İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 37. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi ile 2018 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin Maddeleri münasebetiyle

Tayip Temel

Van Milletvekili ·

Genel Kurul, 37. Birleşim · 3. yasama yılı · 18 Aralık 2019 · 848 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Tayip Temel, 18 Aralık 2019 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 37. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi ile 2018 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin Maddeleri münasebetiyle); konuşma 848 kelime.

Tayip Temel (Van). “2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi ile 2018 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin Maddeleri münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 37. Birleşim tutanağı, 18 Aralık 2019. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/tayip-temel-27-2019-12-18-2020-yili-merkezi-yonetim-butce-kanun-teklifi-ile-2018-yili-merkezi-yo (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=84073

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

HDP GRUBU ADINA TAYİP TEMEL (Van)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Orta Doğu’da âdeta üçüncü dünya savaşı yaşanıyor ve bundan etkilenen ülkelerin başında Türkiye geliyor. Yaşanan savaş neticesinde Arap sahasındaki birçok ulus devlet diktatörünün yıkıldığını, büyük Arap güçlerinin çeşitli biçimlerde parçalandığını görüyoruz. Bu çerçevede, Irak ve Suriye ulus devlet sistemlerini iyice darbeleyip zayıflattıkları, istendiği zaman gerektiği kadar parçalara bölünecek bir konuma getirdikleri ortada. Şu gerçeği hiçbir zaman unutmamak gerekir: Eğer halklar ve onların demokratik birlikteliği tarafından önlenmezse küresel sermaye sisteminin Orta Doğu’yu daha çok parçalayacağı, daha derin sömürmeye çalışacağı açıktır. Bu saldırıları boşa çıkarmanın yolu iktidarın yaptığı gibi milliyetçiliği kışkırtmak değil, halkların birbiriyle ortak yaşam ilkesini güçlendirmektir. Küresel sermayenin Rojava modeline düşmanlığının esası da burada ortaya çıkıyor. 9 Ekim günü, halkın yüzde 80’inin karşı olduğu ancak iktidar ve destekçilerinin aldığı kararla, halkların bir arada yaşadığı Rojava’ya yönelik saldırının amacının Kürt düşmanlığı olmadığını anlatmaya çalışıyor iktidar her fırsatta. Peşinen söylemeliyim ki Rojava’ya yönelik saldırının sadece iktidarın marifetiyle olmadığını biliyoruz. Gerçek olan, iktidar aklının böyle bir hamleye yönlendirilmesi, tahrik edilerek hatta zorlanarak bu planın içine sokulmasıdır.

METİN GÜNDOĞDU (Ordu)Suriye’nin bütünlüğü için yapıldı.

TAYİP TEMEL (Devamla)Söz konusu saldırının Trump ve Putin yönetiminin ortak planıyla gerçekleştiği, onların desteklediği, yürüttüğü açıktır. Bundan sonra da benzer planların daha da geleceği, ardından yeni yeni planlara Türkiye’nin dâhil edileceği de görülüyor. Sizin Kürt düşmanlığınızı bilen ve bunu kaşıyan uluslararası güçler sizi Kürtlere karşı kışkırtırken emin olun ki yeni tuzaklar kurmaya da çalışacaklar.

METİN YAVUZ (Aydın)Bizim Kürtlerle herhangi bir sorunumuz yok.

METİN GÜNDOĞDU (Ordu)Kürtlerle düşmanlığımız yok bizim.

TAYİP TEMEL (Devamla)Unutmayın, karşınızdaki güçler çıkar mücadelesi yürüten baskı ve sömürü güçleridir; varlıkları hileye, baskıya ve katliama dayanmaktadır. Oysa iktidar bu planın Kürt karşıtlığı özelliğine dayanarak kendisine bir kahramanlık öyküsü yaratmaya ve ömrünü uzatmaya çalışıyor ancak ABD’nin onaylandığı tasarılara dairse akıl yürütmekte zorlanıyor.

Değerli arkadaşlar, ABD ve Rusya arasında bazı çıkar çelişkileri bulunsa da 17 ve 22 Ekim anlaşmaları gösterdi ki aslında Suriye’de olan bitenlerin çoğunda ABD ve Rusya yönetimlerinin belli bir ittifak düzeyi var. Emperyalist güçlerin Arap sahasında otuz yıldır yaptıkları müdahalelerin sonuçları ortadadır. Şimdi, giderek müdahalenin yönünün diğer ülkelere kaydırıldığı, önümüzdeki süreçte daha çok çatışmanın geliştirileceği görülüyor.

Bu kapsamda, AKP iktidarının 2016’dan bu yana kuzey ve doğu Suriye özerk bölgesine dönük karşıtlığının adım adım geliştirilmesi ve desteklenmesinin ardında, Türkiye'nin Orta Doğu’da kullanılmasının ve küresel sermayenin sisteminin denetiminin altına alınmasının, daha fazla içine çekilmesinin yattığı açıktır. Artık söz konusu çelişki ve çatışmalara Türkiye doğrudan dâhil edilmiştir.

Değerli milletvekilleri, sizleri şimdi yakın tarihe götürmek istiyorum. “Bu savaşa son verip masaya oturalım. Türk yetkililerin durumu gözden geçirmeye ihtiyaçları olduğuna inanıyoruz. Biz siyaset yapmak istiyoruz.” Bu cümleler nereden, biliyor musunuz? Yakın Türkiye tarihinin en önemli günlerinden yani 19 Mart 1993’teki ilk çatışmasızlığın başlangıç sözlerini okudum size. Bu sözlerin üzerine ne eklenebilir, bugün farklı ne söylenebilir? Hiçbir şey.

Bakın, size bir cümle daha okuyayım: “Bizim için onurlu barış ve demokratik siyaset tarzı esastır. Kürtlere yer açmaya çalışıyorum. Gelin, Kürt sorununu çözelim…” (HDP sıralarından alkışlar)

VEDAT DEMİRÖZ (İstanbul)Kürt sorunu yoktur, PKK sorunu vardır.

TAYİP TEMEL (Devamla)“Bir haftada çatışma durumunu, ihtimalini ortadan kaldıracağım. Ben çözerim, kendime güveniyorum. Çözüm için hazırım ancak devlet de devlet aklının gereğini yapmak zorunda.”

METİN GÜNDOĞDU (Ordu)Devlet aklının gereğini yapıyor.

ERDAL AYDEMİR (Bingöl)Parazit yapmayın, dinleyin.

TAYİP TEMEL (Devamla)Yirmi altı yıl sonra aynı kişiden yani bugün, hukuk dışı bir tecrit altında tutulan Sayın Öcalan’dan çözüm kararlılığını ifade eden cümleleri tekrar duyuyoruz. Kürt sorunu, yıllardır siyaset aklında, devlet aklında çözüm için bir muhatap arıyor ama maalesef bir muhatap bulamıyor.

OLCAY KILAVUZ (Mersin)Bir cinayet şebekesinin başına “sayın” denilmez.

TAYİP TEMEL (Devamla)Yirmi altı yıl geçmiş ama devlet aklı bir aşamayı katetmemiş.

OYA ERONAT (Diyarbakır)PKK Kürt mü bıraktı!

TAYİP TEMEL (Devamla)Aynı yerdeyiz, aynı yerdeyiz. Yıllardır Kürt sorununa çözüm bulmak için geliştirilen ateşkes, çatışmasızlık ve geri çekilme süreçlerine komplo, darbe, OHAL ve tecritle cevap verenler kimler?

OLCAY KILAVUZ (Mersin)Burası Türkiye Büyük Millet Meclisi, katile “sayın” diyemezsin burada.

HAYATİ ARKAZ (İstanbul)“Sayın” diyemezsin Beyefendi, hop!

METİN GÜNDOĞDU (Ordu)PKK’yı kimler yönetiyor?

TAYİP TEMEL (Devamla)Çatışma ortamının bitmesini istemeyen klikler kimler?

METİN GÜNDOĞDU (Ordu)Mesele asla Kürt meselesi değil. PKK meselesi olduğunu ortaya koyun, terör meselesi olduğunu ortaya koyun.

MAHMUT TOĞRUL (Gaziantep)Dinleyin bir, dinleyin, varsa sözünüz çıkarsınız…

TAYİP TEMEL (Devamla)Siyaset şayet savaş, yıkım ve felaket ise bu ülkeye yıkımı getiren gerçekten kimler? Cevap çok basit aslında, cevap çok basit.

METİN YAVUZ (Aydın)Siz.

TAYİP TEMEL (Devamla)Barıştan korkanlar, savaş ve çatışmadan beslenenler.

OYA ERONAT (Diyarbakır)Siz, siz, siz…

METİN YAVUZ (Aydın)Terörden besleniyorsunuz.

TAYİP TEMEL (Devamla)Değerli milletvekilleri, Türkiye'nin yaşadığı çıkmaz yüz yıldır aynıdır.

METİN GÜNDOĞDU (Ordu)Teröre “terör” dahi diyemiyorsunuz.

TAYİP TEMEL (Devamla)Hâliyle diyoruz ki Kürt sorunu ve demokrasi sorunu çözülmeden bu ülkede hiçbir sorun çözülemez.

METİN GÜNDOĞDU (Ordu)Kürt çocuklarını katledenlere “Bu çocukları katletti.” diyemiyorsunuz.

TAYİP TEMEL (Devamla)Bu sorunu çözmeden darbe mekanizmalarından kurtulamazsınız. Bu sorun orta yerde durdukça bir taşı yerinden kıpırdatamazsınız. Tercih ettiğiniz tek şey çatışma siyaseti. Güvenlikçi siyasete sarıldıkça toplumun güvenini kaybediyorsunuz.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

174 konuşma daha · 18 Aralık 2019

174 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook