2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı İle 2013 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısı
Bolu Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 35. Birleşim · 5. yasama yılı · 20 Aralık 2014 · 935 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Tanju Özcan (CHP), 20 Aralık 2014 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 35. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı İle 2013 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısı); konuşma 935 kelime.
Tanju Özcan (CHP, Bolu). “2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı İle 2013 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısı”. TBMM Genel Kurulu, 35. Birleşim tutanağı, 20 Aralık 2014. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/tanju-ozcan-24-2014-12-20-2015-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-tasarisi-ile-2013-yili-merkezi (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=36442
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)CHP GRUBU ADINA TANJU ÖZCAN (Bolu)Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; ben bütçeyle ilgili konuya girmeden önce birkaç hususa dikkatinizi çekmek istiyorum.
Sayın milletvekilleri, herhâlde siz de çok rahatsızsınız Türkiye’de özellikle son bir yıldır yaşananlardan. Tuhaf bir tiyatro oynanıyor Türkiye’de, çok tuhaf. Eski dostlar bugün terörist olmuş, böyle bir ortamdan geçiyoruz.
İsterseniz ben şöyle yapayım: Bilal’in bile anlayabileceği çok net ifadelerle bu süreci kendi açımdan bir değerlendireyim.
Sayın milletvekilleri, siz bu “paralel yapı” dediğiniz cemaatle 2002 yılından bu yana birlikte, el ele, kol kola yürümüyor musunuz?
HÜSEYİN BÜRGE (İstanbul)Şimdi de siz yürüyorsunuz.
İSMAİL AYDIN (Bursa)Şimdi kim yürüyor?
TANJU ÖZCAN (Devamla)“Beraber ıslandık yağan yağmurda.” şarkısını birlikte söylemiyor muydunuz? Sayın milletvekilleri, kamu ihalelerini siz bunlarla birlikte dağıtmıyor muydunuz?
ÜNAL KACIR (İstanbul)Hayır.
TANJU ÖZCAN (Devamla)Kamudaki kadrolaşmaları beraber yapmıyor muydunuz?
ÜNAL KACIR (İstanbul)Hayır.
TANJU ÖZCAN (Devamla)Muhalifleri birlikte dinlemiyor muydunuz bu arkadaşlarla?
ÜNAL KACIR (İstanbul)Hayır.
TANJU ÖZCAN (Devamla)Çocuklarımızın sınav sorularını birlikte çalmadınız mı bu arkadaşlarımızla?
ÜNAL KACIR (İstanbul)Hayır.
OSMAN AŞKIN BAK (İstanbul)Hadi canım!
TANJU ÖZCAN (Devamla)Ergenekon veya Balyoz gibi senaryoları kafa kafaya verip birlikte hazırlamadınız mı?
ÜNAL KACIR (İstanbul)Hayır.
HÜSEYİN BÜRGE (İstanbul)Yalan söylüyorsun!
TANJU ÖZCAN (Devamla)Sonra bir şey oldu sayın milletvekilleri, sizin aranız birden bozuldu. Biz başta ne olduğunu anlamadık, aile içi bir mesele dedik ama gittikçe sertleşti. Bir de bir sabah uyandık ki -17 Aralık 2013’te- gerçekten asrın vurgunuyla karşı karşıyayız.
Sayın milletvekilleri, biz 17 Aralık ve sonrasında çok önemli şeyler gördük. Sonraki günlerde, 17 Aralıktan sonra bu ülkenin Başbakanının ve Bakanlar Kurulunun yönettikleri ülkeyi nasıl soyduklarını utanarak izledik. Her gün dinden, imandan bahseden, sözde muhafazakâr Hükûmetin tüyü bitmemiş yetim hakkını nasıl yediğini hep birlikte gördük. Şunu da gördük biz: İki gün boyunca babasının tüm telkinlerine rağmen şu paraları bir türlü sıfırlayamayan üstün zekâlı Başbakan çocuklarını da gördük. 700 bin dolarlık kol saatlerinin hediye olarak bakanlara verilebildiğini, ayakkabı kutularından taşan milyonlarca dolar olabileceğini biz bu süreçte gördük. Hatta, biz bu ülkede vatandaşlığın para karşılığında satıldığını bile gördük; utanarak izledik bunları.
Peki, ne oldu sonraki süreçte? Ortalık karışınca devrin Başbakanı hemen tedbir aldı. Ne yaptı önce? Polis müdürlerini değiştirdi, emniyet müdürlerini değiştirdi, şube müdürlerini değiştirdi, hatta hızını alamadı, savcının kendisine verdiği talimatı uygulamaktan başka herhangi bir sorumluluğu olmayan polis memurlarını bile değiştirdi. Sonrasında ne yaptı? HSYK aracılığıyla hâkim ve savcıları değiştirdi. Sonrasında ne oldu? Soruşturma dosyasına sihirli bir değnek değmiş gibi bir anda, yeni görevlendirilen hâkim ve savcılar bir günde bu sanıkları tahliye etti. Artık devrin Başbakanı ve arkadaşları günü kurtarmıştı. Daha büyük yolsuzlukların ortaya çıkmasının önünü de almışlardı ama devrin Başbakanı orada durmadı, dedi ki: “Bunların inlerine kadar gireceğiz. Siz kimsiniz ki bizim hırsızlıklarımızı, yolsuzluklarımızı ortaya çıkartıyorsunuz? Ne haddinize! Bunun hesabını size soracağım.” Bunun sonucunda, işte, önce polis müdürlerinden başladı geçtiğimiz aylarda operasyonlar. Soyut iddialarla götürüldüler, gözaltına alındılar, tutuklandılar bir kısmı ancak çok önemli bir kısmı da birkaç gün içerisinde tahliye oldu. Sonrasında ne oldu? Bu hafta çok önemliydi, 14 Aralık. 14 Aralıkta operasyon biraz daha genişletildi. Daha düne kadar Hükûmetin borazanlığını yapan gazete ve televizyonlar Hükûmetin talimatıyla basıldı ve bunlar, silahlı terör örgütü yöneticisi ve üyesi olmaktan dolayı gözaltına alındılar.
Sayın milletvekilleri, kaç gündür bu gelişmeleri canlı yayında izliyoruz. Silahlı terör örgütü üyesi olma suçlamasıyla gözaltına alındılar. Peki, bakıyorsunuz, bunların ofisleri, evleri defalarca arandı, bir tek çakı dahi bulamadınız. Şimdi, silahlı terör örgütü ise bunlar silahlar nerede? Bu kadar amatörce yapılır mı bir soruşturma? En azından bir yerlere silah gömseydiniz de sonra onu buluyormuş gibi yapsaydınız! Bu kadar mı acemilik olur?
Sayın milletvekilleri, bu soruşturma gerçekten çok acemice yapılmış.
HÜSEYİN BÜRGE (İstanbul)Paralelin ağzından konuşuyorsun.
TANJU ÖZCAN (Devamla)Çok acemice yapılmış. Bakın, röportaj yapar gibi, ne soruyorlar biliyor musunuz burada, bu kadar acemice: “Fethullah Gülen’i tanıyor musun?” Soru bu.
HÜSEYİN BÜRGE (İstanbul)Ismarlama konuşuyorsun.
TANJU ÖZCAN (Devamla)“Şu kanaldaki şu dizileri izliyor musun?” Vallahi bence eksik olmuş. Devamında keşke şunu da sorsaydı: Akşam yatmadan dişlerini fırçalıyor musun? Hangi takımı tutuyorsun? Hangi rengi daha çok seviyorsun? İşte, böyle bir soruşturmaya böyle sorular da yakışırdı, bunu söylemek istiyorum.
OSMAN AŞKIN BAK (İstanbul)10’uncu maddede bunlar mı var?
TANJU ÖZCAN (Devamla)Sayın milletvekilleri, böyle saçmalık olmaz. Böyle saçma sapan soruşturma hiç olmaz.
OSMAN AŞKIN BAK (İstanbul)Ya, sen onları seçim bölgende anlat.
TANJU ÖZCAN (Devamla)İşte, sen Cumhurbaşkanı olarak, ülkenin Cumhurbaşkanı olarak zorlarsan…
OSMAN AŞKIN BAK (İstanbul)30 Martta gömüldünüz, 10 Ağustosta gömüldünüz, 9 seçimdir gömülüyorsunuz, demek ki işe yaramıyor.
TANJU ÖZCAN (Devamla)…“İlla soruşturma yapacaksın, illa bir şeyler bulacaksın.” dersen…
OSMAN AŞKIN BAK (İstanbul)Proje anlat, proje. Proje anlat.
TANJU ÖZCAN (Devamla)…işte, kendisini görevli kabul eden yandaş savcı da ancak böyle saçma sapan sorularla bu sanıkların önüne çıkar.
Arkadaşlar, sayın milletvekilleri, bakın, bir de bir şeyi daha öğrenmiş olduk: Fethullah Gülen’i tanımak suçmuş.
OSMAN AŞKIN BAK (İstanbul)10’uncu madde…
TANJU ÖZCAN (Devamla)Bunu kim söylüyor? Bu soruşturmayı yapan savcı söylüyor.
OSMAN AŞKIN BAK (İstanbul)Bütçeyle ilgili konuş, bütçeyi anlat.
TANJU ÖZCAN (Devamla)O zaman, bakın, ben sayın savcıya seslenmek istiyorum: Sayın savcım, Fethullah Gülen’i tanımak suçsa bakın ben burada soruyorum: Şu Parlamentoda 300’ün üzerinde AKP’li milletvekili var, acaba bu arkadaşlarımızın kaç tanesi Fethullah Gülen’i yakından tanımıyor? Hatta, daha açık soruyorum, Bilal’in anlayacağı gibi soruyorum: Kaç tanesi Fethullah Gülen’in Pensilvanya’daki çiftliğinin önünde elini eteğini öpebilmek için günlerce sıra beklediler, kuyruk beklediler?
ZÜLFÜ DEMİRBAĞ (Elâzığ)Alakası yok! Alakası yok!
TANJU ÖZCAN (Devamla)Bugüne kadar AKP milletvekilleri -geçen seneye kadar- her yıl seçmene şirin görünmek için bir kez umreye giderdi. Bir de kendilerini garanti altına almak için de Pensilvanya’ya giderlerdi hocanın elini öpebilmek için.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
95 konuşma daha · 20 Aralık 2014