İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 108. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Yükseköğretim kurumları teşkilatı kanununda ve yükseköğretim kurumları öğretim elemanlarının kadroları hakkında kanun hükmünde kararname ile genel kadrı ve usulü hakkında (s.s.226)

Tayfur Süner

Antalya Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 108. Birleşim · 2. yasama yılı · 22 Mayıs 2008 · 829 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Tayfur Süner (CHP), 22 Mayıs 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 108. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI TEŞKİLATI KANUNUNDA VE YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ÖĞRETİM ELEMANLARININ KADROLARI HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME İLE GENEL KADRI VE USULÜ HAKKINDA (S.S.226)); konuşma 829 kelime.

Tayfur Süner (CHP, Antalya). “Yükseköğretim kurumları teşkilatı kanununda ve yükseköğretim kurumları öğretim elemanlarının kadroları hakkında kanun hükmünde kararname ile genel kadrı ve usulü hakkında (s.s.226)”. TBMM Genel Kurulu, 108. Birleşim tutanağı, 22 Mayıs 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/tayfur-suner-23-2008-05-22-yuksekogretim-kurumlari-teskilati-kanununda-ve-yuksekogretim-kurumlari (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA TAYFUR SÜNER (Antalya)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan ek 104’üncü madde üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz aldım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Ruslara karşı gerek Çerkezlerle gerekse tek başlarına verdikleri mücadele sonunda 1862-64 yılları arasında en kalabalık göç ile Türkiye'nin de dâhil olduğu birçok ülkeye yayılan Abazaların atalarının verdikleri mücadeleleri andıkları bu haftada, tüm dünyadaki Abazalara ve gerekse Çerkezlere bundan sonraki yaşamlarında mutluluklar diliyorum. Bu haftadaki etkinliklerini en ulvi dileklerimle kutluyorum.

Üniversiteler bir toplumun çağdaşlaşması ve aydınlanması sürecinde en önemli öğretim kurumlarıdır. Bu kurumlara önem veren tüm toplumlar pek çok alanda büyük başarılar elde etmiş ve sorunlarının çözümünde daha akılcı davranmışlardır. Çünkü üniversiteler bilgi üreten ve toplumun hizmetine sunan kurumlardır. Bu bağlamda, yeni üniversitelerin kurulması büyük önem taşımaktadır. Öte yandan, yeni bir üniversite açmak için evrensel ölçütlerle belirlenen altyapı hazırlıklarını tamamlamak, ekonomik kaynak, akademik ve idari personel planlamasını gerçekleştirmek gerekmektedir. Bunlar yapılmadan üniversite açılması, liseler düzeyinde öğrenim veren, niteliksiz, diplomalı işsizler mezun eden üniversite sayısını artırmak dışında hiçbir işe yaramayacaktır. AKP Hükûmeti, bu yükümlülüğü şimdiye kadar yerine getirmek bir yana eğitim ve yükseköğretimde var olan sorunları daha da içinden çıkılmaz bir hâle getirmiştir; mevcut üniversitelerin ekonomik, akademik ve idari sorunlarının çözümü için hiçbir adım atmamışlardır.

Değerli milletvekilleri, AKP Hükûmeti aracılığıyla uygulanan Dünya Bankası ve IMF patentli reformlar hiç kuşkusuz 1980’lerden bu yana her hükûmet programında yer almış ve parça parça yaşama geçirilmiştir.

Süregelen uygulamaların bu sonucu olarak üniversitelerimizin piyasalaşma süreci de artık tamamlanmak üzeredir. Nitekim, yeni YÖK Başkanının yükseköğretimin paralı olması önerisi Dünya Bankasının paralı yükseköğretim projesine uygun bir öneridir.

Üniversiteler, gelinen noktada artık bilgi kurumu değil iş kurumu olarak işlev görmekte, piyasaların ve bu piyasalara egemen olan sermaye bloklarının emrine göre yeniden biçimlendirilmektedir. Kuşkusuz hiçbir toplumsal dönüşüm idealize edilmiş örnekleriyle sürmemektedir. Bu dönüşüm, üniversite sistemimizin içinde, tarihin hiçbir aşamasında olmadığı kadar farklılıkların oluşmasına ve parçalanmasına yol açmaktadır. Tıpkı toplumun diğer alanlarda olduğu gibi üniversite sistemimiz parçalanmış, aynı yapının altında varlıklarını sürdüren farklı kurumlara dönüşmüştür.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye’de üniversite mezunları arasındaki işsizlik oranı gittikçe yükselmektedir. Umut kapısı olarak görülen üniversiteler, artık, gençlerin hayatlarını karartan yerlere dönüşmektedir.

Bilimsellikten gittikçe uzaklaşan, akademik ve ekonomik yetersizlikler içerisinde eğitim veren birçok üniversitemiz bulunmaktadır. Yeni üniversite açmak yerine, öncelikle, yeterli kaynağın kamu bütçesinden ayrılarak mevcut üniversitelerin sorunlarının çözülmesi gerekmektedir. Önemli olan, yeni üniversiteler kurmak değil, mevcut üniversitelerin akademik ve bilimsel ölçütleriyle var olabilmesidir.

Devamlı yeni üniversite açmak ancak bu arada öğretim görevlileri kadrolarını artırmamak, öğretim üyesi başına düşen öğrenci sayısını fazlalaştırmaya çanak tutmak demektir. Ülkemizde bir öğretim görevlisine 30-35 öğrenci düşerken, gelişmiş ülkelerde bu sayı 10-15 öğrenci arasında değişmektedir. Bununla birlikte, yine öğretim görevlileri haftada 25-30 saat ders vermek durumunda kalmaktadırlar ki bu, Avrupa ortalamasının tam 5 kat üzerindedir.

Yükseköğretim kurumlarımızda araştırma görevlisi ve personel ile eğitim verecekleri binaların yetersizliği had safhadadır. Bunun bir an önce düzeltilmesi gereği ortadayken, AKP Hükûmeti, plansız şekilde yeni üniversite açarak bu yanlışı daha da körüklemektedir. Üniversitelerdeki akademik ve idari personel açıkları bir an önce tespit edilerek nitelikli eğitim hizmeti verebilmek için gerekli akademik ve idari personel ihtiyacı mutlaka karşılanmalıdır.

İşin bir diğer boyutu da öğrenci yurtlarında yaşanan sorunlardır. Üniversitelerimiz bünyesindeki öğrenci yurtları kesinlikle talebi karşılayamamaktadır. Öğrencilerimiz bu yüzden tarikat yurtlarının kucağına düşmektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; iktidarınızda bütün eğitim sistemini laçkalaştırdınız. Yine, kafanızın arkasındaki düşüncelerinize göre bir ülke ve buna bağlı olarak da bir eğitim sistemi getirilmek için çaba gösterdiniz. Yükseköğretimdeki sorunların çözümü için daha düzenli ve verimli bir yükseköğretim tarzı benimsenmelidir. Bunun için de acil bir şekilde vakıf üniversitelerine yönlendirilen araştırma fonlarının yeniden kamu üniversitelerine yönlendirilmesi mutlaka sağlanmalıdır. Bunun yanında bilimsel araştırmalar için ayrılan fonlar mutlaka arttırılmalı, üniversitelerimizin her türlü teknik ve araç ve gereç ihtiyacı giderilmelidir. Ülkemizde bulunan yüz on altı üniversiteye tahsis edilen para Harward Üniversitesine ayrılan para kadar değildir. Bu bütçelerle üniversitelerimizin dünyada ilk beş yüzün arasına girmesi mümkün değildir.

Sayın Bakan, ben size dünkü görüşmeler sırasında özellikle seçim bölgem olan Antalya Akdeniz Üniversitesiyle ilgili üç soru sordum. Bu sorulara verdiğiniz yanıtlarda bana İstanbul Üniversitesini örnek gösterdiniz. Allah aşkına, Sayın Bakan, altı yıldır oturmuş olduğunuz makam bu sorunları çözmek için değil midir?

Biz Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak bu tasarıya karşı değiliz. Ülkemizde yeni eğitim kurumlarının açılması hepimizi sevindirecektir. Ancak, mevcut üniversitelerimizin personel ve yatırım sorunlarına çözüm bulamamışken yeni açılacak üniversitelerin tabela üniversitesi olmaması için ne şekilde bir hassasiyet göstereceğinizi merakla bekliyoruz.

Altı yıldır yapmış olduğunuz icraatlar ortadadır. Gerek hayırseverlerin gerekse sivil toplum örgütlerinin ve özel televizyonların girişimleri sonucunda yaptırılan okulları bile kendiniz yapmış gibi övünmektesiniz. Umarım bu üniversiteler de özverisi yüksek olan halkımıza güvenerek açılmayacaktır. Bu üniversitelere başlayan gençler hayal kırıklığına inşallah uğramazlar. Sadece dört duvardan ibaret olan, hiçbir altyapısı olmayan eğitim kurumlarından işe yaramayan diplomalar alarak hayata atılmazlar.

Yeterli ödenek bulabilirdiniz. ARGE teşvikini dört beş tane firmaya vereceğinize üniversitelere verirdiniz. Üniversiteler ARGE teşvikiyle, aldığı fonlarla üniversitelerdeki bina açıklarını rahatlıkla yaparlardı. İhracat ve ithalatın belgelerini üniversiteler verirdi. Ortaöğretim tabelalarını AB renklerine dönüştürdünüz. Onun parasını üniversiteye ayırabilirdiniz.

Lale bahçelerinize altı senedir sarf ettiğiniz çiçek paralarını üniversiteye yatırabilirdiniz.

İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi adıyla yeni bir vakıf üniversitesinin kurulmasının vatanımıza, milletimize hayırlı olmasını dilerim.

Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

62 konuşma daha · 22 Mayıs 2008

62 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook