İstanbul'un fethinin 571'inci yılına, kamuda tasarruf tedbirleri uygulamasının bir hayat felsefesi olması gerektiğine, Filenin Sultanları'nın on üç saatlik uçak yolculuğunu daracık bir koltukta yaptıklarına, gündemdeki sokak hayvanlarının uyutulması meselesine ve evcil hayvan ticaretine şiddetle karşı çıktıklarına, ekonomik krize çözüm olarak Maliye Bakanının "İhbar edin." açıklamasına, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın katıldığı İslami Finans Zirvesi'nde kapitalist sistemle ilgili ifadelerine, Burdur'da bir diyaliz ünitesinde yaşanan sorundan dolayı entübe edilen hastalardan 2'sinin hayatını kaybettiğine ilişkin açıklaması
Balıkesir Milletvekili · İYİ Parti
Genel Kurul, 88. Birleşim · 2. yasama yılı · 29 Mayıs 2024 · 655 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Kaynak göster
Turhan Çömez (İYİ Parti), 29 Mayıs 2024 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 88. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İstanbul'un fethinin 571'inci yılına, kamuda tasarruf tedbirleri uygulamasının bir hayat felsefesi olması gerektiğine, Filenin Sultanları'nın on üç saatlik uçak yolculuğunu daracık bir koltukta yaptıklarına, gündemdeki sokak hayvanlarının uyutulması meselesine ve evcil hayvan ticaretine şiddetle karşı çıktıklarına, ekonomik krize çözüm olarak Maliye Bakanının "İhbar edin." açıklamasına, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın katıldığı İslami Finans Zirvesi'nde kapitalist sistemle ilgili ifadelerine, Burdur'da bir diyaliz ünitesinde yaşanan sorundan dolayı entübe edilen hastalardan 2'sinin hayatını kaybettiğine ilişkin açıklaması); konuşma 655 kelime.
Turhan Çömez (İYİ Parti, Balıkesir). “İstanbul'un fethinin 571'inci yılına, kamuda tasarruf tedbirleri uygulamasının bir hayat felsefesi olması gerektiğine, Filenin Sultanları'nın on üç saatlik uçak yolculuğunu daracık bir koltukta yaptıklarına, gündemdeki sokak hayvanlarının uyutulması meselesine ve evcil hayvan ticaretine şiddetle karşı çıktıklarına, ekonomik krize çözüm olarak Maliye Bakanının "İhbar edin." açıklamasına, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın katıldığı İslami Finans Zirvesi'nde kapitalist sistemle ilgili ifadelerine, Burdur'da bir diyaliz ünitesinde yaşanan sorundan dolayı entübe edilen hastalardan 2'sinin hayatını kaybettiğine ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 88. Birleşim tutanağı, 29 Mayıs 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/turhan-comez-2024-05-29-istanbul-un-fethinin-571-inci-yilina-kamuda-tasarruf-tedbirleri-uygul (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=124494
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir)Teşekkür ediyorum.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün, 29 Mayıs İstanbul'un fethinin 571'inci yılı. 21 yaşındaki bir gencin yedi asırlık bir hayali gerçeğe dönüştürdüğü gün ve Orta Çağ’ın karanlığından medeniyet meşalesini yakarak Doğu ile Batı'yı buluşturduğu gün. Sadece surların değil çağların da aşıldığı bir gün ve o güzel şehir İstanbul'un Türk yurdu olduğu gün. Bu muhteşem fetih günü hepimiz için kutlu olsun.
Değerli arkadaşlar, kamuda tasarruf tedbirleri uygulaması hayata geçti, artık, hepimiz tasarruflu yaşayacağız. İtibar dışında her şeyden tasarruf edeceğiz, öyle kararlaştırıldı. Memurların servisleri artık olmayacak, kâğıt, kalem kullanımında artık çok daha dikkatli olunacak. Tabii, bunların hepsi son derece güzel ama bu bir hayat felsefesi olmalıydı. Tam tasarruf tedbirlerine alışıyorken bir de baktık ki Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Sayın Uraloğlu Almanya'da katılacağı bir toplantıya özel jetle gitmiş. “Gittin de neden gittin?” diye soruyoruz ama cevap yok. “Nasıl gittin?” diyoruz ona da cevap yok. Peki, parasını kim ödedi, cebinden mi ödedin, yoksa devletin kasasından mı çıktı, ne kadar ödendi? Bunu da bilmek istiyoruz ama hiçbirine cevap yok. Mesela, her gün Almanya'ya onlarca uçak varken Türk Hava Yollarının tarifeli uçağını değil de neden özel bir jeti tercih ettin? Onun da cevabı yok. Bunun samimi ve net bir izahının yapılması gerekiyor.
