Türkiye cumhuriyeti hükümeti ile rusya federasyonu hükümeti arasında türkiye cumhuriyetinde akkuyu sahasında bir nükleer güç santralinin tesisine ve işletimine dair işbirliğine ilişkin anlaşmanın onaylanması hk. (s.s.538)
Kayseri Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 134. Birleşim · 4. yasama yılı · 14 Temmuz 2010 · 1.138 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma
Kaynak göster
Taner Yıldız (AK Parti), 14 Temmuz 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 134. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ İLE RUSYA FEDERASYONU HÜKÜMETİ ARASINDA TÜRKİYE CUMHURİYETİNDE AKKUYU SAHASINDA BİR NÜKLEER GÜÇ SANTRALİNİN TESİSİNE VE İŞLETİMİNE DAİR İŞBİRLİĞİNE İLİŞKİN ANLAŞMANIN ONAYLANMASI HK. (S.S.538)); konuşma 1.138 kelime.
Taner Yıldız (AK Parti, Kayseri). “Türkiye cumhuriyeti hükümeti ile rusya federasyonu hükümeti arasında türkiye cumhuriyetinde akkuyu sahasında bir nükleer güç santralinin tesisine ve işletimine dair işbirliğine ilişkin anlaşmanın onaylanması hk. (s.s.538)”. TBMM Genel Kurulu, 134. Birleşim tutanağı, 14 Temmuz 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/taner-yildiz-23-2010-07-14-turkiye-cumhuriyeti-hukumeti-ile-rusya-federasyonu-hukumeti-arasinda-t-4 (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI TANER YILDIZ (Kayseri)Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; ben de hepinizi saygıyla selamlayarak sözlerime başlamak istiyorum.
Tabii verilecek çok bilgi var, özellikle nükleer güç santrallerinin yapımıyla alakalı hususları irdelerken, incelerken, bunun yalnızca on dakikaya veya işte otuz dakikaya sığdırılamayacağını herhâlde takdir edersiniz ama ben yalnızca sorular üzerine bina ederek birkaç konuyu aydınlatma ihtiyacı hissetim.
Şimdi “Yenilenebilir enerji kaynakları ile nükleer güç santralleri birbirinin rakibi değil.” dedi Afif Bey. Doğru, hatta birbirinin tamamlayıcısı unsurlardır bunlar. Bütün ülkelerde nükleer güç santrallerinden elde edilen enerji, elektrik, o basic yük dediğimiz tabana oturtulur, üzerine girip çıkan yükler monte edilir. Diyelim ki 8.100 saat civarında çalışan nükleer güç santralinin ki yeni sistemlerde artık yakıt değiştirmek için o aradaki 600 saatlik birimi de kaldırdılar, tamamen 8.640 saat çalışabilecek bir teknoloji yakalandı. Bunun üzerine, ülkenin durumuna, konumuna ve şartlarına uygun olarak rüzgâr girip çıkıyor, güneş girip çıkıyor, HES’ler, rezervuarsız dediğimiz 15 kilometrekarenin daha altındaki nehir tipi santrallerde, düzensiz yağış rejimlerinden kaynaklanan nehirlerde HES’ler girip çıkıyor. Bütün bunların her birisi birbirinin tamamlayıcısı unsurlar oluyor.
Bu şu açıdan çok önemli, Almanya’da, işte, İspanya’da, değişik ülkelerde gidip gördüğünüzde şunu fark edersiniz: Zaman zaman yenilenebilir enerji kaynakları, Almanya gibi altyapısını tamamlamış ülkelerde “50 milyar euroyu şuraya koyalım, bunları finanse edelim” diye yola çıkılan işlerdir.
Yenilenebilir enerji kaynaklarıyla alakalı, rüzgârın, güneşin, jeotermalin ve suyun, temel olmak üzere -biyokütleyi de dâhil edelim- şu anda, arkadaşlar, bu kanun çıkmadı diye şu anda piyasa da işlemiyor değil. Şu anda, yaklaşık 33 bin megavatlık rüzgâr santralleri “Ahmet Bey’e vermeyin, bana verin.” diye lisans çalışması için niçin yarışmaya giriyorlar? Şu anda cari, işleyen bir kanun var, 2005 yılında çıkmış olan. Şu anda 13 bin megavata tamamlayacağımız lisanslama çalışmalarının son üç dört ayına girildi. Bu kanun, yenilenebilir enerji kaynaklarıyla alakalı rehabilite edeceğimiz kanun çıkmadan önce, şimdi, her bir enerji kaynağının üzerinde irdeleme yapmamız lazım.
Güneş diyoruz değil mi? Değerli arkadaşlar, güneşte kimi finanse edeceğimize karar vermemiz lazım. Türkiye'nin güneşiyle vatandaşımızı mı, Avrupa’daki know how sahibini mi, yoksa yatırımcıyı mı?
Geçtiğimiz yıl içerisinde verilen fiyat 28 euro sentti. Bu eder yaklaşık 40 kuruş sent. Şu anda elde ettiğimiz rakamın tam 4 katı. Bizim malzeme biliminin ilerlemesiyle beraber bu rakamları daha da hızla ilerleterek, hızla düşürerek bunun üzerinden bir sübvansiyon yapmamız lazım. Kazanacak olan vatandaşımız, kazanacak olan toplam havuzumuz.
Biz, güneşle alakalı rakamlarda daha konservatif, daha muhafazakâr davranırken tabii ki Avrupa’daki yatırımcıya hizmet etmiş olmuyoruz ama vatandaşımızın alacağı elektriğin payına hizmet etmiş oluyoruz. Yani her söylediğimiz cümlenin sonunun nereye varacağını çok iyi bilmemiz lazım. Kulağa çok hoş geliyor “Yenilenebilir kaynakların hepsini destekleyelim.” deniyor.
Bakın, somut bir örnek veriyorum. Geçtiğimiz yıl içerisinde, 26 Aralık 2009 tarihinde Almanya’da 6 bin megavatlık rüzgâr enerjisinin devlet garantisi altında alınarak kamuya satışında bir sıkıntı çıktı. Ürettiğini almak zorunda havuz. Üretti ama Paskalya, o gün alacak kimse yok. Dediler ki: Bunu lütfen alın, 90 sentten başladılar, alan yok, 50 sent, alan yok, 20, alan yok. “Sıfır liraya veriyoruz.” dediler 6 bin megavatı. Bir gün önceden rüzgârla alakalı meteorolojik veriler diyor ki: Yarın 6 bin megavat civarında rüzgâr esecek. Duyuru yaptılar. Dedi ki: “Ben Paskalya’dayım, ben şu anda fabrikamı açmıyorum. Evde de sınırlı şekilde kullanacağım.” Filmin sonu şöyle bitti değerli arkadaşlar: Üzerine 20 euro sent verdiler, bir kısmı fabrikasını açtı, o günün kalemi, 50 milyon euro ekside kapattı sistem.
Yani, bunların her birinin… Müsaade edin de biz bunları hesap edelim.
Bir işi yaparken bir tarafı yıkmamak lazım. Biz sağlam, stabil, son derece sürdürülebilir bir enerji politikası üzerinde uğraşıyoruz. Rüzgârı bu ülkeye kazandırmamız lazım, güneşi de kazandırmamız lazım ama güneşte makul ve rekabet edebilir fiyatlarla kazandırmamız lazım. Geldi yatırımcı “Niye açmıyorsunuz güneşin önünü?” dedi. “Tabii, Almanya’da kaç saat güneş ışının var?” dedim, “800 saat.” “Kaç paradan satıyorsunuz?” “28 euro sentten.” “Türkiye’de kaç para istiyorsunuz?” “28 euro sentten.” “Türkiye’de ne kadar güneş ışının var? “1.800 saat.” “Peki arkadaş, Almanya’da 9 yılda amorti ettiğin yatırımı niçin Türkiye’de 4,2 yılda amorti etmeye çalışıyorsun?” “Haklısınız.” dedi, “Doğru, çok doğru.” dedi. “Siz hele bir yarı fiyatını verin de ondan sonra bir pazarlık yapalım.” dedik.
Bunlarla alakalı konularda titiz ve son derece kamu düzenini de sağlayıcı ama aynı zamanda liberal piyasayı destekleyici bir yapı içerisinde olmamız lazım. Bütün bunların hepsini anlatma fırsatı bulamıyoruz diye bunları bilmiyor zannetmeyin arkadaşlar. Enerji Bakanlığı olarak bütün bunlarla alakalı hassas çalışmalarımız devam ediyor.
BENGİ YILDIZ (Batman)Sayın Bakan, sadece satmak üzerine konuşuyorsunuz, çevre yok bunun içerisinde. Satmak, kâr etmek. Çevre yok.
ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI TANER YILDIZ (Devamla)Gelelim, Akkuyu sahasında ne kadarlık bir metrekare içerisinde biz bunları yapıyoruz.
Değerli arkadaşlar, 10 bin metreye bin metre sayalım. Genel, bu saatte çok detaylarına girmeden söyleyeceğim. Yani 10 kilometreye 1 kilometrelik bir saha içerisinde, toplamı 11 milyon 147 bin 837 metrekaredir. Bunun içerisinde orman arazisi, EÜAŞ’ın arazisi, hazine arazisi 306 bin metrekare olmak üzere ve Babadıl Deresi olmak üzere 161 bin metrekaredir toplam.
“Biz bunlarla alakalı istihdamı Türk tarafından mı yapacağız?” deniliyor.
Arkadaşlar, Anlaşma o kadar açık ve net ki müsaade ederseniz buradan okuyacağım. 6’ncı maddenin beşinci fıkrası: Taraflar, Türk vatandaşlarının ücretsiz olarak eğitilmesi ve nükleer güç santralleri işletme gereksinimlerinde yaygın olarak istihdam edilmesi hususlarında mutabakata varmışlardır. Söz konusu eğitim, Türk tarafına mali yük getirmeden sahada tam donanımlı simülatör kurulmasını, bununla sınırlı olmamak kaydıyla da kapsar.
Anlaşılmayan bir taraf var mı burada? Çok açık bir şekilde…
ALİ İHSAN KÖKTÜRK (Zonguldak)Müeyyidesi ne?
ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI TANER YILDIZ (Devamla)Devam ediyoruz. “Türk tarafı…”
KADİR URAL (Mersin)7’nci madde.
ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI TANER YILDIZ (Devamla)7’nci maddeyi okuyorum, arazi tahsisi ve erişimle alakalı.
KADİR URAL (Mersin)İkinci bendi.
ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI TANER YILDIZ (Devamla)Türk tarafı, yürürlükteki Türkiye Cumhuriyeti kanun ve düzenlemeleri izin verdiği ölçüde, Proje’yle ilgili olarak yabancıların çalışmasına ilişkin gerekli izinlerin verilmesini kolaylaştıracaktır. Türk tarafı, ulusal güvenlik sebebiyle, belirli kişilerin böyle arazilere erişimlerini reddetme hakkını saklı tutar.
Arkadaşlar, herhâlde yanlış anlaşılacak bir şey yok değil mi burada?
ALİM IŞIK (Kütahya)Öncesini de oku! Öbür cümleyi de oku Sayın Bakan!
ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI TANER YILDIZ (Devamla)Peki, devam ediyoruz şimdi, devam ediyoruz. Bakın, enerji arzıyla alakalı bir kısım sıkıntılardan bahsedildi. Değerli arkadaşlar, bugün itibarıyla yaklaşık 244 milyar 562 milyon kilovatsaatlik arz edilebilir enerjimiz var. Kullanım, 202 milyar kilovatsaat civarında, yıllık. Eğer isteyen varsa, şu anda bizim satabileceğimiz 38 milyar kilovatsaatlik enerji fazlamız var. Eğer, 2014 ve 2015’ten sonrasıyla alakalı, arz güvenliğiyle alakalı bir kısım tehditler söyleniyorsa… On yıl sonrasıyla alakalı bir projeksiyondan bahsediyoruz, bugün konuştuğumuz, on yıl sonrasının enerji arzıyla alakalı bir kalemden bahsediyoruz. Yani, cümleleri kurarken bir önceki söylediğimiz cümlenin bir sonrakini naksetmemesi, eksiltmemesi lazım. Türkiye, 2023 yılına…
Bakın, geçtiğimiz ay içerisinde enerjideki büyüme yüzde 9,72’ydi, bir önceki yılın kullanım ayına oranla. Türkiye’deki büyüme hızları açıklandı. Dünyada 4’üncü, OECD’de 1’inci, Avrupa’da 1’inci sırada bir büyüme hızı yakalandı. Bunlara karşılık gelebilecek enerji arzını oluşturmamız lazım. Tabii ki yenilenebilir enerji kaynaklarından bunları oluşturmamız birinci sırada önemli. Bunun için de zaten önünü açıyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
96 konuşma daha · 14 Temmuz 2010