İşsizliğe ve üniversiteli işsizlere, Çankırı Karatekin Üniversitesi Rektörüne, ülkenin sanayisine, Samsun Terme Belediye Başkanlığının düzenlediği etkinliğe, İsrail'le ticarete ve bakanlara verdikleri soru önergelerine ilişkin açıklaması
Balıkesir Milletvekili · İYİ Parti
Genel Kurul, 92. Birleşim · 3. yasama yılı · 28 Mayıs 2025 · 786 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Kaynak göster
Turhan Çömez (İYİ Parti), 28 Mayıs 2025 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 92. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İşsizliğe ve üniversiteli işsizlere, Çankırı Karatekin Üniversitesi Rektörüne, ülkenin sanayisine, Samsun Terme Belediye Başkanlığının düzenlediği etkinliğe, İsrail'le ticarete ve bakanlara verdikleri soru önergelerine ilişkin açıklaması); konuşma 786 kelime.
Turhan Çömez (İYİ Parti, Balıkesir). “İşsizliğe ve üniversiteli işsizlere, Çankırı Karatekin Üniversitesi Rektörüne, ülkenin sanayisine, Samsun Terme Belediye Başkanlığının düzenlediği etkinliğe, İsrail'le ticarete ve bakanlara verdikleri soru önergelerine ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 92. Birleşim tutanağı, 28 Mayıs 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/turhan-comez-2025-05-28-issizlige-ve-universiteli-issizlere-cankiri-karatekin-universitesi-re (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=135367
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir)Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Türkiye genelinde 3.170 temizlik, toplam 3.658 işçi kadrosu açtı Sağlık Bakanlığı; Türkiye genelinde. Müracaat ne kadar biliyor musunuz? 1 milyon 600 bin; bir daha söylüyorum, bu kadroya 1 milyon 600 bin kişi müracaat etti yani her bir kadroya tam 440 kişi müracaat etmiş. Allah aşkına, dünyanın neresinde böyle bir uygulama var? Ve bunların önemli bir kısmı da üniversite mezunu.
Şimdi Ordu'dan örnek vereceğim: Bakın, Ordu'da Sağlık Bakanlığı 67 temizlik görevlisi personeli için bir ilana çıkmış. Müracaat eden 27 bin, bir daha söylüyorum 27 bin kişi, bunun da 10 bini üniversite mezunu; Allah aşkına, 10 bin üniversite mezunu. Ülkeyi bu hâle nasıl getirdiniz siz? Nasıl olur böyle bir şey? Bakın, Ordu'dan, aslında Türkiye manzarası olacak bir başka fotoğraf daha takdim edeceğim: Ordu, hepimizin bildiği gibi fındık üretiminde öncü illerimizden bir tanesidir. Fındıkta ciddi sıkıntı var; girdi maliyetleri arttı, onun yanı sıra zararlı böcek musallat oldu, onun yanı sıra don vurdu. Şimdi artık fındık sektöründe ciddi manada işsizlik baş gösterdi. Öte yandan, biraz sonra tekstille ilgili de önemli şeyler söyleyeceğim. Tekstilin önemli merkezlerinden bir tanesidir. Tekstilde ciddi bir çöküş var Türkiye'de çünkü "yüksek faiz, düşük kur" politikası münasebetiyle artık tekstil sektörü dünyayla rekabet edemez hâle geldi ve Ordu'da çok ciddi bir işsizlik baş gösterdi. İşte, onun içindir ki 67 kadroya 10 bini üniversite mezunu olmak üzere toplam 27 bin kişi müracaat etmiş; inanılır gibi değil. Bu, aslında Türkiye'de içinde bulunduğumuz durumun net bir fotoğrafı. Biraz sonra hemen Ordu'nun bitişiğinden bir başka ilden örnek vereceğim. Samsun'da belediyenin yapmış olduğu etkinliklerdeki kumar görüntülerinden bahsedeceğim. Ancak buna geçmeden önce tekstil niye bu sorunu yaşıyor? Ki sadece yaşadığımız sorun tekstilde değil bütün sektörlerde, bütün sanayide ciddi manada dramatik bir tablo söz konusu. Az önce değerli arkadaşım ifade etti; Çankırı Karatekin Üniversitesi'nde... Bakın, Ordu'da 10 bin kişi, temizlik görevlisi olmak için müracaat eden 10 bin üniversite mezunu varken Çankırı'da, Karatekin Üniversitesinde -üniversitenin rektörü demeye dilim varmıyor- bu adam kendine 1 milyon 200 bin lira maaş bağlamış ve dört yıl boyunca 60 milyon liradan fazla cebine indirmiş; özellikle bunu söylüyorum.
