Yükseköğretim kurumları teşkilatı kanunu ile 78 ve 190 sayılı kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında kanun tasarısı ile yükseköğretim kurumları öğretim elemanlarının kadroları hakkında kanun hükmünde kararname ile genel kadro ve usulü hakkında kanun hükmünde kararnameye ekli cetvellerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.1414) onyedi üniversite kurulması hakkında
Antalya Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 107. Birleşim · 5. yasama yılı · 16 Mayıs 2007 · 1.291 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma
Kaynak göster
Tuncay Ercenk (CHP), 16 Mayıs 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI TEŞKİLATI KANUNU İLE 78 VE 190 SAYILI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TASARISI İLE YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ÖĞRETİM ELEMANLARININ KADROLARI HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME İLE GENEL KADRO VE USULÜ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMEYE EKLİ CETVELLERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.1414) ONYEDİ ÜNİVERSİTE KURULMASI HAKKINDA); konuşma 1.291 kelime.
Tuncay Ercenk (CHP, Antalya). “Yükseköğretim kurumları teşkilatı kanunu ile 78 ve 190 sayılı kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında kanun tasarısı ile yükseköğretim kurumları öğretim elemanlarının kadroları hakkında kanun hükmünde kararname ile genel kadro ve usulü hakkında kanun hükmünde kararnameye ekli cetvellerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.1414) onyedi üniversite kurulması hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim tutanağı, 16 Mayıs 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/tuncay-ercenk-22-2007-05-16-yuksekogretim-kurumlari-teskilati-kanunu-ile-78-ve-190-sayili-kanun-hu (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c157/b107/tbmm221571070485.pdf
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)CHP GRUBU ADINA TUNCAY ERCENK (Antalya)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bir Antalya Milletvekili olarak, çocukluğumun ve ilkokul öğrenciliğimin bir bölümünün geçtiği Bitlis'te üniversite kurulmasıyla ilgili, Türkiye Büyük Millet Meclisinde söz almış olmaktan mutlu olduğumu öncelikle belirtmek istiyorum.
Mutki, Hizan, Tatvan, Ahlat ilçelerinde çocukluğumuzda yaptığım yaz tatillerini hatırlıyorum. "Dideban üstündeyim" türküsünü, "Gökmeydan baş aşağı" türküsünü, "Bitlis'te beş minare" türkü- sünü öğrendiğim dönemleri, o çocukluk dönemlerimi şu anda hatırlıyorum ve gözümün önünden bir film şeridi gibi geçiyor.
Ayrıca, Bitlis Kalesi'ni, Kâzımpaşa İlkokulunu ve onun önünden geçen çaya kaptırdığımız topları şu anda gerçekten bir duygusallıkla hatırlıyorum ve anıyorum. Hizan'da Panor Yokuşu'ndan kopup gelen makinenin tozu dumana kattığını hatırlıyorum ve yine Gürcü Bulağı'ndan içtiğim suları, buzları kırarak açtığımız yollardan okula gidişimizi ve yine baharla birlikte eriyen karların oluşturduğu derelerin kenarlarında açan mor menekşeleri hatırlıyorum.
Sayın milletvekilleri, üniversiteler, anayasal temelde, her türlü görüşün özgürce ifade edildiği, tartışıldığı ve çözümler üretildiği eğitim kurumlarıdır. Üniversiteler, aynı zamanda, bilim ve teknoloji üretirler ve kuruldukları yörenin kalkınmasına, ekonomisine, sosyal yapısına ciddi katkılar sağlarlar. Yine, üniversiteler, ülkenin sosyal, siyasal ve ekonomik sorunlarına çözüm üretirler ve o konular hakkında görüşlerini ifade ederler.
Tabii, üniversitelerin bu siyasal konularda özellikle ifade ettiği görüşler, düşünceler birileri tarafından çok da sıcak karşılanmaz. Örneğin, üniversiteler, Cumhurbaşkanlığı seçiminde 367 şartının aranmasını söylerler, birileri kızar. Yine, Anayasa değişikliğiyle ilgili, Meclisin, önümüzdeki Meclisin bu konuda karar almasıyla ilgili görüş belirtirler, yine birileri bu konudaki görüşlere tepki gösterirler, kızarlar. Oysa üniversiteler anayasal kuruluşlardır ve elbette bu ülkede kurulan üniversitelerdir. Bu konuda, siyasal konuda, ekonomik konuda ve ülkeyi ilgilendiren, toplumu ilgilendiren her konuda görüş açıklamak zorundadırlar bence. Bunlara tepki göstermek, bunlara kızmak bence bir devlet adamlığı ciddiyetiyle ve anlayışıyla ve yönetim anlayışıyla da bağdaşmaz diye düşünüyorum.
Tabii, bu tür üniversitelerin Bitlis gibi geri bıraktırılmış, ihmal edilmiş ve gerçekten yatırımlardan hiçbir nasibini almamış illerde kurulması ayrıca önemli bir tespittir, önemli bir tasarıdır, tekliftir. Böyle bir tasarının getirilmiş olması Bitlis için ve ülkemiz eğitimi için, o yöre halkının eğitimi ve kültürü için önemli bir tespittir diye düşünüyorum. Bu üniversitelerin bu bölgenin ekonomik ve sosyal yapısına katkı yapacağından da asla kuşku duymuyorum.
Bu çerçevede, Bitlis'le ilgili birkaç rakam vermek istiyorum uygun görürseniz: 2000 yılı nüfusu 388.678; okuma yazma oranı erkeklerde yüzde 85 kadınlarda yüzde 58; ilköğretim mezunu erkeklerin oranı yüzde 42,5, kadınların oranı yüzde 14,4; yükseköğretim mezunu erkeklerin oranı Bitlis'te yüzde 6,6, kadınlarda yüzde 1,7. Böylesine önemli rakamlar karşısında, inanıyorum ki, Bitlis'te kurulan üniversitenin bu oranlan yükselteceğinden de asla kuşku duymuyorum.
Bitlis'in yüzölçümünün yüzde 71'i dağlık alanlarla kaplı. 1968 yılında, kalkınmada öncelikli yöre statüsüne alınmış Bitlis, fakat bugüne kadar hiçbir kalkınma tablosuyla da karşılaşmamış.
Bitlis ilimizin destek verdiği partiler sürekli iktidar olmuşlardır, ama ne hikmetse, bugüne kadar, Bitlis'e ciddi bir yatırım, ciddi bir fabrika yatırımı, istihdam sağlayan bir yatırım maalesef yapılmamıştır. Bunu özellikle bu kürsüden belirtmeyi bir borç biliyorum. Bu çerçeve içinde baktığınız zaman, Bitlis'in hak ettiği hizmeti aldığını söylemek çok zor. 1970, 1980 ve 1990'lı yıllarda bir fabrika, bir yatırım, istihdam sağlayan bir yatırımı da maalesef görememiş olan ilimizde bugün söylenen şartların ne derece etkili olduğunu, ne derece yatırım yapıldığını da, bence, çok iyi tespit etmekte yarar vardır.
VAHİT KİLER (Bitlis)Şimdi alıyor.
TUNCAY ERCENK (Devamla)Şimdi, burada, Sayın Kiler "Şimdi alıyor." diyor. Ben Sayın Kiler'e soruyorum: Sizin, Bitlis'te yapmış olduğunuz istihdam sağlayan bir yatırımınız var mıdır? Bakın, Parlamentodasınız, iş adamısınız, gerçekten mali durumunuzun da iyi olduğu görülüyor, Kiler marketler zincirini görüyoruz, ama, istihdam yaratan, işsizliği önleyecek bir yatırımınız var mı, gerçekten merak ediyorum; bu bir.
VAHİT KİLER (Bitlis)Sizi en kısa zamanda Bitlis'e davet ediyorum.
TUNCAY ERCENK (Devamla)Fen lisesiyle ilgili sözünüzü de ben hatırlıyorum. O ne oldu, onu da merak ediyorum. Yani, yatırım, makarna dağıtmakla olmuyor. Ciddi olarak gideceksiniz, fizibilitesini yapacaksınız, hangi sektörde ihtiyaç var ona bakacaksınız ve bir iş adamı olarak Bitlis'e yatırımınızı yapmak zorundasınız diye düşünüyorum.
Şimdi, bakın, bu konuda Sayın Gaydalı'nın bir teklifini hatırlıyorum, 10/6/2003. O oturumda siz de söz aldınız, fakat, ne hikmetse, Millî Eğitim Bakanıyla görüşmüşsünüz, Efendim, şimdilik dursun, önümüzde üniversite kurulmasıyla ilgili birtakım çalışmalar yapılacak, o dönemde bunu göz önüne alacağız." şeklinde bir cevapla karşılaşmışsınız. Şurada, tutanaklar önümde. Şimdi, bugün çok ısrarla çıkarmaya çalıştınız bu tasarıyı, ki, ben katılıyorum, kurulsun, mutlaka önemlidir tabii... Biraz önce söylediğim gibi, eğitimine, ekonomisine katkı yapacak bir şeydir üniversite, buna katılıyorum, ama, bugüne kadar neden beklendiğini de merak etmeme müsaade edin.
Şimdi, böyle, alelacele, göz boyamak için, seçim yatırımı gibi getirilen üniversite kurulma tasarıları ve teklifleri de, bence, çok ciddiye alınır gibi değil. Ancak, buna inanıyorum ki, Bitlis'te kurulacak olan üniversite, o yörenin halkına, insanına, ekonomisine çok ciddi bir katkı yapacaktır, eğitimine katkı yapacaktır, kültürüne katkı yapacaktır.
Şimdi, Bitlis nüfusunun yüzde 80'i tarımda çalışmaktadır. Üretiminin yüzde 37'si tarımdan elde edilmektedir. Halkın tek geçim kaynağı tarım ve hayvancılık. Ama, tarım ve hayvancılık da, özellikle AKP İktidarının politikaları sonucu, tıkanma noktasına gelmiş. Bunu bizzat siz söylüyorsunuz Sayın Kiler, ben de söylüyorum zaten.
VAHİT KİLER (Bitlis)Ben söylemedim.
TUNCAY ERCENK (Devamla)Hayır, burada var hepsi.
Şimdi, sanayi yok, mevcut bir Tekel sigara fabrikası da özelleştirme kapsamında. Peki, bu halk nasıl geçinecek? İstihdam yok, fabrika yok, yatırım yok, e, efendim, gelin bir üniversite kuralım. Kuralım... Bu, peki, o ülkenin gerçekten ekonomik alanda kalkınmasına katkısı olacak mı? Eğitimine olacak, o esnafın oradaki hareketlenmesine elbette katkısı olacak, o bölgenin kültürüne elbette ki katkısı olacak, bunlara biz yürekten katılıyoruz. Ama, ekonomisi tamamen memurun ve işçinin maaşına dayanarak yürütülen bir ekonominin ne derece başarılı olacağını yüce heyetin takdirlerine arz ediyorum. İnanıyorum ki, üniversite kurulmasının oradaki esnafın, oradaki vatandaşın gelişmesine bir katkısı mutlaka olacaktır.
Şimdi, böyle bir tabloda, Van Gölü'nün kuzeyindeki Yüzüncü Yıl Üniversitesinin, Muş Ova- sı'nda kurulan üniversite ve yine Bitlis'te kurulacak olan Eren Üniversitesinin bu bölgenin ekonomik kalkınmasına ve eğitimine önemli katkılar yapacağından asla kuşku duymuyorum ve bu bölgeye canlılık getireceği de apaçık görülüyor.
Şimdi, biz "bu altyapı sorunu" dediğimiz zaman Sayın Bakan bayağı kızıyor. Müsaade ederseniz ben de bu konuya değineceğim: Şimdi, altyapı sorunlarının tartışılmasıyla ilgili görüşleri doğal karşılamak lazım, çünkü söz konusu olan eğitimdir ve bilimdir. Altyapı dediğimiz zaman, fiziki yapılar yeterli midir değil midir, yurt, laboratuvar, kütüphane, gerekli araç ve gereçler yeterli midir -öğretim üyesi kadroları sürekli tartışılıyor, her üniversitede tartışıldı- öğretim üyesi kadroları yeterli midir kurulan ve kurulacak üniversitelere yeterli ödenek ayrılmış mıdır? Sayın Bakan sürekli ayrıldığını söylüyor. 26 bin öğretim üyesi açığı var, 26 bin öğretim üyesi açığı. Bu çerçevede, böylesine öğretim üyesi açığı olan bir tabloda o öğrenciye nasıl eğitim vereceksiniz...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun Sayın Ercenk, sözlerinizi tamamlar mısınız.
TUNCAY ERCENK (Devamla).. .o çocuk eğitimi nasıl alacak, nasıl donanımlı bir genç olarak o üniversiteden mezun olacak? Bunları da tartışmak elbette altyapı sorunlarıyla ilgili. Yani, bu- na Sayın Bakanın veya AKP milletvekillerimizin tepki göstermesine gerek yok. Bunu tartışıyoruz burada. Yani, bunu çözmek lazım. "Aman illa böyle olsun, işte eksik olsun." deme noktasında değiliz. "Bunları nasıl çözeceğiz?" diye Millî Eğitim Bakanına soru soruyoruz.
Şimdi, bu üniversiteler kurulacak, ama üniversite kurmak için de üniversite kurulmaz.
Şimdi, bakın, elimde bir rakam var. Dört buçuk yılda öğrenci sayısında yüzde 22 artış olmuş, ama asistan sayısındaki -ki, araştırma görevlisi- oran binde 4. Bu tablo içinde baktığınız zaman -öğrencideki artış sayısı, araştırma görevlisindeki artış sayısı- bu önemli bir çelişki yaratıyor. Bunları da çözmek, öyle sanıyorum ki, kurulacak üniversitelere önemli bir katkı sağlayacaktır, orada okuyacak öğrenci daha iyi eğitim alacaktır, daha iyi donanacaktır ve ülkesine daha çok hizmet etme noktasına gelecektir.
Şimdi, üniversitelerin daha fazla gence daha nitelikli bir eğitim vermesi ve toplumla bütünleşmesi, toplumsal sorunlara çözüm üretebilen kurumlar hâline gelmesi gerekir. Bu üniversiteye giriş sistemiyle, her yıl işsizler ordusuna yenilerini ekleten bir sistem ile üniversite açsanız ne olacak. Üniversite mezunu işsizler ordusu da giderek artıyor. Meslekleri dışında çalışan avukatları, mühendisleri, iktisatçıları -o da bulabilirlerse- maalesef, şu anda yaşıyoruz, görüyoruz.
Bitlis'te kurulan üniversitenin o bölge ekonomisine, eğitimine, kültürüne bir canlılık getireceğine, bir katkı yapacağına olan inancımla yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (CHP ve Anavatan Partisi sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
74 konuşma daha · 16 Mayıs 2007