Büyük Birlik Partisi lideri Muhsin Yazıcıoğlu'nun vefatının 16'ncı yılına, yirmi altı yıl önce Saraçhane’de ve Fatih’te yaşananlara, meydanlarda hak talep edenlere ve verdikleri mesaja ilişkin açıklaması
Balıkesir Milletvekili · İYİ Parti
Genel Kurul, 70. Birleşim · 3. yasama yılı · 25 Mart 2025 · 722 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Kaynak göster
Turhan Çömez (İYİ Parti), 25 Mart 2025 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 70. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Büyük Birlik Partisi lideri Muhsin Yazıcıoğlu'nun vefatının 16'ncı yılına, yirmi altı yıl önce Saraçhane’de ve Fatih’te yaşananlara, meydanlarda hak talep edenlere ve verdikleri mesaja ilişkin açıklaması); konuşma 722 kelime.
Turhan Çömez (İYİ Parti, Balıkesir). “Büyük Birlik Partisi lideri Muhsin Yazıcıoğlu'nun vefatının 16'ncı yılına, yirmi altı yıl önce Saraçhane’de ve Fatih’te yaşananlara, meydanlarda hak talep edenlere ve verdikleri mesaja ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 70. Birleşim tutanağı, 25 Mart 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/turhan-comez-2025-03-25-buyuk-birlik-partisi-lideri-muhsin-yazicioglu-nun-vefatinin-16-nci-yil (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=133667
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir)Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
25 Mart 2009 tarihinde şaibeli bir helikopter kazası neticesinde hayatını kaybeden Büyük Birlik Partisi lideri merhum Muhsin Yazıcıoğlu'na vefatının 16'ncı yılında rahmet diliyorum; kendisini rahmetle, minnetle, saygıyla yâd ediyorum, mekânı cennet olsun diyorum.
"Eğer bir ülkede halk bunalmış ve ellerini semaya açarak adalet çığlığı atar hâle gelmişse oradaki yargı sisteminde bir sorun var demektir." Çok tarihî bir laf, çok önemli bir laf. Bu sözün, bu lafın sahibi kim biliyor musunuz? Sayın Erdoğan. Bir zamanlar adaletsizlikten, hukuksuzluktan, yargı zulmünden şikâyet eden ve o dönemde haklı olan Erdoğan, maalesef bu ülkede hakkaniyetli bir adalet mekanizmasını yirmi üç yıldır tesis edememiştir. Bunu sadece ben söylemiyorum, bunu AK PARTİ saflarında siyaset yapmış eski bir Bakan da söylüyor. Ne diyor Sayın Hüseyin Çelik? "Biz bir militan yargı oluşturduk." diyor. Bu militan yargı eliyle siyasetin dizayn edilmesine, insanlara haksızlık yapılmasına, adalet duygusunun ayaklar altına alınmasına şiddetle itiraz ediyoruz.
Sizi tam yirmi altı yıl öncesine götürmek istiyorum. Tam yirmi altı sene önce Saraçhane, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve ben de oradayım, Sayın Erdoğan'ın yanındayım. Bilemiyorum, o tarihte Sayın Erdoğan'la omuz omuza olan herhangi biri var mı aramızda? Yine o meydanlar doluydu, on binler vardı o meydanlarda ve Erdoğan'ı destekliyorlardı ama o meydanlarda olmayan bir şey vardı: TOMA'lar yoktu, insanların üzerine tazyikli su fışkırtan TOMA'lar yoktu. Orada gösteri yapan, Sayın Erdoğan'a haksızlık yapıldığı için onun hukukunu korumak üzere o meydanlara gelen insanların üzerine gaz kapsülleri atılmıyordu, polisler coplarla onların üzerine yürümüyorlardı ve insanlar orada haklı tepkilerini ortaya koydular. Daha sonra bir başka şey daha, Fatih... Bakın, Fatih'te de Sayın Erdoğan cezaevine gönderilirken on binler meydanlardaydı. Sayın Erdoğan en son nereye uğradı biliyor musunuz? Benim ofisime uğradı ve ben kendisini o haksızlıkta yanı başında olan birisi olarak desteğimi ifade etmek üzere ofisimde ağırladım ve Pınarhisar Cezaevine ben götürdüm yoğun bir kalabalıkla beraber. Aynı şekilde, yine Fatih caddeleri hınca hınç doluydu ama polis yoktu, TOMA'lar yoktu, gaz kapsülleri yoktu ve coplar yoktu. O gün sayın...
NURETTİN ALAN (İstanbul)Bir tane cam kırılmış mıydı?
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir)Geleceğim oraya, geleceğim, sabredin.
Bugün devletsiniz, o camları korumak da sizin vazifeniz, o camileri korumak da sizin vazifeniz. Anayasa 34'e göre sokağa çıkmış o milletin hakkını, hukukunu korumak ve onların gösteri yapma haklarını tesis etmek de sizin vazifeniz. Ben o gün Sayın Erdoğan'a hangi saik ve gerekçeyle destek olduysam bugün aynı gerekçeyle hayır diyorum, yanlış yapıyorsunuz diyorum, kurduğunuz ve tesis ettiğiniz militan yargı marifetiyle rakiplerinizi tasfiye etmekten ve insanlara haksızlık yapmaktan vazgeçin diyorum. Bakın, hiç kimse layüsel değildir, herkes sorgulanabilir, herkes yargılanabilir ancak hakkaniyetli bir adalet mekanizması çerçevesinde. 16 milyon kişinin Belediye Başkanı ve seçilmiş bir Belediye Başkanı bugün elde sabit ve somut hiçbir veri ve delil olmadan yargılanıyor. Elbette yargılansın fakat bu yargılanma mekanizması hakkaniyetli olsun, adil olsun ve gerçek ortaya çıksın. Bir zamanlar FETÖ'den öğrendiğiniz taktiklerle, medyada oluşturduğunuz infaz mangalarıyla önce insanları infaz ederek, ondan sonra içeriden sızdırılmış yalan yanlış bilgilerle insanların şahsi hüviyetini hedef alarak oluşturduğunuz kamuoyuyla bu yargıyı tesis edemezsiniz, bu ülkede adalet duygusunu tesis edemezsiniz. O dönemde yani kumpas dönemlerinde yani Ergenekon, Balyoz dönemlerinde FETÖ'cü alçaklar neyi yaptılarsa bugün onlardan öğrendiğiniz taktikleri aynı şekilde yapıyorsunuz ve maalesef adalet duygusuna haksızlık ediyorsunuz, millete de haksızlık ediyorsunuz. Öte yandan, az önce de söyledim, dedim ki: Bakın, insanlar sokakları boş yere doldurmuyorlar, o insanlardan rahatsız olmayın; meydanlara dökülmüş, feryat eden, hak talep eden ve Anayasa 34'e göre "Biz buradayız." diyerek bir şey söyleyen, iktidara mesaj veren o kalabalıkları lütfen dinleyin.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun, tamamlayın.
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir)Onları sokak teröristi olarak ilan etmek yerine, vandal olarak ilan etmek yerine "Evet, Anayasa 34'e göre haklısınız, gelin sizi dinleyelim; sizin güvenliğinizi tesis etmek de bizim sorumluluğumuz. Size kulak veriyoruz, nedir derdiniz?" diye onlarla oturup konuşmanız lazım. İstiyorsunuz ki herkes sizin gibi düşünsün, sizin gibi yaşasın, sizin gibi hareket etsin ve size alkış tutsun; bunun adı bir demokrasi değildir, bunun adı ceberut bir anlayıştır. Elbette itiraz edeceğiz, elbette yaptığınız yanlışlıklara "Hayır, bunu yapmayın." diyebileceğiz.
Bakın, sokaklara çıkan insanlar şunun feryadıyla sokağa çıkıyorlar... Özellikle gençler vardı meydanlarda, yirmi altı yıl sonra yine aynı meydanlara gittim, yine aynı atmosferi yaşadım ve oradaki gençler "Geleceğimizden endişe ediyoruz, istikbalimizden kaygı duyuyoruz. Siyasete girmediğimiz takdirde, iktidara destek olmadığımız takdirde önümüzün açılmayacağını biliyoruz ve hayal kuramaz hâle geldik; geleceğimizden endişe ediyoruz." diyorlar.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir)Bitiriyorum Sayın Başkan.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
152 konuşma daha · 25 Mart 2025