Baktım üniversitenin kayıtlarına, bu üniversiteden çocuklara, gençlere ne kadar burs verilmiş diye; üniversitenin sağladığı burs her 100 çocuktan, 100 gençten 0,5. Allah aşkına, birilerinin cebini doldurmaya doymadınız mı siz? Koskoca üniversitenin rektörü utanmadan, sıkılmadan bu kadar yüksek paraları cebine boca edecek, öğrencilere burs verecek para bulamayacak, ondan sonra mezun olan üniversite öğrencileri de sağda solda temizlik görevlisi olmak için uğraşacak ve gayret sarf edecek.
Bakın, bu "düşük kur, yüksek faiz" politikası münasebetiyle şu anda tekstilde ciddi manada alarm zilleri çalıyor, her yerden duyuyoruz. Geçtiğimiz iki yıl içerisinde 300 bin kişi tekstilde işini kaybetti, bu yıl böyle devam ederse bir 300 bin kişi daha maalesef işini kaybetmek zorunda kalacak. Bütün illerde durum böyle. Geçtiğimiz birkaç ayda İzmir'de aynı şey yaşandı, 4 binden fazla insan tekstil sektöründe işini kaybetti. Sebep "düşük kur, yüksek faiz." Niye? Çünkü ülkeyi borç batağına batırdınız. 130 milyar dolarla teslim aldığınız ülkeyi bugün 540 milyar dolar borca batırdınız. Yer altında, yer üstünde ne var ne yoksa sattınız ve Varlık Fonu marifetiyle de tam 70 milyarlık özelleştirme yaptınız; her Allah'ın günü gözümüzün içine soktuğunuz o gelecek garantili projelerle de yavrularımızın istikbalini ipotek altına aldınız. Şu anda kasa sıfırı tüketti, Mehmet Şimşek onun için kapı kapı dolaşıp tefeciden para dileniyor. Bu kelimeyi özellikle söylüyorum, niye? Çünkü tefeci, yüksek rantlı bir ülke olduğu için Türkiye'ye gelecek ve siz de hazineyi dolduracaksınız. Bu şartlar altında ekonominin yürümesi mümkün değil.
İşte, bundan dolayı, sanayici rekabet edemediği için "yüksek faiz, düşük kur" politikasıyla başa çıkamadığı için inanılmaz bir şekilde sıkıntı içerisinde ve bu sıkıntıdan dolayı da ciddi manada iflaslar var.
Bir önceki Maliye Bakanı Sayın Nebati'nin ağabeyi geçtiğimiz günlerde basına bir açıklama yaptı, dedi ki: "Biz epistemolojik bir kopuş yaşadık." Herhâlde bunu demek istedi, "Biz artık koptuk, duramıyoruz Türkiye'de; gittik, Çin'de üretim yapıyoruz." dedi.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANTamamlayın lütfen.
Buyurun.
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir)Bu ülkede Maliye Bakanlığı yapmış birisinin ağabeyi şirketlerini Çin'e taşıyorsa oturup herkesin teker teker düşünmesi lazım. Bakın, Giyim Sanayicileri Derneği açıklama yaptı, dedi ki: Resmî enflasyon 2022-24 döneminde yüzde 138, asgari ücrete yüzde 249 zam oldu, döviz kurlarındaki artış yüzde 101; biz ondan dolayı battık ve süreç böyle devam ederse bu batış da bundan sonra sürecek. Maalesef sanayide ciddi alarm zilleri var. Şöyle baktığımız zaman, ilk üç ayda, ilk çeyrekte zarar eden firmalara baktığımızda Türk Hava Yolları gibi güzide kurum 16 milyon kâr beklerken 44 milyon zarar etmiş; öte yandan, çok önemli diğer kuruluşlar, Koç Holding zarar etmiş 1,4 milyar, CarrefourSA zarar etmiş, TOFAŞ zarar etmiş, VESTEL, EGESERAMİK ve buna benzer pek çok kuruluş zarar etmiş. Bu şartlar altında maalesef bu ülkenin sanayisinin ayağa kalkması mümkün değil.
Öte yandan, Samsun'dan bahsedeceğim şimdi size.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
83 konuşma daha · 28 Mayıs 2025