İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 88. BİRLEŞİM · SALI

Türk Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle

Turan Aydoğan

İstanbul Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 88. Birleşim · 5. yasama yılı · 10 Mayıs 2022 · 495 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Turan Aydoğan (CHP), 10 Mayıs 2022 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 88. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Türk Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 495 kelime.

Turan Aydoğan (CHP, İstanbul). “Türk Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 88. Birleşim tutanağı, 10 Mayıs 2022. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/turan-aydogan-27-2022-05-10-turk-ceza-kanunu-ve-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=106998

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

CHP GRUBU ADINA TURAN AYDOĞAN (İstanbul)Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Biraz esprili başlayalım değil mi arkadaşlar? Bir bilmecem var desem acaba bu kanun teklifini çıkaracak olan arkadaşlar “Haydi sor, sor.” derler mi bilmiyorum ama burada da yoklar zaten; 5 arkadaşımız var, Sayın Grup Başkan Vekili var. Ya, bilmece şu: İstanbul Sözleşmesi nereye battı da çekildiniz, şimdi böyle makyajlayacak kanun teklifleriyle kamuoyunu meşgul etmeye çalışıyorsunuz? Neydi eksiği İstanbul Sözleşmesi’nin? Nedir 6284’te size uymayan şey? İstanbul Sözleşmesi’nden çekildikten sonra alelacele, kanun yapma tekniğine aykırı, sokaktan adam getirseniz kullanmayacağı ifadelerle beraber bu yaptığınız kanun teklifini buraya getirmenizin temel nedeni, acaba zaman içerisinde 6284’ü de yok saydırmak mıdır? Koca bir kanun var. Bu getirdiğiniz teklifin gerekçesinde, Fransız hukukuna varana kadar aslında hiçbir dayanağı olmayan atıflarda bulunuyorsunuz ama on yıldır yürürlükte olan kadına karşı şiddetle ilgili 6284’e yönelik tek bir atıfta bulunmuyorsunuz. Niye? Çünkü siyasetin hukuka yansımaması gereken samimiyetsizliği bu getirdiğiniz kanun teklifiyle beraber kendisini ortaya koyuyor. İstanbul Sözleşmesi’ni samimi olarak getirmediniz. Bayram ilan ettiniz, 2011 yılında bazı çevrelerle beraber sokağa döküldünüz. Hakkıydı bu, bakın, sözleşme çok kıymetliydi. İstanbul'un adıyla anılan, çağa uygun, gerçekten insan yaşamını teminat altına alabilecek bir sözleşme yaptınız yani o dönemde yaptığınız en iyi işlerden bir tanesini yaptınız. Sonra, Sayın Cumhurbaşkanı, bir nisan ayı gece yarısı tekmeyi vurdu, kovayı devirdi. Sağır kaldınız, dilsiz kaldınız, lal kaldınız, tek kelime etmediniz. O sözleşme buradan bir kanunla çıkmamış mıydı? Onun bir yürürlük kanunu yok muydu? Anayasa’da Cumhurbaşkanının neyi yapıp neyi yapmayacağı yazmıyor muydu? Aslında o çekilmeyle beraber Meclisin yetkisi gasbedilmemiş miydi? Siz bu Meclisin milletvekili değil miydiniz? Olduğunuz ortamlarda tek kelime etmediniz, yattınız bir süre. Sonra, yine vahiy geldi galiba sarayın duvarları arasında. Öyle ya, kadın cinayetleri var, ortalıkta bir dünya problem var, İstanbul Sözleşmesi’nden çekilerek bunu azaltmak yerine artırmaya neden olunmuş bir ortam var. E, ne yapalım? Makyaj yapalım. Bu makyaj kanunu getiren arkadaşlarımız -iddialı olarak söylüyorum- hukuk bilmiyorlar ya da kötü niyetliler. İkisinden biri, üçüncü seçenek yok; ya hukuk bilmiyorlar ya kötü niyetliler. Nerede görülmüş Anayasa normuna karşı, sıradan bir kanunda normu tekrar yazarak kanun çıkarıp şirinlik yaratmak? “Hâkimleri, onları takdiri indirim nedenlerinden uzaklaştıralım, sonra tadadi olarak saydıklarımızı da yazarken gerekçelendirsinler.” Bu Anayasa sizi bağlamıyor galiba. Anayasa’nın 141’inci maddesinde -Sayın Cora, sen bilirsin, hukukçusun- bütün kararların gerekçesiyle yazılacağı yazar değil mi? CMK’de aynı hüküm vardır, HMK’de aynı hüküm vardır. Der ki “Hâkimler kararlarını gerekçeleriyle yazar. Mahkemeler kararlarını gerekçeleriyle yazar.” Siz bu kanun teklifinin 1’inci maddesiyle neyin şirinliğini yaptınız yine? Üçüncü sayfa haberlerinden dolayı bir şirinlik mi yapmayı düşündünüz? “Hâkim gerekçeli yazacak.” Yazmıyorsa sizin getirdiğiniz hâkimler yazmıyor. Bu kepazeliği ikrar etmek zaten size yeterli. Ortalığı ilçe başkanı hâkimlerle doldurdunuz; karar yazmayı da bilmiyorlar zaten, gerekçe yazmayı da bilmiyorlar, gerekçelerini kalemlerindeki birazcık daha tecrübeli kalemdeki müdüre ya da elemana yazdırıyorlar. Bu utanç sizin zaten, utancınızın ikrarını yapıyorsunuz burada. Anayasa 141’i görmüyorsunuz, CMK’yi görmüyorsunuz, HMK 27’yi görmüyorsunuz, hiçbir şeyi görmüyorsunuz, “Hâkimler, gerekçeli yazacaklar.” Zaten gerekçeli yazmaları gerekiyor ama sizin getirdiğiniz hâkimlerde bir sorun var. Onlar karar yazarken tarihe geçtiler, dediler ki: “Kadınların karnından sıpayı, sırtından sopayı eksik etmemek lazım.”

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

70 konuşma daha · 10 Mayıs 2022

70 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook