Bugün basına yansıyan bir habere ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Sekreterliğinin yaptığı açıklamaya ilişkin açıklaması
Balıkesir Milletvekili · İYİ Parti
Genel Kurul, 28. Birleşim · 4. yasama yılı · 10 Aralık 2025 · 742 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Kaynak göster
Turhan Çömez (İYİ Parti), 10 Aralık 2025 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 28. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Bugün basına yansıyan bir habere ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Sekreterliğinin yaptığı açıklamaya ilişkin açıklaması); konuşma 742 kelime.
Turhan Çömez (İYİ Parti, Balıkesir). “Bugün basına yansıyan bir habere ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Sekreterliğinin yaptığı açıklamaya ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 28. Birleşim tutanağı, 10 Aralık 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/turhan-comez-2025-12-10-bugun-basina-yansiyan-bir-habere-ve-turkiye-buyuk-millet-meclisi-genel (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=139594
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir)Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri, Sayın Bakanlar, kıymetli bürokratlar; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Birkaç gündür bütçe görüşmelerinde çok pırıltılı rakamlar, muhteşem manzaralar takdim ediliyor. Herhâlde saraydan bakıldığında ya da ilgili bakanlıkların penceresinden bakıldığında bu rakamlar böyle görünüyor fakat dünyanın başka noktalarından bakıldığında rakamlar daha başka şeyler söylüyor bize. Onun için, biraz, özellikle Ticaret Bakanımızla ilgili rakamları paylaşacağım. Bakın, Çin gibi bir dünya devi var karşımızda ve Çin'in bu yılki dış ticaret fazlası 1,1 trilyon dolar. Geçen yılki, Türkiye'yle olan ticaretine baktık; Türkiye'yle olan ticaretinde Türkiye'nin aleyhine yaklaşık 42 milyar dolarlık bir ticari hacim kaybı var ve Türkiye'nin vermiş olduğu dış ticaret kaybının veya açığının yarısı Çin'le alakalı. Şimdi, deniyor ki: "Çin bir dünya devi, insan hakları yok, işçilik ucuz." Peki, siz buna karşı nasıl bir önlem alacaksınız? Yani Çin sürekli dünya ticaretini domine ederken ve bizim üzerimizde bu kadar büyük bir baskı oluştururken hangi önlemleri alacaksınız? Geçtiğimiz yıl BYD'yle ilgili bir yasa geçti, o zaman dendi ki: "Teknoloji transferi olacak Türkiye'ye." Ama o günden bugüne Manisa'da BYD'yle ilgili bir tek çivi çakılmadı, şu anda tamamen ticaret bizim aleyhimize.
Peki, Çin'de durum böyle de başka ülkelerde nasıl? Birkaç örnek vereceğim. Geçtiğimiz hafta NATO toplantısı için Kore'deydim. Kore'nin ticaret hacmine baktım Sayın Bakanım; 10 milyar dolarlık bir ticaret hacmimiz var, 9 milyar dolar ithal etmişiz, 1 milyar doların altında da ihraç etmişiz Kore'ye. Yani Kore'den -anladım- televizyon, telefon, araba, birçok şeyi, elektronik cihazı vesaireyi ithal ediyoruz, ALTAY tankının motorunu da ithal ediyoruz; Allah aşkına, Kore'den yeşil mercimeği gümrüksüz ithal etmenin ne gereği ve ne anlamı var? Sayın Erdoğan'ın açıklamış olduğu belgeye dayanarak söylüyorum bunu ki Kore yetmiş beş yıl önce bizim askerlerimizin gidip kurtardığı bir ülke -içlerinde benim annemin rahmetli dayısı da var- ve yetmiş beş yıl içerisinde bu noktaya gelmiş, aramızda tam 9 milyar dolarlık bizim aleyhimize bir ticaret hacmi var. Siz hâlâ elimizdeki birtakım rakamlarla mucizelerden falan bahsediyorsunuz.
