İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

GENEL KURUL · 120. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Genel Kurul · Açıklamalar

Uğur Poyraz

Antalya Milletvekili · İYİ Parti

Genel Kurul, 120. Birleşim · 4. yasama yılı · 5 Ağustos 2026 · 884 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma · Günün kaydı →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

UĞUR POYRAZ (Antalya)Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Genel Kurulu ve sizleri saygıyla selamlıyorum.

Elimde dün tarihli bir haber var, Sayın Adalet Bakanı Akın Gürlek'in açıklaması. Bu, düşük bedelli gayrimenkulleri sahte ekspertiz raporlarıyla yüksek değerli göstererek muvazaalı satış işlemleri üzerinden 687 kişiye Türk vatandaşlığı kazandırdığı tespit edilen suç örgütüne yönelik İstanbul merkezli 16 ilde düzenlenen operasyonda 72 şüphelinin yakalandığını ve yine Sayın Bakan yapmış olduğu açıklamasında soruşturma kapsamında ülkemize girmesi gereken yaklaşık 2,5 milyar liranın girişinin sağlanamadığını ifade ediyor. Bu Sayın Adalet Bakanının açıklaması, bu da ne tesadüftür ki -şahsımın verdiği- 22 Haziran 2023 tarihindeki Çevre ve Şehircilik Bakanlığına ve Cumhurbaşkanlığına sunmuş olduğum soru önergesi. Soru önergemin 13'üncü maddesinde de "GABİM başta olmak üzere ilgili kuruluşlara makamımıza iletilen türden şikâyetler ulaşmış mıdır?" Yani sahte değerleme raporlarına ilişkin, bu değerleme birimine ilişkin şikâyetler ulaşmış mıdır diyoruz ve 16 Ağustos 2023 tarihli Çevre ve Şehircilik Bakanlığının vermiş olduğu cevap, ilgili cevap kısmını okuyorum: "GABİM tarafından yapılan kontrollerden sonra yabancıya taşınmaz satışlarına ilişkin yapılan değer manipülasyonlarının çok azaldığı gözlemlenmiştir. Bu manipülasyonları yapan kişilerin gerçekle ilgisi olmayan iddialarla haksız kazançlarını önleyen ilgili kurum ve kuruluşları yıpratma gayreti içinde oldukları malumdur." şeklinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığının vermiş olduğu cevap.

Şimdi, 2023 yılının 22 Haziranında bu sorduğumuz soruların üzerine titizlikle gidilseydi bugün Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarında Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan tarafından atanmış Sayın Adalet Bakanı Türkiye'nin 2,5 milyar lira uğradığı zarara ilişkin bu açıklamayı yapmayacaktı, bununla ilgili Türkiye'nin 2,5 milyar lirası, Türkiye Cumhuriyeti devletinin 2,5 milyar lirası kasasında olacaktı. Çok basit bir matematik hesabı. Dolayısıyla, bununla ilgili, söz konusu Sayın Bakanın yapmış olduğu basın açıklamasında, daha doğrusu sosyal medya açıklamasında 687 kişiye Türk vatandaşlığı kazandırdığı tespit edilen suç örgütüne ilişkin 16 ilde düzenlenen operasyonda 72 şüphelinin yakalandığı ve 7 şirket, 1.045 gayrimenkul ve 1 otele el konulduğunu açıklıyor. Bununla ilgili aynı zamanda bu vermiş olduğum soru önergesi ve soru önergesine verilen cevaptan dolayı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığında bu soru önergesini cevaplayan birimdekilerin tamamının bu suç örgütüyle müşterek ve müteselsil sorumluluğu ve müşterek ve müteselsil değerlendirilmesi gerektiğini ve onların da 2,5 milyarlık zararın tazmininden sorumlu olması gerektiğini burada, Gazi Meclisin huzurunda anlatıyorum. Bununla ilgili üst yazıyı Bakanın imzalamış olması Bakanın da gözetim ve denetim ödevini yerine getirmediğinin bir başka tezahürüdür. Bu, hem Türk Ceza Kanunu'nda hem de bu şu an içinde bulunduğumuz Cumhurbaşkanlığı hükûmet sisteminde atanmanın ve atanmışlığın sorumluluğunun ne olduğuna ilişkin önemli bir veri olacaktır. Ben Sayın Yenişehirlioğlu, size bunları bizzat sunacağım. Çünkü eğer 2,5 milyar lira bir zarar varsa bunu Antalya Milletvekili, bu Gazi Meclisin bir parlamenteri, bir mebusu olarak ben sormuşum, sorduğum soruda ithamda bulunmadan soru sorarak aslında uyarmışım "Tedbir alın." demişim, bunu nezaketle dile getirmişim; oradaki bürokrasi, atanmış bürokrasi, varlığını Türk varlığına değil, varlığını kendini atayanlara adanmış bürokrasi başından savmış, memlekette de 2,5 milyar zarar çıkmış. Şimdi Adalet Bakanlığına da buradan suç duyurusunda bulunuyorum, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına da buradan suç duyurusunda bulunuyorum. Bu cevabı veren... Bakan kendine, önüne geleni imzalamıştır, ona bir şey demiyorum, onu ayrı tutuyorum; kayırmıyorum, ayrı tutuyorum, varsa sorumluluğu onun da canına okusunlar ama bu araştırmayı yapıp "Sayın Bakanım, İYİ Partiden bir milletvekilinin soru önergesi; biz bunları cevapladık efendim." deyip şunu imza föyünün arasına iteleyip de buraya gönderenin ne Gazi Meclise saygısı var ne Türk milletinin 2,5 milyarına saygısı var. Buna saygısı olmayanın da gözüne bu Adalet Bakanı...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun.

UĞUR POYRAZ (Antalya)Türk milletinin iradesine, Gazi Meclisin hükmi şahsiyetine, bir milletvekilinin nezaketle sorduğu soruya ve Türk milletinin 2,5 milyarının göz göre göre peşkeş çekilmesine müsaade edip şu cevabı yazan bürokrat kimse bunun gözünün yaşına bakılmayacak, bu 2,5 milyar bundan tahsil edilecek. Bunu da söyleyeyim, nezaketle de ifade edeyim: Bunun peşini bırakırsam da namussuzum. Bu 2,5 milyar senin, benim, hepimizin 2,5 milyarı.

Şimdi, sayın milletvekilleri, pazartesi günü bir kanun teklifi verdik, bu hem Güvenpark'taki şehit er ve erbaşlarımızın yakınları hem de gazilerimizin durumuyla ilgili ama aslında bu kanun teklifimizin içerisinde başka bir şey daha verdik. Burada özellikle organize suç örgütleriyle, uyuşturucuyla, uyuşturucu baronlarıyla mücadele eden, terörle mücadele eden vazife başındaki Millî İstihbarat mensuplarımız, Emniyet teşkilatımızın mensupları, Sahil Güvenlik, Kaçakçılık ve İstihbarat, Narkotik, Gümrük Muhafaza, Jandarma Genel Komutanlığı ve Türk Silahlı Kuvvetleri dâhil olmak üzere, bu meslek gruplarında çalışanlar her sabah aileleriyle helalleşerek evlerinden çıkıyorlar, her sabah. Bunların nerede vazife yapabileceği, vazife sırasında başına ne geleceği belli değil. Bu meslek gruplarının hemen hemen tamamı şu anki ekonomik şartlar altında, büyükşehirlerde daha büyük bir eziyette, küçük şehirlerde ise lojman sorunuyla birlikte bir güvenlik zafiyeti içerisinde. Dolayısıyla, hazırladığımız kanun teklifinde, bu saydığım meslek gruplarının, güvenlik bürokrasisi meslek gruplarındakilerin; bir, kendilerine muhakkak lojman tahsisi, lojman tahsisi olmuyorsa kira yardımının o bulundukları, görev yaptıkları yerdeki rayiç bedelle oluşturulması... Mesleğe özellikle yeni başlayan Emniyet mensupları, istihbarat mensupları ve diğer bahsettiğim meslek gruplarının çoğunun 1 araba alabilmek için içleri gidiyor; en azından bunlara ÖTV'siz, beş yıl kullanma şartıyla, eğer ailede 2 kişi varsa o 2 kişiden aileye 1 tane tahsis edilmek kaydıyla ÖTV'siz araç alabilmeleri... Ve eskiden, hatırlayın -ben de memur çocuğuyum- anne babalarımız emekli olduklarında aldıkları ikramiyeyle 1 ev alabilirlerdi. Evinden her gün şehit adayı olarak, gazi adayı olarak çıkan bu meslek grubundakilere bulundukları sandık dışında seçimlik hak oluşturularak emeklilikleri durumunda TOKİ'den birer daire tahsis edilmesine, verilmesine ve bunların hepsinin görev ve vazife başında aklının evinde, ailesinde kalmaması için...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

UĞUR POYRAZ (Antalya)Tamamlıyorum efendim, bu önemli ama, kanunu izah edeceğim.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

125 konuşma daha · 5 Ağustos 2026

Günün kaydı →
125 konuşmanın tamamı →