İçeriğe atla

26. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
KOMİSYON · PAZARTESİ

Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı (1/935)

Tülay Kaynarca

İstanbul Milletvekili · AK Parti

Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu · 3. yasama yılı · 16 Nisan 2018 · 478 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Tülay Kaynarca (AK Parti), 16 Nisan 2018 tarihinde TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu oturumunda konuştu (gündem: Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı (1/935)); konuşma 478 kelime.

Tülay Kaynarca (AK Parti, İstanbul). “Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı (1/935)”. TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu tutanağı, 16 Nisan 2018. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/tulay-kaynarca-26-2018-04-16-turk-ceza-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=21723

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

TÜLAY KAYNARCA (İstanbul)Ben iki dakika kullanacağım.

Öncelikle teşekkür ediyorum.

Şu ana kadar yapılan tüm konuşmalarda hem Komisyon üyelerimiz hem de Komisyon dışından katılım sağlayan çok değerli milletvekillerimize sundukları tüm çözüm önerileri ve katkıları için öncelikle teşekkür etmek istiyorum.

Şu hazırlanan cinsel istismarla ilgili araştırma komisyon raporunun çok önemli olduğunu düşünüyorum. En son cümleyle başlayayım, Sayın Sarıhan'ın ifade ettiği, mesela "uzman" deniyor ama ne olacak? Kanuna her şey konmaz. Birazdan, Sayın yetkili Genel Müdürümüz de burada, diğer arkadaşlar da cevap vereceklerdir bu konuda, Bakanlık adına yapılacaktır. Onlar yönetmelik ve genelgelerde de mutlaka işleyişi açısından olacaktır. Yani sosyal hizmet gerektiren bir yapıda, tabii ki mühendis değil ya sosyolog ya psikolog, mutlaka o ayrıntılar olacaktır.

Yine bu çerçevede koruyucu, önleyici tedbirler yok bu 7 maddede. Diğerleri yok da aynı cümleyle bunu ifade edebilirim, o da şu: Altı bakanlık bir araya geldiğinde Aile Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Adalet Bakanlığı... Yani çocuğun üstün menfaatini gerektirecek ne gerekiyorsa her bakanlık ilgili daire başkanlıkları, genel müdürlükleri düzeyinde kendi birimlerini inceleyen ve buna göre bazen değişiklikler, bazen yönetmeliklerle ilgili "Ne yapabiliriz?"i düşündükleri çalışmaları yapıyor yani bu madde sadece bunu, bu kanun sadece cezai müeyyideleri de kapsamıyor. O bakanlıklar, kendi içerisinde arka planda bu çalışmaları yapacağını öngören açıklamaları ayrı ayrı da yaptı.

Mesela ASDEP'ler bunlardan bir tanesi. Aile Sosyal Destek Programları -bakın bu çok önemli- saygıdeğer vekillerimizin ifade ettiği risk alanlarını işte tespit edecek başlıklardan bir tanesi, ayrıntıya girmiyorum zaman kısa.

ŞENAL SARIHAN (Ankara)Pardon, son dediğinizi bir daha tekrarlar mısınız?

BAŞKANASDEP'leri söylüyor.

TÜLAY KAYNARCA (İstanbul)ASDEP'ler. Mesela, Aile Sosyal Destek Programı diye Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığında eş genel müdürlük, 32 daire başkanlığı, Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü düzeyinde yaptığı çalışmalardan bir tanesi bu ve sosyal destek programlarını artıracak bir sistem oluşturmaya çalışıyor. Yani tamam, bir tarafta ŞÖNİM'ler, bir tarafta ÇİM'ler oluşturulacak, uzmanlar olacak ama bunlar sonuç ve ne yapılabilir kısmı. Ama ASDEP'ler bünyesinde de işte risk faktörlerinin olduğu, aile yapısından o çocuklar oradan acaba kurumlara alınabilir mi? Yine danışmanlar düzeyinde Millî Eğitim Bakanlığında rehberler bünyesindeki çocuklarla ilgili ayrıntılar ne yapabilir? Hepsini kapsayan, kocaman bir paket. Çünkü, acil eylem planı içerisinde de bu konduğu için söylüyorum. Yani evet, 7 maddelik bir kanun var, hepsi bu mudur? Değil elbette, bunu elbette hepimiz biliyoruz, sizler de öyle.

Ben son cümle olarak şunu söylemek istiyorum: Türkiye Cumhuriyeti Devleti bünyesinde milyonlarca, 80 milyonu aşan vatandaşımız var ve gençlik bizim en değerli hazinemiz. Avrupa Birliği ülkeleri içerisinde birçoğunun nüfusundan çok bizim evlatlarımız, çocuklarımız, genç nüfusumuz var. dolayısıyla, ben de tıpkı şu araştırma raporunda olduğu gibi, Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde daimî çocuk hakları komisyonunun oluşması, oluşturulması gerektiğine inanlardan biriyim. Bireysel kanaatimi ifade ediyorum. Olmalı diyorum, çünkü nüfus itibarıyla da çocuk hakları bünyesinde de çok değerli çalışmalar, geçici, spesifik olaylardan hareket edilmiş çalışmalar değil daimî, sürekli ve çok daha kalıcı formüllerle bu çalışma bünyesinde olabilir. Bu kanaatimin raporda olması, tutanaklarda olması açısından söz aldı.

Değerli Başkanım, teşekkür ediyorum.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI TOPLANTIDA

Aynı gün bu komisyonda konuşanlar

25 konuşma daha · 16 Nisan 2018

25 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook