İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
KOMİSYON · SALI

2023 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi (1/286) ve 2021 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi (1/285) ile Sayıştay tezkereleri a) Dışişleri Bakanlığı b) Avrupa Birliği Başkanlığı c) Türk Akreditasyon Kurumu ç) Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı (Türkiye Ulusal Ajansı)

Plan ve Bütçe Komisyonu · 6. yasama yılı · 8 Kasım 2022 · 603 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Tulay Hatımoğulları Oruç (Halkların Demokratik Partisi), 8 Kasım 2022 tarihinde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu oturumunda konuştu (gündem: 2023 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi (1/286) ve 2021 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi (1/285) ile Sayıştay tezkereleri a) Dışişleri Bakanlığı b) Avrupa Birliği Başkanlığı c) Türk Akreditasyon Kurumu ç) Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı (Türkiye Ulusal Ajansı)); konuşma 603 kelime.

Tulay Hatımoğulları Oruç (Halkların Demokratik Partisi, Adana). “2023 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi (1/286) ve 2021 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi (1/285) ile Sayıştay tezkereleri a) Dışişleri Bakanlığı b) Avrupa Birliği Başkanlığı c) Türk Akreditasyon Kurumu ç) Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı (Türkiye Ulusal Ajansı)”. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu tutanağı, 8 Kasım 2022. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/tulay-hatimogullari-oruc-27-2022-11-08-2023-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-teklifi-1-286-ve-2021-yili-me (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=55029

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

TULAY HATIMOĞULLARI ORUÇ (Adana)Sayın Başkan, Değerli Bakan ve bütün hazırun; Türkiye'nin bugüne kadar, özellikle AKP iktidarı döneminde uygulamış olduğu dış politikaya baktığımızda, MR'ını genel olarak çektiğimizde, sadece ortağı olan MHP değil, yandaş sermaye, narkodevlete bu ülkeyi çeviren uyuşturucu baronları, silah tüccarları, SADAT gibi güçler ne yazık ki dış siyasetin önemli belirleyeni pozisyonuna geldi Türkiye'de. Tek adam rejimi her ne kadar "Dış siyaset, siyasetüstü olarak görülmeli." dese de ne yazık ki öyle olmadı, tamamen iç siyasete tahvil etmek üzere çalışmalar yürütüldüğünü görüyoruz.

Doğu Akdeniz'e baktığımızda, hani "Libya'da ne işiniz var? Suriye'de ne işiniz var?" sorusunu ben burada bir kez daha sormak istiyorum. "Mavi vatan" teziyle ortaya çıkıldı fakat "mavi vatan" tezini bilerek ve isteyerek bu iktidar kendisi terk etti. Hâlâ işte, Mısır'la normalleşme ve Doğu Akdeniz politikalarının bugüne kadar Türkiye'nin önünü nasıl tıkadığını gördünüz, siz de gördünüz. Biz defalarca muhalefet olarak bu uyarılarımızı yaptık. Bu tıkanıklığı aşmak için "Mısır'la ilişkileri normalleştiriyoruz." diye yola çıktınız ama en son 3 Ekimde yine Trablus merkezli Hükûmetle yapılan yeni anlaşma üzerine Mısır'ın yaptığı açıklamayı biliyoruz ve Mısır bütün normalleşme ilişkilerini askıya aldığını ifade etti.

Suriye'yle normalleşmeden bahsediliyor. Şunu sormak istiyorum Sayın Bakan: Suriye Hükûmeti görüşmeyi şartlara bağlamış durumda, gayriresmî görüşmeler olduğu biliniyor ama resmî görüşmeyi askıya almış, şartlara bağlamış durumda. Nedir şartlar? Bütün askerî unsurları Suriye topraklarından çıkarmanızı istiyorlar ve bugüne kadar bu savaşın devam etmesinin önemli nedenlerinden biri olan IŞİD, El Nusra ve uzantısı örgütlere bugün iktidarınızın vermiş olduğu desteğin geri çekilmesini istiyorlar. Bunları yapacak mısınız Suriye'yle görüşmek ve normalleşmek için?

Bir diğer değinmek istediğim nokta, son zamanlarda çok gündem olan kimyasal gaz kullanımı meselesi. Sizler de biliyorsunuz ki Irak politikasını ne yazık ki sizin Bakanlığınız değil, siyaset değil, MİT belirliyor; bugüne kadarki bütün uygulamalarda bunu gördük. Türkiye; kimyasal, biyolojik ve bazı konvansiyonel silahların kullanımını yasaklayan ve sınırlayan uluslararası sözleşmelere taraf olan bir ülkedir. Nükleer Savaşın Önlenmesi İçin Uluslararası Hekimler Almanya Bilimsel Danışma Kurulu Üyesi Aken yakın zamanda bir incelemede bulunuyor bu kimyasal silah kullanımıyla ilgili. Biliyorsunuz, çok sayıda görüntü paylaşıldı sosyal medyada. Kendisinin yapmış olduğu araştırmada "Evet, burada kimyasal silah saldırısı gerçekleştiği yönünde pek çok kanıt var ve bir araştırma başlatılmalı." diyor. Hazırlamış olduğu raporu Alman Hükûmetine sundu, aynı zamanda Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütüne üye ülkelere de sunacaklarını ifade etti ve bu raporların Lahey'e gönderileceğini ifade etti. Tarafı olduğunuz sözleşmeleri göz önünde bulundurarak bu yeni durumla beraber bir araştırma başlatılması hususunda sizlerin girişimleri olacak mıdır? Bu, önemli bir konudur. Yoksa Hipokrat yemini etmiş olan Adli Tıp Uzmanı Şebnem Korur Fincancı'nın bu konuda hekim görüşü açıkladığı için, bilimsel bir görüş açıkladığı için cezaevine konduğunu biliyoruz; bu tarzı mı sürdüreceksiniz? Önemli noktalardan biridir bu.

Yine, aynı şekilde, bir noktaya daha değinmek isterim. Geçtiğimiz hafta İsrail'de bir erken seçim gerçekleşti ve Netanyahu liderliğinde sağ blok seçimleri kazandı. Netanyahu seçim propagandası boyunca şunları ifade etti: "Yüz yılın anlaşmasını yeniden canlandıracağız." Bunun anlamı, Batı Şeria'nın ilhakına devam ve Filistin halkını ya katletme ya da Ürdün'e doğru sürme. Aynı zamanda, Mescid-i Aksa'ya yönelik saldırıların artacağına dair de emareler söz konusu. Yani ırkçı blok, bölgenin Arap ve İslami kimliğini yok etmek istiyor.

Sayın Bakan, ben iktidarın Filistin politikasındaki samimiyetine hiçbir zaman inanmayanlardanım, hakikaten samimi davranılmıyor.

BAŞKAN CEVDET YILMAZSon yarım dakikanız.

TULAY HATIMOĞULLARI ORUÇ (Adana)Türkiye'de ve bölgedeki mütedeyyinlere şirin görünmek için Filistin halkının yanındaymış gibi genellikle bir rol oynandı. Peki, bu son gelişmeler karşısında ve Netanyahu'nun yaptığı açıklamalar karşısında sizlerin tutumu ne olacaktır?

Türkiye sahip olduğu jeostratejik konumuyla iç siyasetinde barışçıl, demokratik ve halkların özgürlüğü ve eşitliğini temel alan güçlü bir diplomasiyi tesis etmeyi başarabilseydi Türkiye, Orta Doğu ve Afrika ülkeleri için önemli model bir ülke olacaktı ama ne yazık ki bu gerçekleşmedi.

Teşekkür ederim Başkan, sağ olun.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI TOPLANTIDA

Aynı gün bu komisyonda konuşanlar

66 konuşma daha · 8 Kasım 2022

66 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook