İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
GENEL KURUL · 81. BİRLEŞİM · SALI

Samsun'un Canik ilçesinde meydana gelen heyelana, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Türkiye'nin nüfus artış hızıyla ilgili ifadesine ve Sağlık Bakanının "aile" tanımına ilişkin açıklaması

Turhan Çömez

Balıkesir Milletvekili · İYİ Parti

Genel Kurul, 81. Birleşim · 3. yasama yılı · 29 Nisan 2025 · 590 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma · Günün kaydı →

Kaynak göster

Turhan Çömez (İYİ Parti), 29 Nisan 2025 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 81. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Samsun'un Canik ilçesinde meydana gelen heyelana, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Türkiye'nin nüfus artış hızıyla ilgili ifadesine ve Sağlık Bakanının "aile" tanımına ilişkin açıklaması); konuşma 590 kelime.

Turhan Çömez (İYİ Parti, Balıkesir). “Samsun'un Canik ilçesinde meydana gelen heyelana, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Türkiye'nin nüfus artış hızıyla ilgili ifadesine ve Sağlık Bakanının "aile" tanımına ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 81. Birleşim tutanağı, 29 Nisan 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/turhan-comez-2025-04-29-samsun-un-canik-ilcesinde-meydana-gelen-heyelana-cumhurbaskani-erdoga (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=134472

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir)Çok teşekkür ediyorum.

Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Geçtiğimiz akşam Samsun'da Canik'te Türkiye'nin hiç görmemesi gereken, hiç yaşamaması gereken bir felaket yaşandı. 1 anne, 1 baba, 2 küçük yavru, yolculuk esnasında bir benzin istasyonuna arabalarını çektiler ve daha sonra baba ve 2 yavru aracın içerisindeyken maalesef bir anda hayata veda ettiler. Peki, böyle bir tabloyu biz bugün "kader" diye mi izah edeceğiz? "Başınız sağ olsun." diyerek mi geçiştireceğiz? Ölümün bu kadar sıradanlaştığı, her alanda, her çeşit ölümün yaşandığı bu ülkede kimseye hesap soramayacak mıyız? Bu 2 küçük yavrunun yaşam hakkını kim teyit edecek, kim tescil edecek, kim hesap verecek bunun için? Dönüp baktığınızda, bakıyorsunuz, hem Canik hem Samsun tam yirmi küsur yıldır iktidar tarafından yönetiliyor ve aynı bölgede on iki yıl önce bir sel felaketi yaşanmış. O benzin istasyonunun sahibinin orada, o alanda, 300 metre ötede bir alışveriş merkezi var. O dere yatağına yapıldığı için, doğru düzgün ıslah yapılmadığı için, yandaşlardan ve çevreden alınmış birtakım usulsüz izinlerle ve ruhsatlarla oraya yapıldığı için, oraya bir sel geldi ve büyük felaket yaşandı. Aynı yere TOKİ konut yapmış ve o TOKİ'nin konut yaptığı yerde, on iki yıl önce tam 12 vatandaşımız sel nedeniyle hayatını kaybetmiş. Hesap soramayacak mıyız Allah aşkına? Bu küçücük yavruların, hayata gencecik, küçücük yaşta veda etmiş o çocukların hakkını soramayacak mıyız? Diyoruz ki "Nüfus sayısı artsın." Çocukların göz göre göre öldüğü bir ülkede nasıl artıracağız biz nüfus sayımızı? Bakın, göstereceğim şimdi, Allah aşkına şöyle bir yere kim ruhsat verir? Bir tane levha koymuşlar "Taş düşebilir." "Heyelan gelebilir." tarzında bir ilan koymuşlar veya bir ikaz koymuşlar. Allah aşkına "Türkiye Yüzyılı" dediğiniz bir ülkede böyle bir manzaraya, böyle bir fotoğrafa Türkiye layık mı? Bakın, az ilerisinde, 300 metre ilerisinde yaşanmış bir heyelan. Bir devlet kuruluşu bundan ibret almaz mı, ders almaz mı, tedbir almaz mı? Sadece burada değil. Buyurun, İzmir; Allah'tan bir felaket yaşanmadı, aynı şey İzmir'de de var. Buyurun, size Ankara'dan örneklerini göstereyim, aynı şey. Nedir bu rant? Nedir bu açgözlülük? Nedir bu baktığınız her yerde talan görme anlayışı? Böyle bir anlayışla bu ülkeyi siz nereye taşıyacaksınız?

Buradan ilgililere açık çağrı yapıyorum: Hesap vermeli birileri, hesap vermeli ki bir daha bunlar olmasın. O küçücük yavruların gencecik yaşta, küçücük yaşta hayata veda etmelerinin sorumluluğu olmalı. Birileri bunun sorumluluğunu almalı.

Sayın Erdoğan'ın resmî sosyal medya hesabında bir ifade var, onun üzerinden bir değerlendirme yapacağım. Dün dedi ki Sayın Erdoğan: "Türkiye nüfus artış hızı bakımından kritik bir kavşağa gelmiştir." Doğru. "Muhalefet buna önem vermiyor olabilir, absürt argümanlarla bunu sulandırmak istiyor da olabilir." Bunu kim söyledi? Yirmi üç yıldır bu ülkeyi yöneten Sayın Erdoğan söyledi. Ülkenin içinde bulunduğu bu kritik aşamada bile bu ülkede nüfus sayısının veya çocuk sayısının veya doğurganlık oranının düşmesini bile muhalefete yükledi.

Şimdi örnek vereceğim size. Bakın, sadece nisan ayında bu güzel ülkede 4 tane çocuk işçimiz hayatını kaybetti. Abdurrahman Niğde'de makineye kolunu kaptırdı, hayatını kaybetti kanlar içerisinde. Yusuf Konya'da sondaj kuyusu açılırken bir demir boru koptu, yüzüne çarptı, hayatını kaybetti. Mehmet Kayseri'de kum ocağında çalışırken Kızılırmak'a düştü, boğularak hayatını kaybetti. Necip Fazıl Samsun'da çalıştığı inşaatın 2'nci katından düştü ve hayatını kaybetti. 4 çocuk, Allah aşkına, 4 çocuk bir ay içerisinde hayatını kaybetti. Kime soracağız bunun hesabını? Rakamlara bakıyoruz: Son on bir yıl içerisinde 742 çocuğumuz iş kazasında hayatını kaybetmiş, sadece -2024- geçtiğimiz yılda tam 71 yavrumuz iş kazasında hayatını kaybetmiş. Biz miyiz şimdi bu rakamları sulandıran? Biz miyiz bu sorunları gündeme getirirken gündemi sulandıran? Hesabını soramayacak mıyız bu çocukların, bu çocuk işçilerin göz göre göre hayata veda etmelerinin?

Bitmedi daha söyleyeceğim rakamlar, bu rakamlardan Türkiye'nin haberdar olması lazım.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

93 konuşma daha · 29 Nisan 2025

Günün kaydı →
93 konuşmanın tamamı →