Bakın, 2011 yılında açıklamış olduğunuz hedeflere baktım, çok konuşuldu ama teyiden bir kere daha söyleyeceğim. 2023 yılında Türkiye'nin ihracatının 500 milyar dolar olacağını ifade ettiniz, şahsınız değil ama Hükûmetiniz söyledi. Aradan kaç yıl geçti o rakamın hâlâ çok altındasınız. Ha, şunu diyebilirsiniz ki: "AK PARTİ iktidara geldiğinde 40 milyar dolar ihracatımız vardı, bugün 280-290 milyar dolarlara geldi." O zaman gelin, Avrupa'yla mukayese edelim: Bakın, aynı yıl, AK PARTİ'nin iktidara geldiği yıl Polonya'nın 40 milyar dolar ihracatı vardı, bugün 400 milyar dolara geldi ama Türkiye maalesef bunun çok altında kaldı.
Şimdi, siz bugün konuşmadınız, dikkat ettim ama diğer AK PARTİ'li ilgili konuşmacılar Türkiye'nin teknolojik ihracatının çok iyi olduğundan bahsediyorlar. Baktım rakamlara, 10 milyar dolar civarında bir ihracatımız var, bunun 7 milyar dolarından fazlası İHA'lar, SİHA'lar; neredeyse bizim teknolojik ihracatımız yok mesabesinde Sayın Bakanım, koskoca Türkiye'ye bu rakam yakışmıyor. Yani o rakamı beğeniyorsanız saygım var size ama o rakamı ben beğenmiyorum. Niye beğenmiyorum söyleyeyim: Geçen ay Tayvan'daydım, Tayvan'ın yarı iletken fabrikasını ziyaret ettim, TSCM'yi. Bakın, o fabrikanın -daha şurada kurulalı çeyrek asır olmuş- yıllık ihracatı 150 milyar dolar; bir daha söylüyorum, 150 milyar dolar. Şimdi, böyle bir dünya pazarında yaptığınız 2-3 milyar dolarlık ihracatı ne olursunuz gözümüzde büyütüp bize takdim etmeyin. Türkiye'nin cesametine, Türkiye'nin büyüklüğüne bunlar yakışmıyor. Şimdi, Polonya'dan örnek verdim; Allah aşkına, Türkiye Polonya gibi bir ülkeden hayvan ithal eder mi, et ithal eder mi? Türkiye gibi bir tarım ülkesi son bir yıl içerisinde -Sayın Erdoğan'ın imzaladığı genelgelere baktım, Resmî Gazete'de yayımlanan genelgelere baktım- 4,5 milyon ton mısır ithal ettik Sayın Bakanım, 1 milyon ton ayçiçeği, 1 milyon ton arpa; yakışıyor mu bütün bunlar Türkiye'ye? Teknolojik, anladım, diğerlerini de anladım ama tarım ürünlerinde böyle bir şey olmaması lazım. Dolayısıyla Türkiye'nin ihracat ve ithalat politikasını yeniden gözden geçirmesi son derece önemli.
Az önce sınırlarda önemli bir kontrol yaptığınızı söylediniz, teşekkür ediyorum, son derece kıymetli fakat Sayın Bakanım, bunun yeterli olmadığının altını çizeceğim. Bakın, geçtiğimiz yıl Avrupa'ya ihraç etmeye çalıştığımız veya ettiğimiz ürünlerin 500'ünden fazlasında -ki bunların birçoğu geri iade edildi- kalıntı bulundu. Şimdi soruyorum: Madem bu kadar sıkı bir denetleme var, Allah aşkına, bu gıda ürünlerinde kalıntılar niye bizim sınırımızda tespit edilmiyor da RASFF tarafından, Avrupa'ya gidildiğinde, Avrupa sınırında tespit ediliyor; bu bizim ciddi manada problemimiz. Biliyorum, Türkiye'de kullanılan zirai mücadele ilaçları Çin'den geliyor; İran'dan, Irak'tan kaçak gelenler var ve maalesef zehirleniyoruz ama dışarıya gönderdiğimiz ürünlerin doğru düzgün kontrol edilmesi lazım.
Uyuşturucudan bahsettiniz, teşekkür ediyoruz o çalışmalarınız için ama hakikaten yeterli değil. Bugün Türkiye ciddi manada bir uyuşturucu çaresizliği içerisinde. Küçücük çocuklarımız, gençlerimiz uyuşturucunun pençesi içerisinde. Lütfen, sınırlarda metamfetaminin sıvılaştırılarak sokulup sokulmadığı -bir kere yakaladığımızı biliyorum- daha sıkı denetlensin.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
97 konuşma daha · 10 Aralık 2025