ben, bununla alakalı özellikle Hacettepe mezunlarından oluşan nükleer fizikçilerimizin bir derneği var, o derneğin yöneticilerini toplantıya çağırdım, “Arkadaşlar, kaç tane üyeniz var?” dedim, “250 tane üyemiz var.” dediler, “250 tane de üye olmayan arkadaşımız var.” dediler. “Bu arkadaşlar ne yapıyorlar şu anda?” dedim, bir kısmı, yalnızca meslekleriyle alakalı olanlar…

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

96 konuşma daha · 14 Temmuz 2010

96 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook