İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 8. BİRLEŞİM · SALI

Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve İktisadi İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı Arasında OECD İstanbul Merkezi Kurulmasına İlişkin Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi münasebetiyle

Turan Aydoğan

İstanbul Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 8. Birleşim · 3. yasama yılı · 22 Ekim 2019 · 548 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Turan Aydoğan (CHP), 22 Ekim 2019 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 8. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve İktisadi İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı Arasında OECD İstanbul Merkezi Kurulmasına İlişkin Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 548 kelime.

Turan Aydoğan (CHP, İstanbul). “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve İktisadi İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı Arasında OECD İstanbul Merkezi Kurulmasına İlişkin Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 8. Birleşim tutanağı, 22 Ekim 2019. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/turan-aydogan-27-2019-10-22-turkiye-cumhuriyeti-hukumeti-ve-iktisadi-isbirligi-ve-kalkinma-teskila (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=80968

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

TURAN AYDOĞAN (İstanbul)Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

48 sıra sayılı Kanun Teklifi’yle ilgili bizim muhalefet şerhimiz yok, bu kanuna ilişkin olumlu oy kullanacağımızı buradan açıklayayım, buna ilişkin bir eleştirimiz söz konusu olmayacak ama o kadar çok eleştiri söz konusu ki onları burada paylaşmak durumundayız.

Şimdi, değerli milletvekilleri, bir sinema filminden bahsedeceğim ben size; 1983 yılında vizyona girmiş, yönetmeni Atıf Yılmaz, senaristi Yavuz Turgul: Şekerpare. Hemen hemen hepimiz sürekli izliyoruz, gülüyoruz; trajikomik. Acıklı mı, komik mi, çok trajik mi, anlamakta, dönem dönem de anlamlandırmakta zorlandığımız bir film bu. Filmin özeti şu: Büyük sanatçı Şener Şen Galata’da bir karakolun zaptiye amiri. Kokuşmuşluk, her türlü rezalet, Osmanlı’nın son döneminde dönen tüm dolaplar bu film içerisinde trajikomik bir şekilde anlatılıyor.

Yavuz Turgul bunu görseydi bugünleri nasıl anlatırdı acaba, hiç düşündünüz mü? Eminim, bu filmdeki gözlüğü taktığında bu filmden çok daha büyük bir eseri hayata sürerdi.

Şimdi önümüzde öyle bir Türkiye yarattınız ki birisi çıkıyor diyor ki: “Hane halkı geliri 3 katına çıktı.” Ayıptır ya, ayıptır. Atmanın da bir sınırı vardır, tutacağımız şeyleri atın ya. Millet açlıktan ölüyor, siz görmüyor musunuz? Görüşmediğiniz insanlar Meclisin çatısına çıkıyor, “AK PARTİ’nin bilmem ne milletvekiliyle görüşmeye geldim, görüşemedim.” diye çatıdan kendisini atmaya kalkıyor. Açlık, sefalet, her türlü huzursuzluk, bölgede inisiyatif kaybı…

10 bin kilometre öteden ulusal onurumuzla oynanıyor, görmüyor musunuz, vicdanlarınız sızlamıyor mu, aynı onuru taşımıyor muyuz? 10 bin kilometre öteden bir devletin başındaki ilginç şahıs çıkıyor Cumhurbaşkanımıza hakaret ediyor. Çöpe attık, öyle mi? Devlet arşivinden hiçbir şey çöpe atılmaz beyler. Devlet arşivinde mukabeleyibilmisil olarak verdiğiniz refleksler yerini alır, öyle “Çöpe attık falan filan.” gibi yeni moda ifadelerle izah edemezsiniz. Biz Kuvayımilliye ruhuyla gelen bir neslin torunlarıyız, ulusal onuruna düşkün insanlarız. Bu olay olduğu gün Cumhuriyet Halk Partisi çıktı çağrı yaptı, dedi ki Sayın Cumhurbaşkanına: “Ne yaparsan yap arkandayız, karşılığını ver, muhatap alma. ABD’ye gitme, gelenlerle oturma. Ulusal onurumuzu koru, yanındayız.” Siz ne anlatıyorsunuz burada ya! Oturdunuz, sustunuz, ağzınızı açmadınız. Bu Mecliste hemen hemen bütün grupların ilgilileri bu işi eleştirdi, siz buraya geldiniz, ABD’nin başındaki bir garip şahsın ağır hakaret içeren eylemlerini bize savunuyorsunuz ya. Burası Gazi Meclis ya, burası milletin Meclisi. Burada bu kadar vurdumduymazlık olur mu! Olur, her yerde biz sahip çıkalım ulusal onura, Sayın Cumhurbaşkanına da biz sahip çıkalım. Siz “AKP Genel Başkanı” olarak alın, biz “Sayın Cumhurbaşkanı” olarak alalım, ne yapalım.

Şimdi, böyle bir ortamda işsizlik had safhada, adaletsizlikler had safhada. 125 binden fazla insanı kanun hükmünde kararnameyle işinden ettiniz. Bu haksızlıkları gidermek için çıktınız milletin ağzına bir parmak bal çaldınız, dağ fare doğurdu. Aylarca size çağrı yaptık ya: Bu ülkede adaletsizlik nedeniyle ciddi sosyolojik sorunlar oluşmaya başladı dedik, gelin bunları düzeltelim dedik, çıtınız çıkmadı. Adaletsizliği gelenek hâline getirdiniz.

Son adaletsizliğiniz ne biliyor musunuz? Elinizi eteğinizi çektiğiniz İstanbul’un yakasını bırakmıyorsunuz. Talancılar, talancılar! (CHP sıralarından alkışlar) Bırakın İstanbul’un yakasını! İstanbul sizi gönderdi! İstanbul’la ilgili Sayın Cumhurbaşkanı çıktı dedi ki: “Allah bizi affetsin, İstanbul’a ihanet ettik.” Bırakın ihaneti ya, bırakın yakasını! İstanbul halkı sizi uzaklaştırdı kardeşim, sizi cezalandırdı. Bir elinizi Hamidiye suyundan sokuyorsunuz, öbür elinizi Haydarpaşa ve Sirkeci Garı’na sokuyorsunuz.

HALİL ETYEMEZ (Konya)İlçelere bak, ilçelere!

TURAN AYDOĞAN (Devamla)Biz söz verdik, Sayın İmamoğlu’yla sokaklarda söz verdik: İstanbul’a sizi dokundurtmayacağız! (CHP sıralarından alkışlar)

NAZIM MAVİŞ (Sinop)Hadi oradan be!

TURAN AYDOĞAN (Devamla)İstanbul’a dokunamayacaksınız, haddinizi bileceksiniz! 1 milyon oyla yenildiğiniz yere oradan buradan sızmaya kalkmayın. Kapıdan gidiyorsunuz, bacadan girmeye çalışıyorsunuz.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

75 konuşma daha · 22 Ekim 2019

75 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook