İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 55. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle

Tufan Köse

Çorum Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 55. Birleşim · 2. yasama yılı · 20 Şubat 2019 · 610 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Tufan Köse (CHP), 20 Şubat 2019 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 55. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 610 kelime.

Tufan Köse (CHP, Çorum). “Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 55. Birleşim tutanağı, 20 Şubat 2019. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/tufan-kose-27-2019-02-20-ceza-muhakemesi-kanunu-ve-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=77041

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

TUFAN KÖSE (Çorum)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ben de hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Artık böylesi bir düzenlemenin de torba kanunla yapılmasını yadırgadığımı söylemek istiyorum. Çok önemli bir düzenleme. İşin esasında, geçmiş dönemlerde belki “Biraz hızlı çıksın.” diye torba kanunlarla düzenleme yapılabilirdi ama yapılan Anayasa değişikliğinden sonra Sayın Cumhurbaşkanının tek başına imzalayacağı kararnameler aynı zamanda yasa hükmünde olduğu için ve Anayasa yargısına tabi olduğu için hiç Meclisi de böyle işlerle yormaya gerek yok. Sayın Cumhurbaşkanı çağırsın sekreterlerini, bir A4 kâğıda buradaki 12 maddeyi yazdırsın ve kanun çıksın. Hiç olmazsa Meclisin ruhuna yakışmayan torba kanun ayıbından da bu Meclis kurtulmuş olsun.

Değerli arkadaşlarım, önemli bir kanun çünkü yargının bağımsızlığıyla ilgili bir düzenleme 4’üncü maddede. Biraz sonra onun ayrıntısına gireceğim ama onun ayrıntısına girmeden evvel, bizim ülkemiz biliyorsunuz çelişkiler ülkesidir ve adalet, maalesef, on yedi yıldır da partinizin ismi dışında hiçbir noktada kalmamıştır.

Bakın, iki tane şey var: Birisi, cemaatle ortaklık yaptığınız dönemlerden kalma. “İntihar eden genç Didem için TBMM’de vefa sınavı” demiş. Niye intihar etmiş? Adalet Akademisinde dönemin 4 FETÖ’cü üyesi, -o dönemin ismiyle HSYK üyeleri- tayt giydiği ve yaşantısını uygun görmediği Didem’i hâkimlik mülakatında elemiş ve kızcağız, hâkim adayımız gitmiş, Fethiye’deki otelde intihar etmiş. Çok örneği var, ben geçen dönem de söyledim, Adalet Bakanı da buradaydı, ona da söyledim. Ufuk Üniversitesi Hukuk Fakültesinin 1’incisi yaptığınız mülakatta elendi. Yine çok yakın bir geçmişte, Deniz Eren Demir KPSS’de 88 puan almış, yazılı sınavın 1’incisi olmuş. “Tüm soruları bildim.” diyor, genç bir çocuk, herhâlde yalan söyleyecek hâli yok. “Tüm soruları bildim.” diyor, 54 vermişler ve KPSS 1’incisini mülakatta elemişler. Böyle adaletsiz bir mülakat düzenimiz var. İşin esasında, Danıştay bir parça buna engel olmaya başlamıştı. Mülakatların yazılı ve görsel olarak kayıt altına alınmasını yerleşmiş içtihatlarıyla temin etmişti ama yine burada çıkarılan bir kanunla, sözlü sınavlardaki yazılı ve görsel kaydın yapılması da engellendi.

Şimdi, değerli arkadaşlarım, bizim iddiamız şu: Bir kere, yargı muhakkak bağımsız olmalıdır. Eğer yargı bağımsız olmazsa bir gün bu yargı size de lazım olur, nasıl, insanlar dört sene evvel cemaatçi avukat arıyorlardı, bugün de AKP’li avukat arıyorlarsa yarın siz de o düzenin egemenlerinden avukat tutmak için büyük bir çaba içerisine girersiniz. Yargıç, devlet memuru değildir, yargıcı devlet memuru gibi yetiştiremezsiniz. O, vicdanına göre, ahlakına göre, hukuk bilgisine, formasyonuna göre, gördüğü doğrulara göre karar verir, karar vermek zorundadır. Yargının en alt basamağına mülakatlarda yapacağınız işlemlerle eğer siyaseti sokarsanız, AKP’li avukatları, AKP’li gibi düşünen, sizin gözüne baktığınızda ne dediğinizi anlayan insanları eğer yargıç yaparsanız bu memleketin çivisi çıkar, bu memleketin temeline dinamit koymuş olursunuz. Elbette ki iktidarlar kendilerine yakın bürokratlar isterler, elbette ki üst düzeyde beraber çalışacağı insanlar isterler ama yargının birinci basamağına siyaseti sokamazsınız, sokarsanız bu gidişimiz iyi olmaz. On yedi yıldır iktidardasınız ve bu memlekette olumsuz ne varsa bunun hesabı sizden önümüzdeki seçimlerde ve devam edecek seçimlerde sorulacaktır.

Şimdi, kanun teklifinin aslına geleyim. Bakın, hâkimliğe kabul sınavında mülakatın oranını yüzde 40’a çıkarıyorsunuz. Yani yazılıda 100 puan alan birisine mülakatta sıfır puan vererek ortalamasını 60’a düşürüp 70 olması gereken sınav sonucundaki başarı puanını elemine edebilirsiniz çok rahatlıkla, örneklerini az evvel söyledim. Bizim önerimiz ne? Bir kere -bizim önerimiz- öncelikle, mülakatlar muhakkak kayıt altına alınsın. Niye? Objektif denetim bakımından, yargının objektifliği denetleyebilmesi bakımından. Yine, mülakatlarda sorulacak sorular muhakkak bir havuzda toplanan soruların içerisinden kura yöntemiyle belirlenmelidir. Bu da yargıçların alımında bir objektiflik sağlayacaktır, bir adalet sağlayacaktır.

Yine önerilerimizden birisi, mülakat kurullarında muhakkak ama muhakkak akademisyenlerden yani hukuk fakültesi öğretim üyelerinden de üye bulunmalıdır. Bunların da seçimi yine kura yöntemiyle olmalıdır.

Eğer biz bunları sağlarsak bugüne kadar olmayan yani olmayacak şekilde adaletsiz kararlar veren yahut da bağımsızlığını yitirmiş yargıyı belki hemen toparlayamayabiliriz ama süreçte, 21’inci yüzyılın Türkiyesine yakışan, bağımsız ve vicdanına göre karar verecek bir yargıçlar kurulu oluşturabiliriz. Bunu hemen yapmazsak…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

105 konuşma daha · 20 Şubat 2019

105 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook