İçeriğe atla

24. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 63. BİRLEŞİM · SALI

Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifleri münasebetiyle

Tufan Köse

Çorum Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 63. Birleşim · 4. yasama yılı · 18 Şubat 2014 · 422 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Tufan Köse (CHP), 18 Şubat 2014 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifleri münasebetiyle); konuşma 422 kelime.

Tufan Köse (CHP, Çorum). “Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifleri münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim tutanağı, 18 Şubat 2014. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/tufan-kose-24-2014-02-18-bazi-kanun-ve-kanun-hukmunde-kararnamelerde-degisiklik-yapilmasi-hakki (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=29640

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

TUFAN KÖSE (Çorum)Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Değerli arkadaşlarım, geçtiğimiz hafta, ondan önceki hafta, bir ay önce, üç ay önce, altı ay önce, geçen yıl gerek Türkiye Büyük Millet Meclisinin Genel Kurulunda ve gerekse komisyonlarda hakareti gördük, şiddeti gördük, uçan tekmeli, yumruklu saldırıları gördük ama maalesef, Başbakan Erdoğan’dan bir tek kınama görmedik.

KADİR GÖKMEN ÖĞÜT (İstanbul)Teşvik var, teşvik.

TUFAN KÖSE (Devamla)Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, şiddet uygulayanları inkâr ederek, överek, ödüllendirerek, söz söyleyerek demokratik haklarını kullananları, parlamentoların geleneğinde olan engelleme hakkını kullananları da tahrik etmekle itham ederek âdeta şiddeti meşrulaştırmıştır; akıl tutulmuştur, mantık tutulmuştur, vicdanlar susmuştur. Fikir ve düşünce özgürlüğünü ağzından düşürmeyen Başbakan, eline fırsat geçtiği zaman kimsenin düşüncesine, özgürlüğüne hak tanımamakta, kafasındakini herkese gerekirse şiddet de uygulayarak dayatmayı içine sindirebilmektedir; ne kadar acı maalesef.

Değerli arkadaşlarım, bugün 546 sayılı Kanun’un 30’uncu maddesinde bir değişiklik yapılmak isteniyor. Yapılacak değişiklikle… Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı yaygın din eğitimi veren kurumlara tanınan kurumlar vergisi muafiyetinden Gençlik ve Spor Bakanlığına bağlı gençlik merkezlerine ve izcilik kamplarına da aynı muafiyetin sağlanması yönünde bir değişiklik var. Az önce Komisyonun ve Bakanın katılmadığı önergemizde ise, buralara tanınan ve bağışlarda tanınacak kurumlar vergisi muafiyetinin, bizler, cemevlerine de tanınmasını istiyoruz. Maalesef, Komisyon ve Bakanlık reddetti, biraz sonra da sizlerin oylarıyla da bu önergemizin reddedileceğini düşünüyoruz.

Saygıdeğer Başkanım ve değerli milletvekili arkadaşlarım; bir süredir ve uzun mücadeleler sonucu, Alevilik inancı gizli yaşanılan bir inanç olmaktan çıkmıştır ama bunun için çok büyük bedeller ödenmiş ve çok büyük acılar yaşanmıştır.

Bizler, Alevi de olsak, Sünni de olsak, Hristiyan da olsak, Yahudi de olsak, hatta ve hatta inançsız da olsak inançlarımızı yaşadığımız yerlerin eşit saygı görmesini istiyoruz, başka da bir şey istemiyoruz; Türkiye’de herkesin ibadetini özgürce yapmasını istiyoruz; Alevilerin sorunlarına laik demokratik anlayışla ve Alevilerin taleplerine uygun çözümler üretilmesini, uygun çözüm yolları aranmasını istiyoruz.

Alevi yurttaşlarımız inançlarını ve kültürlerini kimseye onaylatmak zorunda değildir. Cemevlerinin kaderi asla ve asla Diyanet kurumuna bağlı kılınamaz. Aleviler bir başkasının kendilerini tarif etmesine, hele de iktidarın ve iktidara bağlı Diyanetin, belli bir mezhebin güdümündeki Diyanetin kendilerini tarif etmesine asla ve asla izin vermeyeceklerdir.

Değerli arkadaşlar, Alevi vatandaşlarımız el ele ve kardeşçe yaşamak istiyorlar. Eğer onlar “Cemevleri bizim ibadethanemiz.” diyorsa, bize düşen “Al sana cemevi.” diyebilmektir, demektir. Kırk dereden kırk su getirmemeliyiz, iki yüzlü olmamalıyız, samimi olmalıyız, Emevi siyaseti yapmamalıyız. Onların sorunlarını, onların taleplerine uygun olarak çözmeliyiz; yok sayarak, dışlayarak, ezerek, susturarak ve hatta geçtiğimiz yıllarda çok gördüğümüz gibi onları yakarak değil; saygı duyarak, anlamaya çalışarak, kucaklayarak ve kardeşlik elini uzatarak çözmeliyiz, çözebilmeliyiz. Alevi inancının hiç kimsenin inayetine ihtiyacı olmadığını bilmeliyiz.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

43 konuşma daha · 18 Şubat 2014

43 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook