İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
GENEL KURUL · 8. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle

Türker Ateş

Bolu Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 8. Birleşim · 3. yasama yılı · 16 Ekim 2024 · 469 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma · Günün kaydı →

Kaynak göster

Türker Ateş (CHP), 16 Ekim 2024 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 8. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 469 kelime.

Türker Ateş (CHP, Bolu). “Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 8. Birleşim tutanağı, 16 Ekim 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/turker-ates-2024-10-16-tuketicinin-korunmasi-hakkinda-kanun-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-ya (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=127874

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

TÜRKER ATEŞ (Bolu)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin 4’üncü maddesine yönelik verdiğimiz önerge üzerine söz almış bulunmaktayım.

Bugün Genel Kurulda Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’u konuşuyoruz ancak tüketiciyi zor duruma düşüren iktidarın yanlış ekonomik politikalarını anlamaktan ve anlatmaktan yorulduk. İktidarın deneme yanılma yöntemleriyle uyguladığı politikalar sayesinde eş zamanlı olarak konut krizi, gıda krizi, enerji krizi, finansman krizi gibi birçok kriz yaşanıyor. Sorunlar o kadar derinleşti ki TÜİK bile bazı fiyatların artışlarını gizleyemez oldu. Sayın Bakan Şimşek, her yerde enflasyonun düştüğünü dile getiriyor fakat Bakan şunu unutuyor: Vatandaşın cebi yalan söylemez. Vatandaş en temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyor. TÜİK rakamlarından size bazı yıllık fiyat artışlarının örneklerini vermek istiyorum: Eylül ayında yıllık kira artışı yüzde 117, elektrik, gaz ve diğer yakıtların yüzde 124, üniversite eğitimi yüzde 109, kreş fiyatları da yüzde 93. Boşuna “İktidarın yanlış politikaları tüketicileri perişan ediyor.” demiyoruz.

OECD ülkeleri arasında da gıda enflasyonu, enerji enflasyonu, konut fiyatlarında açık ara lideriz; kutluyoruz! Ekonomi nereden tutsak elimizde kalıyor, sanayi üretimi düşüyor, ekonominin çarkları yavaşlıyor. Bu ortamda nasıl ekonominin iyi yolda olduğunu söyleyebiliyorsunuz?

Son dönemde hızla büyüyen bir barınma kriziyle karşı karşıyayız. Barınma maliyetleri, özellikle büyük şehirlerde halkın alım gücünün de çok üzerinde seyrediyor. Bu durum, toplumun geniş kesimlerini de olumsuz etkiliyor. Bir kez daha vurgulamak istiyorum: Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) eylül ayı verilerine göre kira artışı yüzde 117. Bu dinamik artış, özellikle dar gelirli vatandaşların barınma ihtiyaçlarını karşılamasını zorlaştırıyor. Ev sahipleri ile kiracılar arasında ciddi anlaşmazlıklar yaşanıyor. Konut arzındaki yetersizlikler, yüksek enflasyon oranı ve inşaat maliyetlerinin artışları, kira fiyatlarının kontrolsüzce yükselmesinin başlıca sebeplerinden biri. “TOKİ'yi büyüteceğiz, her işi TOKİ'ye bağlayacağız.” diye inşaat sektörünü de saçma sapan hâle getirdik. İnşaat maliyetlerinin ucuzlatılmasına ve kredi faizlerinin düşürülmesine ihtiyaç vardır yani kentsel dönüşümü sadece TOKİ üzerinden yapmamak lazımdır. Ülkemizde sürekli deprem söz konusu, depremle yaşamaya başladık, hâlâ bugün de yaşıyoruz bu deprem korkusuyla. Kentsel dönüşümleri acilen gerçekleştirmek adına konut faizlerinin düşürülmesi gerekiyor. Deprem bölgesindeki konut inşaatları bile kaplumbağa hızıyla ilerliyor. Bir buçuk yıl oldu, hâlâ 5 depremzededen 4’ü konut bekliyor. Barınma hakkının temel insan hakkı olduğuna dikkatinizi çekmek isterim. Yetkilileri, vatandaşların konut ihtiyacını karşılayacak acil ve sürdürülebilir çözümler üretmeye çağırıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Bir başka ciddi konu da enerji yoksulluğu, çok büyük boyutlara ulaştı. 2015 yılında 100 lira olan enerji faturası 2023 yılında 491 liraya yükseldi. 5 katına çıkmış faturalar var; artık tüketiciye, milyonlarca aileye omzunda taşıyamayacak bir yük oluşturdu. Geldiğimiz noktada 3,5 milyondan fazla hane elektrik faturasını ödeyemiyor; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığından elektrik desteği ödemesi alınıyor.

Yirmi iki yıldır ülkeyi yöneten bir iktidar var. Türkiye de kendi enerji kaynaklarını geliştirmek zorunda, enerjiyi bağımsız hâle getirmek zorunda, somut çözümler bulmak zorunda. Neden hâlâ yenilenebilir enerji yatırımlarına gereken önem verilmiyor? Dünyanın dört bir yanında ülkeler yenilenebilir enerjiye milyarlarca dolar harcarken biz neden hâlâ fosil yakıtlara yüksek oranlarda bağımlıyız?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

124 konuşma daha · 16 Ekim 2024

Günün kaydı →
124 konuşmanın tamamı →