Öte yandan, Filenin Sultanları’nın on üç saatlik uçak yolculuğunu daracık bir koltukta yapmış olmaları da hakikaten anlaşılabilir gibi değil. Burada açıkça bir kurumu eleştirmek istemiyorum ama ortaya çıkan tablonun nahoş olduğunu ve olmaması gerektiğini de vurgulamak istiyorum.
Değerli arkadaşlar, son günlerde Türkiye'nin önemli gündemlerinden biri de sokak hayvanlarının dramı. Türkiye'de başıboş köpek sayısı 4 milyonu aşmış ve gelinen nokta hem bu hayvanlar için hem de toplum için gerçek bir sorun hâline gelmiş. Ancak birçok farklı konuda tanık olduğumuz gibi, burada da yine bir AK PARTİ klasiğini görüyoruz. Sorunu önce öngörmeyip sorun çıktıktan sonra, önce halının altına süpürüp, ondan sonra da örtülemeyecek hâle geldikten sonra “Ne yapalım, artık bu sorun çözülmüyor, yok edelim.” anlayışıyla hareket ediliyor ve maalesef, sokak hayvanlarıyla ilgili de yine gelinen nokta bu. Her ne kadar kendileri “uyutma” dese de biz bunun bir katliam olduğunu, düpedüz öldürmek olduğunu biliyoruz ve buna şiddetle karşı çıkıyoruz. Şimdi, AK PARTİ cenahı diyor ki: “Bu kadar hayvanın barınaklara alınıp kısırlaştırılması büyük bir maliyet ya da toplu katliam, bu da ciddi bir maliyet.” Tabii, iktidarınız boyunca her şeye rant ve para gözünden baktığınız için burada da hesaplarınıza bu yönde bakıyorsunuz. Bizim için sokaktaki çocuklarımızın, yaşlılarımızın can güvenliği hayati öneme sahip ama insan olmamızın gereği olarak da bu hayvanlara sahip çıkma sorumluluğumuzu da asla unutmuyoruz. Bu meselenin kalpsizlikle ve vicdansızlıkla çözülmesine müsaade etmeyeceğiz. Bunun için önce iyi niyet gerekir, sonra merkezî hükûmet ve yerel yönetimler arasında uyumlu bir çalışma gerekir ve ardından da sivil toplum örgütlerinin ciddi bir desteği gerekir. Temel formül, topla, kısırlaştır, aşıla ve korudur; bizim parti olarak baktığımız böyledir.
Evcil hayvan ticaretinin yapılmasına da şiddetle karşı çıkıyoruz. Mutlaka ve mutlaka bir hayvan hakları yasası çıkarılmalıdır. Bu konuda teklif Parlamentoya geldiğinde tutumumuzun bu olacağını net olarak ifade etmek istiyorum. Ha, bu arada “Paramız yok.” diyorsanız bir önerimiz var: Şirketlerden almaktan vazgeçtiğiniz vergi şu ana kadar 1 trilyon 476 milyar lirayı buldu, bunun küçük bir miktarını sokak hayvanlarına ayırırsanız meseleyi gayet rahat çözebilirsiniz.
Değerli arkadaşlar, içinde bulunduğumuz ve giderek derinleşen ekonomik krize, şu anda 1,5 trilyona yaklaşmış bütçe açığına Sayın Maliye Bakanı muhteşem bir çözüm buldu, “İhbar edin.” dedi yani istibdat dönemlerinden kalma “sayın muhbir vatandaş” uygulamasını hayata geçirmek istedi. Demek ki siz yirmi iki yıldır iktidarda bulunan bir anlayış olarak, devlet olarak bir sistematik yapı kurmamışsınız, kuramamışsınız ve görevinizi yapmamışsınız. Vergi kaybı büyümüş, bütçe açığı rekor kırmış ve meseleyi bir ihbar kültürüyle, muhbircilik anlayışıyla çözmeye çalışıyorsunuz. Siz bu projeye ne isim verdiniz bilmiyoruz ama biz buna “MUYAP” diyoruz yani “muhbirlik yap, para kazan projesi” diyoruz, “siz garibanı gammazlayın, biz kalantoru koruyalım projesi” diyoruz. İş adamlarının vergi borçlarını affet, üst düzey yöneticileri ballı maaşlarla besle, saray harcamalarınız rekor kırsın, kamu bankalarınızın bitmez tükenmez görev zararları ardı arkasına gelsin siz kalkın deyin ki…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
110 konuşma daha · 29 Mayıs 2024