İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 106. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Genetiği değiştirilmiş organizmaların yarattığı tehlikeler ve ülkemizdeki biyogüvenlik sorunu hakkında

Tayfur Süner

Antalya Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 106. Birleşim · 3. yasama yılı · 17 Haziran 2009 · 605 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Tayfur Süner (CHP), 17 Haziran 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 106. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GENETİĞİ DEĞİŞTİRİLMİŞ ORGANİZMALARIN YARATTIĞI TEHLİKELER VE ÜLKEMİZDEKİ BİYOGÜVENLİK SORUNU HAKKINDA); konuşma 605 kelime.

Tayfur Süner (CHP, Antalya). “Genetiği değiştirilmiş organizmaların yarattığı tehlikeler ve ülkemizdeki biyogüvenlik sorunu hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 106. Birleşim tutanağı, 17 Haziran 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/tayfur-suner-23-2009-06-17-genetigi-degistirilmis-organizmalarin-yarattigi-tehlikeler-ve-ulkemizd (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TAYFUR SÜNER (Antalya)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; genetiği değiştirilmiş organizmaların yarattığı tehlikeler ve ülkemizde biyogüvenlikle ilgili gündem dışı söz aldım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Kendi türünden ya da kendi türü dışındaki bir canlıdan gen aktarılarak bazı özellikleri değiştirilen bitki, hayvan ya da mikroorganizmalara “Genetiği değiştirilmiş organizma” denilmektedir. Ticari kaygılar yüzünden tarım ürünlerinde ilk olarak domates genleriyle oynanmıştır. Çeşitli biyoteknoloji şirketleri genleriyle oynadıkları tohumları 1990’lı yılların ortasında tarımla uğraşan ülkelere sokmuşlardır.

Yunanistan genetiği değiştirilmiş mısırın ithalat yasağını iki yıl daha uzatmıştır. Almanya da Monsanto firmasının ürettiği mısırın ithalatını bir ay önce çevreye verdiği olumsuz etki nedeniyle durdurmuştur. Ülkemizde ise AKP Hükûmeti geçen hafta aldığı bir kararla, genetiği değiştirilmiş bitkilerin ülkemize girişinin önünü açmıştır. AB ülkeleri genetiği oynanmış ürünlerin ülkelerine girişini yasaklarken AKP Hükûmeti neyin peşindedir?

Genetiği değiştirilen ürünlerde sadece biyoteknoloji şirketlerinin çıkarı düşünülmüştür. Bu şirketlerin başını da “Monsanto” adlı firma çekmektedir. Oysa, Amerikan Federal Mahkemesinde firmanın aleyhine açılmış onlarca dava vardır. Çok uluslu şirketler genetiğiyle oynanmış ürünlerle yaşamı patentlemeye çalışmakta, ilaç şirketleriyle de evlilikler yaparak üreticileri kendilerine bağlamaktadırlar. Bu çaba, girdikleri ülkelerle sınırlı kalmayıp komşu ülkeleri de etkisi altına almaktadır.

Değerli milletvekilleri, genetiği değiştirilmiş ürünler, doğanın ve biyolojik çeşitliliğin yok edilmesine katkıda bulunmaktadır, normal ve organik tarımı tehdit etmektedir; ne kadar uzak alanda olursa olsun, rüzgârlar ve arılar yoluyla organik ürünlere de bulaşmaktadır. Genetiğiyle oynanmış ekinler, tozlaşma yoluyla aynı türden akrabalarının da genlerini değiştirebilmektedir. Bu tip tarım yapılan alanlardaki haşereleri yiyen kuşların türünün tükendiği gözlenmiştir. Kısacası, dünyamızdaki biyoçeşitlilik tehdit altındadır. Genetiği değiştirilmemiş pirinç tohumlarından 1 kilogram ürün alabilmek için 3 ton su gerekirken genetiği değiştirilen tohumlarda aynı miktar için 5 ton suya ihtiyaç vardır. Ayrıca, genetiği oynanmış ürünleri kullanan insanlarda alerjik reaksiyonlar gözlenmiş, antibiyotik direnci zayıflatmıştır.

İleride dünyamıza vereceği tahribatı gören bazı ülkelerde genetiği değiştirilen ürünler ya yasaklılar listesindedir ya da bu ürünlere katı sınırlamalar getirilmiştir. Dünyanın dört bir tarafından çiftçi örgütleri ve ihracatçılar, yayınladıkları bildirilerde, genetiği değiştirilen ürün çalışmalarının insan sağlığı için tehdit içerdiğini savunmaktadır. Ülkemizde de bu tehlikeyi öngören sivil toplum örgütleri 28 Haziranda Ankara’da miting düzenleyeceklerdir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye'nin de 17 Haziran 2003’te imzaladığı Birleşmiş Milletler Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi’ne ek olarak hazırlanan Cartagena Biyogüvenlik Protokolü, genetiği değiştirilmiş ürünleri riskli olarak değerlendirmekte ve ülkelere bu ürünlerin ithalatı esnasında her türlü tedbir alma hak ve yükümlülüğü vermektedir. Müktesebatına uyum yükümlülüğü altında bulunduğumuz Avrupa Birliği de çıkardığı biyogüvenlik yasası ile içinde binde 9’dan fazla genetiği değiştirilen ürün içeren işlenmiş ürünlerin ancak etiketlenerek satılabileceğine karar vermiştir.

31/10/2006 tarihinde çıkarılan Tohumculuk Yasası, CHP Grubunun tüm muhalefetine rağmen kanunlaşmış, genetiği değiştirilen tohumların ithalatının önünü açmıştır. Ülkemizde üretimine ve ithalatına yönelik bir düzenleme bulunmayan genetiği değiştirilen ürünlerin binlerce tonunun ülkemize ithalat yoluyla girdiği bir gerçektir.

Bursa ve Pendik’te tesisleri bulunan ve tatlandırıcı üreten Cargill’in birinci derece tarım arazisinde kurularak çevreyi tehdit ettiği bilinmektedir. Tesisle ilgili birçok kapatma kararı verilmiş ama Sayın Başbakan müdahale etmiş ve kapatılmamıştır. Bursa Orhangazi’deki fabrikada ise…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

TAYFUR SÜNER (Devamla)…ithal ya da yerli mısırdan nişasta bazlı şeker üreterek ülkemizdeki sanayi şekerinin yüzde 40’ından fazlası karşılanmaktadır. ABD ve Arjantin’den mısır getiriyorsanız bunun genetiği değişmemiş olma ihtimali yok denecek kadar azdır. Ülkemizde sadece Ankara ve Bursa’da Tarım Bakanlığına ait ithal edilen ürünlerin kontrol edildiği iki laboratuvar olduğundan denetim yetersiz kalmaktır. Genetiği değiştirilen mısır ve soya, gümrüklerden kontrolü yapılmadan evlerimize kadar girmektedir.

Değerli milletvekilleri, ülkemizde 2004’ten bu yana hazırlandığı iddia edilen yasa tasarısı, sadece çok uluslu firmaların lehine hazırlanmış olup yerli üreticilerimizin kârını, toprağın verimliliğini ve tüketicilerimizin sağlığını göz ardı etmektedir. Yasa tasarısını bir türlü Meclise getirmeyen Hükûmetin, çok uluslu tohum şirketleriyle bağlantısı mı var diye düşünmeden geçemeyeceğim. AKP Hükûmetini buradan bir kez daha uyarıyorum. Bu yasa tasarısında Avrupa Birliğinde olduğu gibi bir biyogüvenlik kurumu oluşturun…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

58 konuşma daha · 17 Haziran 2009

58 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook