İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
GENEL KURUL · 45. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Gıda enflasyonuna, kredi veya SGK borcu olan çiftçiyle ilgili Resmî Gazete’de yayımlanan kararnameye, TARİŞ’in açıkladığı zeytinyağı fiyatına, ilaç fiyatlarındaki artışa ve emeklilere ilişkin açıklaması

Turhan Çömez

Balıkesir Milletvekili · İYİ Parti

Genel Kurul, 45. Birleşim · 4. yasama yılı · 8 Ocak 2026 · 854 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma · Günün kaydı →

Kaynak göster

Turhan Çömez (İYİ Parti), 8 Ocak 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 45. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Gıda enflasyonuna, kredi veya SGK borcu olan çiftçiyle ilgili Resmî Gazete’de yayımlanan kararnameye, TARİŞ’in açıkladığı zeytinyağı fiyatına, ilaç fiyatlarındaki artışa ve emeklilere ilişkin açıklaması); konuşma 854 kelime.

Turhan Çömez (İYİ Parti, Balıkesir). “Gıda enflasyonuna, kredi veya SGK borcu olan çiftçiyle ilgili Resmî Gazete’de yayımlanan kararnameye, TARİŞ’in açıkladığı zeytinyağı fiyatına, ilaç fiyatlarındaki artışa ve emeklilere ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 45. Birleşim tutanağı, 8 Ocak 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/turhan-comez-2026-01-08-gida-enflasyonuna-kredi-veya-sgk-borcu-olan-ciftciyle-ilgili-resmi-ga (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=141068

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir)Estağfurullah.

Geçtiğimiz günlerde TARİŞ 2025 için fiyat açıkladı, dedi ki: "320 lira" fakat TARİŞ'e biri telefon etti, bir bakanlık telefon etti, dedi ki: "320 lira veremezsin." "Niye?" "Çünkü zeytinyağı fiyatları yükselirse enflasyon yükselir, düşüreceksin fiyatları." Bunun üzerine TARİŞ rakamı revize etti, aşağı çekti, 290 lira açıkladı. Bir daha söylüyorum, 2023 yılında 295 lira verdiği zeytinyağına TARİŞ bu sene 290 lira verdi yani iki yıl öncesinin de altında bir fiyat verdi. Peki, iki yıl içerisinde tarımsal girdi maliyetleri ne kadar arttı, zeytincilikte girdi maliyetleri ne kadar arttı? İnanılmaz bir artış söz konusu, yüzde 75'in üzerinde bir artış var. Bakın, bu kafayla, bu kredi anlayışıyla, bu çiftçinin yakasına yapışmayla siz tarımı da hayvancılığı da enflasyonu da hiçbir şekilde çözemezsiniz. Ha, sonradan öğrendik, Ticaret Bakanlığı yapmış eğer doğru değilse Ticaret Bakanlığı açar "Ben böyle bir talimat vermedim." der.

ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde)Doğrudur, doğrudur.

TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir)Doğruysa bunun gerekçesini açıklar. Bendeki bilgi bu talimatın Ticaret Bakanlığı tarafından verildiği şeklinde.

ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde)Ona da Mehmet Şimşek söylemiştir.

TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir)Eğer Ticaret Bakanlığı bu talimatı vermediyse o zaman TARİŞ diyecek ki: "Ben kendime göre yaptım." TARİŞ'in yakasına yapışacağız. İki sene önce zeytinyağına sen 295 lira verirken bu sene niye 290 lira veriyorsun, tarımsal girdi maliyetleri yüzde 75'in üzerinde artmışken? Ha, Ticaret Bakanlığı da niye düşürüyor biliyor musunuz? Enflasyonla mücadele etmek için. Allah aşkına, enflasyonla böyle mi mücadele edilir? Enflasyonla mücadele için yatırım yaparsınız, istihdam üretirsiniz, üretim sağlarsınız, ihracat yaparsınız, "know-how" üretirsiniz, teknoloji üretirsiniz, ondan sonra katma değer sağlarsınız, ülke bir ekonomik katma değer kazanır. Garibanın yakasına yapışıp, onun sırtına vergi yükleyip, köylünün, çiftçinin yakasına yapışıp iki yıl önceki fiyattan daha düşük fiyat vererek enflasyonu düşüreceksiniz öyle mi? Mümkün değil. Bakın, iddiayla söylüyorum, tarihe not düşmek için söylüyorum: Bu kafayla, önümüzdeki sene siz bu zeytinyağını da bulamayacaksınız ve çok daha yüksek paralara zeytinyağı satın almak zorunda kalacaksınız.

Peki, Bakanlıkların enflasyonla mücadelesinde başka ne tür modelleri var? Gelelim ilaca. Bakın, birkaç sefer burada söyledim, İrlanda gibi bir ülkenin 3 tane eczacılık fakültesi var, 100 milyar dolardan fazla yıllık ilaç ihracatı var. Peki, biz geçen sene ne kadar para harcadık ilaca? 325 milyar lira. Harcadığımız bu paranın yüzde 40'ı yurt dışına gitti, ithalata. Türkiye'de ürettiğimiz ilacın yani yüzde 60'lık kısmının da yüzde 80'den fazlasının ham maddesi yine ithalata bağlı. Dolayısıyla ilaçta tamamen ithalata bağlıyız ve dünyada hiçbir ülkede, hiçbir ülkede ilaç fiyatı bir başka ülkenin para değerine endekslenmez; bir tek Türkiye var, Türkiye'de ilaç fiyatı euroya endekslenmiş.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir)Bitireceğim Sayın Başkanım.

BAŞKANBuyurun, devam edin.

TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir)Niye? Çünkü ithal ediyorsunuz. Peki, euroyu yani euro fiyatını ilaçlara ne zaman uyguluyorsunuz? Bu sene ilk defa, ilk defa -çok önemli bir ayrıntıyı paylaşacağım sizinle- aralık ayına bıraktılar ve aralık ayında ilaç fiyatlarına yüzde 16,9'luk bir artış yaptılar ya da euro değeri üzerinden bir artış yaptılar.

Peki, başka ne yapacaklar? İşte, genelge burada, genelgede diyor ki: "Şubatta bir daha yapacağız." Niye aralık ayında yaptılar, biliyor musunuz? Bunun sebebi, ilacın fiyatındaki bu artışın enflasyona yansımaması. Peki, ikinciyi niye yapıyorlar? Çünkü artık ilaç ham maddesi bulamıyorlar. "Onu da bir sonraki seneye aktaralım da enflasyon biraz düşük görülsün. Enflasyon düşük olduktan sonra da ben memura, emekliye daha az para vereyim." Bakın, şeytanın aklına gelmez böyle bir ince uygulama.

Şimdi, birkaç gündür ilaç depolarıyla konuşuyorum, eczacılarla konuşuyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir)Son bir dakika, istirham ediyorum.

BAŞKANBuyurun, devam edin, buyurun lütfen.

TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir)Piyasada olmayan çok sayıda ilaç var. Bakın, eczacılar ve ecza depoları kendi aralarında iletişim kurmuşlar: "Elimde şu yok, elimde bu yok, efendim, kolesterol hapı yok, antibiyotik yok, göz damlası yok; yok, yok, yok." Niye, biliyor musunuz? Çünkü siz, ilaca yapmanız gereken zammı "Aman enflasyona katkı olmasın." "Aman bu sayede ben asgari ücretliye, emekliye veyahut da memura daha fazla para vermeyeyim." diye şubata ertelediniz ve ondan dolayı şu anda hem üreticiler hem de ecza depoları diyor ki: "Ben şubat ayını bekleyeceğim, ürünümü piyasaya salmayacağım." Böyle bir kafayla siz ne sağlığı düzeltebilirsiniz ne tarımı düzeltebilirsiniz ne de enflasyonla başa çıkabilirsiniz. İddiayla söylüyorum: Önümüzdeki sene hem tarımda hem enflasyonda bu ucube uygulamanızdan dolayı bu millet çok ağır bir bedel ödeyecek ama asıl bedeli siz sandıkta ödeyeceksiniz.

Son bir dakika daha verirseniz, istirham ediyorum, daha sonra uzatmayacağım.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun.

TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir)Bakın, Türkiye'nin her yerinden emekliler feryat ediyor, emekliler kan ağlıyor. Emekliler kendilerine reva görülen açlık sınırının neredeyse yarısı kadar olan bu emekli maaşına isyan ediyorlar.

Leyla Hanım hekim olduğu için, meslektaşım olduğu için gayet iyi anlayacaktır. Bakın, yoğun bakım doktorlarıyla görüşüyorum. Hastanelere müracaat etmiş emeklilerin kanlarında protein seviyeleri düşük, niye? Et alamıyorlar, protein alamıyorlar. Bırakın beslenmeyi, barınma imkânları dahi yok. Allah aşkına, yeniden bu meseleyi görüşün; kalkıp da 1.000 lirayla, 2.000 lirayla bizim karşımıza gelmeyin. Net olarak söylüyoruz, İYİ Partinin tavrı son derece nettir: En düşük emekli maaşının asgari ücrete endekslenmesi lazım. Geliyorsanız asgari ücretle gelin, size destek verelim. Bunun dışında, eğer şu görüşülmekte olan kanuna yeni bir ek madde getirmeye kalkıp 1.000 lirayla, 1.500 lirayla emekliyi tatmin etmeye veya gözünü boyamaya çalışırsanız bizden bir destek alamayacaksınız.

Teşekkür ediyorum.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

89 konuşma daha · 8 Ocak 2026

Günün kaydı →
89 konuşmanın tamamı →