Kamu yönetimi temel kanunu tasarısı (ss.349)
Antalya Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 60. Birleşim · 2. yasama yılı · 28 Şubat 2004 · 557 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Tuncay Ercenk (CHP), 28 Şubat 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 60. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU YÖNETİMİ TEMEL KANUNU TASARISI (SS.349)); konuşma 557 kelime.
Tuncay Ercenk (CHP, Antalya). “Kamu yönetimi temel kanunu tasarısı (ss.349)”. TBMM Genel Kurulu, 60. Birleşim tutanağı, 28 Şubat 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/tuncay-ercenk-22-2004-02-28-kamu-yonetimi-temel-kanunu-tasarisi-ss-349 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
TUNCAY ERCENK (Antalya)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz tasarının 41 inci maddesinin gerekçesinde "kamu yönetimi esas itibariyle halkın yönetimidir" deniliyor ve halkın ortak değerlerini, görüşlerini, taleplerini alarak bu şekilde bir çalışmanın yapılması, kamu hizmetinin üretilmesi öngörülüyor. Yani, kamu yönetimi, kamu hizmetini üretirken, onu sunarken, onu hazırlarken, mutlak surette ilgili olan kesimlerin de görüşlerini ve taleplerini almak zorundadır deniliyor. Biz de buna katılıyoruz; gerekçedeki tespit, gerçekten, çok güzel, doğru bir tespittir. Bir kamu hizmeti üretilecek, hazırlanacak, sunulacak; elbette ki, bu kamu hizmetinden etkilenecek olan kesimlerin görüşlerinin alınması doğrudur. Şimdi, uygulamaya bakacağız, inşallah, böyle olacaktır; ancak, kamu hizmeti üretiminin özel sektöre devrinden sonra bu nasıl olacak, onu gerçekten anlamakta güçlük çekiyorum.
Şimdi, üstünde durulması gereken önemli bir nokta da şu: Siz, kamu hizmeti üretimini yaparken, o kesimlerin görüşünü, taleplerini dikkate alacağız diyorsunuz; doğru; fakat, bu kamu hizmetinin nasıl işleyeceğini, yöntemini, biçimini, sunuş tarzını, kimin üreteceğini, kimin sunacağını belirleyen kurumun da yasalar olduğunu kabul etmek lazım. Bugün, şu anda görüştüğümüz tasarı da bunları belirliyor. Şimdi, siz, kamu hizmetini üretirken halkın taleplerini, görüşlerini alacağız diyeceksiniz; ama, bunun yöntemini belirleyen, kuralını koyan, biçimini belirleyen yasa tasarısını hazırlarken bu gereği yerine getirmeyeceksiniz.
Şimdi, size getirilen en büyük eleştiri -sizi kastetmiyorum, hükümeti kastediyorum- sivil toplum örgütlerinin, üniversitelerin, yargının, yani, ilgili kesimlerin -gerekçede belirtildiği gibi- görüşlerinin alınmadığı konusunda yoğunlaşıyor. Demek ki, bu konuda bir eksiklik olduğu sizin tarafınızdan da kabul ediliyor diye düşünüyorum; yani, kamu hizmeti üretirken halkın görüşünü alacağım; ama, bununla ilgili tasarıyı hazırlarken halkın görüşlerine gerek yoktur, ilgili kesim görüşlerine gerek yoktur demek yanlış bir yaklaşımdır diye düşünüyorum.
Ayrıca, kamu yönetiminin işleyişinde önemli olan bir katkının da saydamlık ve hesap verilebilirlik olduğunu gerekçeye almışsınız. Gerçekten de doğrudur; yani, kamu yönetimi açısından, bilgi edinme ve saydamlık doğru bir tespittir; ancak, ben, şu anda, bunu söyleyenlerin saydam ve hesap verebilir konumda olmadıklarını görüyorum. Yani, hem hesap verilebilir diyeceksiniz hem saydam olacaksınız diyeceksiniz; ama, bunun gereğini, bunu söyleyenler yerine getirmeyecek. Şimdi, ben, milletvekili olarak -vatandaş adına da söylüyorum- hangi bakanın, hangi suçu işlediğini bilmiyorum, hangi dosyadan yargılandığını bilmiyorum; hangi milletvekili hangi suçu işlemiş, bilmiyorum; ama, bu, benim bilgi edinme hakkımın da ortadan kaldırılması... Bu durumda, gerekçeye alınmasının hiçbir anlamı kalmamış diye düşünüyorum.
Değerli arkadaşlarım, hem hesap verebilirlik diyeceksiniz hem de hesap vermekten kaçacaksınız; hem saydamlık diyeceksiniz hem de dosyalarla ilgili bilgi vermekten kaçarak vatandaşın bilgilenmesini önleyeceksiniz. Bu da büyük bir çelişkidir diye düşünüyorum.
Değerli arkadaşlarım, bu tasarı, yeterince kamuoyunun bilgisine sunulmamış, üzerinde daha iyi değerlendirme yapma fırsatı tanınmamıştır.
Bu bölümde bir paragraf okuyacağım. "Tasarıda, kamu hizmetlerinin ticarîleştirilerek özel sektöre bırakıldığı görülüyor. Bu sosyal devlet ilkesiyle ne derece örtüşür, takdirinize bırakıyorum. Yasa tasarısının ismine ve amacına bakarak yola çıktığınızda buna benzer yetkilerin belediyelere de verildiğini düşünebilirsiniz; ama ne yazık ki, tasarı incelendiğinde öyle olmadığı açıkça görülüyor. Ülkemizin sorunlarının, tüm kamu hizmetlerini özel firmalara devretmekle çözülemeyeceği aşikârdır."
Bakın, bunu, bu tasarıya karşı çıkan milletvekili olarak ben zaten söylüyorum da, bu sözün sahibi ben değilim; bu düşünceye aynen katılıyorum. Bu sözü söyleyen de DİSK, KESK veya Kamu-Sen gibi sivil toplum örgütleri değil; bu sözü, kamu hizmeti üretimini devretmeyi düşündüğünüz özel sektör temsilcisi söylüyor. Antalya Sanayici ve İşadamları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Mustafa Talat Sözen'in sözleridir.
AHMET RIZA ACAR (Aydın)Kaç tane üyesi var?
TUNCAY ERCENK (Devamla)Antalya... Burhan Beye sorarsın kaç üyesi olduğunu ve Antalya gibi bir dünya kentinin Sanayici ve İşadamları Derneğinin Yönetim Kurulu Başkanı bu. Takdirinize bırakıyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
96 konuşma daha · 28 Şubat 2004