Fındığın Karadeniz Bölgesi'ne ve ülke ekonomisine katkısına ilişkin gündem dışı konuşması
Düzce Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 79. Birleşim · 4. yasama yılı · 28 Nisan 2021 · 536 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ümit Yılmaz (MHP), 28 Nisan 2021 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 79. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Fındığın Karadeniz Bölgesi'ne ve ülke ekonomisine katkısına ilişkin gündem dışı konuşması); konuşma 536 kelime.
Ümit Yılmaz (MHP, Düzce). “Fındığın Karadeniz Bölgesi'ne ve ülke ekonomisine katkısına ilişkin gündem dışı konuşması”. TBMM Genel Kurulu, 79. Birleşim tutanağı, 28 Nisan 2021. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/umit-yilmaz-27-2021-04-28-findigin-karadeniz-bolgesi-ne-ve-ulke-ekonomisine-katkisina-iliskin-gu (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=97230
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)ÜMİT YILMAZ (Düzce)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; fındık mahsulü Karadeniz Bölgesi’nin en büyük tarım ürünü olmasının yanı sıra ülkemiz ekonomisine katkısı açısından her yıl ortalama 1,5 ila 3 milyar dolar gelir getiren ihraç tarım ürünlerimizin başında gelmektedir. Fındık, ihraç ettiğimiz tarım ürünleri içinde yüzde 10’luk payla başı çekmektedir, ülkemizin toplam ihracatının ise yüzde 1,5-2’sini karşılayan bir büyüklüğe sahip mahsulümüzdür.
Yıllardır fındık üreticisinin sorunları ve çözüm önerileri üzerine gerek iktidar gerekse muhalefet tarafından Meclis kürsüsünde konuşmalar yapılmış, Tarım Bakanlığı, ziraat odaları, fındık borsaları, üniversiteler tarafından da konuyla alakalı çok ciddi araştırmalar yapılmıştır. Yapılan araştırmalar neticesinde sorunlar tespit edilmiş, çözüm önerileri sunulmuştur. Ancak, geçen yıllar içinde yapılan bu çalışmalar, fındık üreticisinin sorunlarına köklü bir çözüm getirmemiş, üreticinin sorunları maalesef katlanarak artmanın yanı sıra ülkemizin ihracat gelirinde kayba sebep olmuştur. 2009 yılında devletin fındık sektöründen elini çekmesi ve desteklemeler haricinde fındığa karışmayacağını açıklaması, 2004 yılında başlayıp 2014 yılına kadar devam eden FİSKOBİRLİK’in zararının birliği çalışamaz hâle getirmesi, ülkemizde son yıllarda fındığın kaderini tayin etmiştir.
2018 yılında başa gelen Cumhur İttifakı Hükûmetinin Tarım Bakanlığı özellikle TMO’yu devreye sokarak üreticiyi birtakım çok uluslu şirketlerin tekellerine ezdirmemek ve ihracat gelirinin azalmamasını sağlamak için çaba sarf etmiş ve bu çaba sarfı sonunda bir nebze de olsa başarılı olmuştur. Yaklaşık üç yıldır piyasada taban fiyat belirleyen Toprak Mahsulleri Ofisi piyasa manipülasyonunun önüne geçmeye çalışmıştır. Ancak, bu yıl gelişen ekonomi dinamiklerinin yanı sıra, döviz fiyatlarını ve faizi yukarı çeken göstergeler, pandemi sürecinde tedarik zincirinde yaşanan sıkıntılar fiyatları aşırı derecede yükseltmiştir. Bunun yanı sıra TMO’nun çakılı fiyat uygulaması üretici açısından gübre, mazot, ilaç ve benzeri ürünlerdeki artış karşısında gelirinin eriyip gitmesine sebep olmuştur. Üretici açısından hâl böyleyken ülkemizin ihracat gelirinde de aynı oranda düşüş kaydedilmiştir. Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerinden elde ettiğimiz bilgilere bakarsak ülkemizin ihraç gelirinden geçen yıl ciddi bir kayba uğradığı görülecektir. Her yıl fındık üretiminin ve üreticisinin fiyat odaklı sorunlarının konuşulması pansuman tedbirlerin ötesine geçememiştir. Oysa asıl konuşulması gereken, dünya üretiminin yüzde 70’ini üreten ülkemizin fındık konusunda dünya piyasasını oluşturmada hâlâ etkisinin zayıf olması, stratejik bir fındık politikasının bulunmamasıdır. Ayrıca, fındıkçının katlanarak büyüyen diğer sorunları ise: Üretim kapasitesinin değişkenliği, lisanslı depoculuğun olmaması, fındık ağaçlarında yaşlanma, pazar payının azalışı, dekar başına verimin düşüklüğü, üretici başına düşen arazi büyüklüğünün giderek küçülmesi ve en önemlisi fındığın katma değer kazanmadan yüzde 65’inin ham madde olarak ihraç edilmesidir; buna benzer sorunlar ihracat gelirimizde de ciddi kayba sebep olmaktadır. Yıllardır aynı sorunların tespitinin yapılıp herhangi bir tedbir alınmaması, ülkemiz açısından fındık ihracatından yeterince gelir elde edilmemesine sebep olmaktadır. Fındığın yüzde 65’i ham madde yani iç ve kabuklu fındık olarak ihraç edilmekte, yüzde 15’i ara mamul ve yaklaşık yüzde 20’si ise katma değerli son ürün yani çikolata ve gofret olarak ihraç edilmektedir. Bu oranlara baktığımızda gördüğümüz, yıllık en az 8-10 milyar dolar civarında ülkemizin ihracat kaybı olduğudur. Piyasayı manipüle etmeye çalışan İtalyan asıllı bir şirketin sadece krem çikolata ve fındık draje kaplamasından yıllık cirosu 13,7 milyar dolar civarındadır. Bu şirket geçen yıl, Düzce’de fabrika kuracağını ve 500 kişi istihdam edileceğini söyleyerek teşvikten yararlanmıştır. Bu ilk bakışta istihdam açısından olumlu olarak görülse de bu kurulacak fabrika kırım ve kavurma gibi fındığı ham madde olarak satacak bir fabrikadır. Oysa yapılması gereken bu firmanın burada çikolata fabrikası kurması ve ürünü dünyaya ülkemizden son mamul olarak ihraç etmesinin sağlanmasıdır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
75 konuşma daha · 28 Nisan 2021