İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 87. BİRLEŞİM · SALI

Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.119)

Tayfur Süner

Antalya Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 87. Birleşim · 2. yasama yılı · 8 Nisan 2008 · 642 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Tayfur Süner (CHP), 8 Nisan 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 87. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.119)); konuşma 642 kelime.

Tayfur Süner (CHP, Antalya). “Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.119)”. TBMM Genel Kurulu, 87. Birleşim tutanağı, 8 Nisan 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/tayfur-suner-23-2008-04-08-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-k (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TAYFUR SÜNER (Antalya)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan teklifin 43’üncü maddesi üzerinde vermiş olduğumuz önerge üzerine söz aldım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Tasarının bu maddesinde, ayakta tedavi ve muayeneler için şimdilik 2 YTL katkı payı ödenmesi, protez, ortez ve ayakta tedavide sağlanan ilaçlar için yüzde 10 ve yüzde 20 arasında değişen oranlarda katılım payı ödenmesi öngörülmektedir. Bu düzenleme yerine sağlık hizmetlerinin karşılanmasında koruyucu sağlığı asıl alan bir yaklaşım belirlenmeli, katılım payı, ayakta tedavide sağlanan ilaçlar, ortez, protez, iyileştirme araç ve gereçleri dışında kaldırılmalıdır. Kişilerin sağlık kurumuna başvurma gereği, koruyucu sağlık hizmetlerini etkili hâle getirerek giderilmelidir. Sosyal güvenlik sisteminin amacı, kişileri karşılaştıkları beklenmedik risklere karşı korumak olmalıdır.

Katılım payı, sağlık riskiyle karşılaşan sigortalıların gelirlerinde önemli bir azalmaya neden olacaktır. Yasada, ortez ve protezler için katkı payı olarak ödenecek tutarın sağlık hizmetinin alındığı tarihteki asgari ücretin yüzde 75’i geçemeyeceği hükme bağlanmıştır. Sunduğumuz değişiklik önergesiyle, ödenecek katkı payının asgari ücretin yarısını geçmemesini öngörmekteyiz.

Değerli milletvekilleri, bu tasarı, ekonomik büyümeyi, istihdamı, yatırımı ve ihracatı baltalayacak olmasının yanı sıra, endüstri ilişkileri sistemine ve çalışma barışına zarar verecek söz konusu düzenlemeler de içermektedir. Yapılmak istenen değişiklikler yerine, hayat şartları bir türlü iyileştirilemeyen SSK emeklilerinin hak ettikleri hâlde hâlâ uygulanmayan intibakları mutlaka hayata geçirilmelidir. Fazla prim ödeyenlerin hakları korunmalıdır. Geçmişte bazı işçiler yüksek prim ödedikleri hâlde düşük prim ödeyenlerden az aylık almaktadırlar. Bu haksızlık yıllardır düzeltilmeyi beklemektedir. Sosyal güvenlik sisteminde bir reform yapılacaksa, yoksulluğun siyasal olarak sömürülemeyeceği bir mekanizmanın öncelikle oluşturulması gerekir. Bu mekanizma aile yardımı sigortasıdır. Ülkemiz, 102 sayılı Uluslararası Çalışma Örgütü Sosyal Güvenliğin Asgari Şartları Sözleşmesi’yle aile yardım sigortası kuracağını taahhüt etmiştir. Kişilerin en kısa sürede kendi olanaklarıyla geçinebilecekleri ve muhtaçlıktan kurtularak yardım almadan yaşayabilecekleri bir duruma gelmelerini sağlamak gereklidir.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı bu haftaki bültende dört yüz bin aileye yardım yaptıklarını, sanki büyük bir marifetmiş gibi manşet yapmış. Bunun yerine AKP Hükûmeti, sosyal güvenlik kuruluşlarından aylık ve gelir alamayan, muhtaç durumda olan bütün ailelere yaşamlarını asgari düzeyde sürdürebilmelerine yetecek kadar aile sigortası aylığı ödemesi yapsa daha iyi olmaz mı? AKP Hükûmeti altı yıldır vatandaşlarımıza refah ve eşitlik olanakları sunmamıştır. İnsanların imkânlarını artırmak yerine azaltıp oy uğruna kendilerine bağımlı hâle getirmişlerdir. Ülkemiz “sadaka cumhuriyeti” hâline gelmiştir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu tasarı kanunlaştığı takdirde işsizler, kayıt dışı sektördeki küçük işletmelerde çalışanlar, tarım kesimindeki düzensiz gelir sahipleri gibi primini sürekli ve düzenli ödeyemeyecek durumda olan insanlarımız sistemin dışına itilerek sağlık güvencesinden mahrum kalacaktır. AKP Hükûmeti Emekli Sandığı, SSK, BAĞ-KUR ve yeşil kart sahiplerinin sağlık hizmetlerinden eşit olarak yararlanmadığını, artık, genel sağlık sigortasıyla, tüm vatandaşlarına, eşit olarak sağlık kuruluşlarından ve hizmetlerinden yararlanacaklarını söylemektedir. Tasarının genel gerekçesinde, sağlık sigortası ile getirilen eşitlik, hanelerin sağlık hizmetlerinin karşılığını ödemek için gelirleri ne olursa olsun aynı prim ve katılım payı ödemeleri ile tanımlanmaktadır. AKP’nin “sağlıkta eşitlik”ten anladığı budur. Sağlıkta eşitlik, herkesin sağlık hizmeti gereksinimi olduğunda buna ulaşabilmesinin yanı sıra aynı sağlık hizmetinden aynı oranda yararlanabilmesidir. Bu sistemin yapacağı sınırlı sağlık yardımına bağlı olarak sağlıkta ikili bir sistem belirginleşecektir. Parası olan ve tamamlayıcı sigortaları bulunan, cebinden her an için ödemede bulunabilen kişilere uygun sağlık işletmeleri ile sağlık yardımları ve kısmi cepten ödemelerle yetinen kamu sağlık işletmeleri ayrımı yaşanacaktır. Böylelikle, söylenenin tam aksine, sağlık hizmetlerindeki eşitsizlikler daha da belirgin hâle gelecektir, sosyal devlet anlayışı tamamen ortadan kalkacaktır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun Sayın Süner.

TAYFUR SÜNER (Devamla)Ülkemizin sosyal güvenlik sisteminde ciddi bir reforma mutlaka ihtiyaç vardır ancak görüştüğümüz tasarı ihtiyaca cevap vermemektedir. Sayın Bakan da tasarının görüşmeleri sırasında, zaten, aksaklıkların ve eksikliklerin olacağını belirtmemiş midir? Bu tasarı, sosyal devlet anlayışını kuvvetlendirmek yerine zayıflatmak amacıyla karşımızdadır. Tasarı bu hâliyle kabul edildiği takdirde, ülkemizin bütün kesimlerinde çok büyük sıkıntılar yaşanacağı bir gerçektir. AKP Hükûmeti, diğer icraatlarında olduğu gibi, bu düzenlemeyle de halkımızı sıkıntılar yumağına atmaktadır.

Biz, Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu tasarının karşısındayız. Sosyal devlet ilkesinin daha kuvvetlendirildiği, çalışanlarımızla işverenlerimizi düşünen, koruyan, birbirine olan bağımlılığında daha yakınlaştırıcı, yapıcı bir düzenleme gerektiğinin altını çizmek istiyoruz.

Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

31 konuşma daha · 8 Nisan 2008

31 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook