6/2/2023 Tarihinde Meydana Gelen Depremlerin Yol Açtığı Ekonomik Kayıpların Telafisi için Ek Motorlu Taşıtlar Vergisi İhdası ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle
Adana Milletvekili ·
DEM Parti
Genel Kurul, 14. Birleşim · 1. yasama yılı · 12 Temmuz 2023 · 537 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Kaynak göster
Tulay Hatımoğulları Oruç (DEM Parti), 12 Temmuz 2023 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 14. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 6/2/2023 Tarihinde Meydana Gelen Depremlerin Yol Açtığı Ekonomik Kayıpların Telafisi için Ek Motorlu Taşıtlar Vergisi İhdası ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 537 kelime.
Tulay Hatımoğulları Oruç (DEM Parti, Adana). “6/2/2023 Tarihinde Meydana Gelen Depremlerin Yol Açtığı Ekonomik Kayıpların Telafisi için Ek Motorlu Taşıtlar Vergisi İhdası ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 14. Birleşim tutanağı, 12 Temmuz 2023. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/tulay-hatimogullari-oruc-2023-07-12-6-2-2023-tarihinde-meydana-gelen-depremlerin-yol-actigi-ekonomik-kayip-2 (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=116952
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)TULAY HATIMOĞULLARI ORUÇ (Adana)Teşekkürler Sayın Başkan.
Değerli milletvekilleri, Maraş ve Hatay merkezli depremi elbette bu Parlamento daha fazla konuşmalı ve çok konuşacağız. Acılarla ve aynı zamanda bir yığın ihmalle dolu bir süreç yaşadık ve ümit ediyoruz ki özellikle şimdi, sıklıkla bilim insanlarının ifade ettiği, söylediği Adana ve İstanbul depremi için bazı sonuçları çıkarmış oluruz; Adana’da, İstanbul’da, bu iki ilimizde büyük bir deprem bekleniyor, buralarda gerekli önlemleri erken zamanda almayı başarırız. Hatay'da, Maraş’ta, Adıyaman'da ve 11 ilimizde çektiğimiz acıları çekmemiş oluruz.
Evet, değerli halkımız, biz bu afeti yaşadık ve “Şimdi ne yapmalıyız?” sorusuna çok net yanıtlar üretmemiz gerekiyor. Mevcut olan torba yasada çok net sonuçlar yok. Hatta hâlâ bu iktidar önümüzdeki süreçte depremin yaralarını nasıl saracağına dair bir paket, program ifade etmiş değil. Depremzedelerle buluştuğumuz zaman hâlâ “Bizim evlerimiz yapılacak mı? Nasıl yapılacak? Nerede yapılacak? Bize nasıl verilecek? Ücretli mi ücretsiz mi verilecek?” sorularıyla karşılaşıyoruz. Demek ki hâlâ depremzedelerin kaygıları hiçbir biçimde giderilmemiş anlamına geliyor bunlar. Peki, ne yapmalı? Bir kere merkezî hükûmet kendinden olmayan partilerin yönetimindeki yerel yönetimlerle çalışmıyor. Bu, en büyük kabahatlerden biri; bu yaralar merkezî hükûmetin yerel yönetimlerle el ele vererek sarması gereken yaralar, bunun altını özellikle çizmek istiyorum, yerel yönetimlerle çalışmalısınız.
İkincisi, meslek odaları. Bu işin uzmanlarıyla, bugüne kadar daha hükûmet nezdinde ilgili meslek odalarıyla doğru düzgün bir görüş alışverişinde bulunulabilmiş değildir. Bu kentleri nasıl imar edeceğiz? Ne öneriyorsunuz? Buna dair zerre bir fikir alışverişinde bulunulmuş değildir.
Hâlâ, hâlâ ölülerimizin sayısını bilmiyoruz, hâlâ göç edenlerin sayılarını bilmiyoruz, bir kere çok ciddi bir veri toplama problemi ya da varsa veriler bunların paylaşım problemi var, bunun derhâl giderilmesi gerekiyor.
Geçici yerleşim alanları yavaş yavaş, işte çadır kent, konteyner kent şeklinde yavaş yavaş oturuyor ama burada hâlâ, hâlâ banyo problemi, hijyen sorunu var buralarda ve içme suyu sorunu çok ciddi bir şekilde deprem bölgelerinde mevcut. Ve aynı zamanda şunu hatırlatmak istiyorum: Konteyner kentlerde ya da çadır kentlerde kurulmuş olan aşevleri oralardan yavaş yavaş çekiliyor, insanların aş sorunu ortaya çıkmaya başladı, bunların giderilmesi gerekiyor.
Kentlerde zemin etütleri hızla yapılmalıdır. Zemin etüdü sadece zeytinlik, mera, orman arazilerinde yani kolaylıkla gidip inşaat yapılabilecek ihaleleri erkenden… Daha oraları, kamulaştırılmamış arazileri bile ya da zeytinlik yasası henüz çıkmadığı hâlde gidip inşaat firmalarına buraları ihaleye açmış durumdasınız. Bu zemin etütleri henüz yapılmadan buralara gidilmiş olmasını, bu yol ve yönteme, bu kolaycılığa gidilmesini ağır bir şekilde eleştiriyoruz. Biz kentlerimizi terk mi edeceğiz? Yıkılan mahallelerimizi mi terk edeceğiz? O kentlerde, o mahallelerde yeniden zemin etütleri yapılıp inşaatlaşmaya müsait olan zeminlerde neden mahallemizi yeniden orada kurmayalım ki? Neden dağ başlarına konutları taşıyalım ki? Bu çalışmalar henüz yapılabilmiş değil. O nedenle… Yapılmışsa da yerel yönetimlerle paylaşılmamıştır -aldığım bilgi kadarıyla- ya da kamuoyuyla paylaşılmamıştır ya da bu Meclisle paylaşılmamıştır, bu bilgileri biz haiz değiliz. Kolayından kentlerin içini boşaltalım, dağlık arazilere kentlerimizi taşıyalım duygusu içindesiniz.
Her daim söylemeye devam edeceğiz ki çözüm üretene dek. Faturalar meselesi... Bakın, burada, biz şu koltuklarda otururken o depremzedelerin ne çektiğinin gerçekten çoğumuz farkında bile değiliz. Depremzede işini, gücünü, her şeyini kaybetmiş; bir içme suyuna ya, 1 litre suya muhtaç olan insanlara diyorsunuz ki: “Fatura ödeyin, fatura zamanınız geldi. Erteledik, yeter.” O nedenle, faturaların tamamının silinmesi ve bir süre daha suyun, doğal gazın ve elektriğin devlet tarafından kamu kaynaklarıyla karşılanması gerekiyor. Bunun altını ısrarla, yeniden, yeniden çiziyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
134 konuşma daha · 12 Temmuz 2023