Çalışma saatleri ve konuları hk.
Denizli Milletvekili ·
Genel Kurul, 105. Birleşim · 3. yasama yılı · 31 Mayıs 2005 · 1.003 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ümmet Kandoğan, 31 Mayıs 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 105. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇALIŞMA SAATLERİ VE KONULARI HK.); konuşma 1.003 kelime.
Ümmet Kandoğan (Denizli). “Çalışma saatleri ve konuları hk”. TBMM Genel Kurulu, 105. Birleşim tutanağı, 31 Mayıs 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ummet-kandogan-22-2005-05-31-calisma-saatleri-ve-konulari-hk (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ÜMMET KANDOĞAN (Denizli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum. Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu önerisi aleyhinde söz almış bulunuyorum.
Değerli milletvekilleri, Meclisin açıldığı ilk gün olan salı günleri, yine, mutat veçhile, bir grup önerisi karşımızda. Her hafta salı günü böyle grup önerileri Meclis gündemine geliyor; salı günü bu önerinin lehinde konuşan arkadaşlarımız, o hafta içerisinde niçin böyle bir program yaptıklarını, bu hafta içerisinde hangi önemli kanunların görüşüleceğini ve kanunlaşacağını, burada, gelip anlatıyorlar; ancak, ne hikmetse, her hafta salı günü bizlere sunulan bu öneriden çok farklı bir gündemle o hafta tamamlanıyor.
Şimdi, üç dört haftalık gündemleri aldım, inceledim. Her hafta, getirilen öneriden farklı olarak, o hafta farklı işler yapılmış. Mesela, üç hafta önce, yine Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu bir öneri getirmiş; cuma ve cumartesi günleri çalışma teklifiyle Meclisin önüne gelinmiş. Ben, yine o gün, çıktım, burada, önerinin aleyhinde konuştum; dedim ki: Bakınız, bugün salı; Meclisin halini görüyorsunuz. Şimdi aynı şeyi söylüyorum. İşte, Mecliste 40 kişi var şu anda. Şu anda Türkiye Büyük Millet Meclisi çalışıyor ve sadece Mecliste 40 kişi bu çalışmaları takip ediyor, katkı veriyor. Ben dedim ki: Bakınız, salı ve çarşamba günü bile burada 30-40 kişi var, siz Meclisi cuma ve cumartesi günleri çalıştıramazsınız. Geliniz, çalıştırabilecekseniz, gerçekten milletvekillerini burada tutabilecekseniz, biz de bu önerinize destek olalım. Arkadaşlarımız, milletvekillerinin cuma ve cumartesi burada çalışacağını ifade ettiler; ancak, perşembe günü yeni bir öneri getirildi: Sadece cuma çalışalım, cumartesi çalışmayalım... Biz yine aynı şeyi söyledik; cuma günü de milletvekillerini burada tutamazsınız dedik ve öyle oldu. Cuma günü saat 19.00'da Mecliste karar yetersayısı bulunamadığı için -cumartesi de çalışılacağı salı günü ifade edilmesine rağmen- Meclis cuma günü kapanmak mecburiyetinde kaldı ve…
NUSRET BAYRAKTAR (İstanbul)Gündem bitti!
ÜMMET KANDOĞAN (Devamla)Hayır, gündem bitmedi.
NUSRET BAYRAKTAR (İstanbul)Karar yetersayısı nedeniyle değil.
ÜMMET KANDOĞAN (Devamla)Burada karar yetersayısı arandı, bulunamadı Sayın Milletvekilim ve onun üzerine, ikinci seferde de toplanamayacağı anlaşılınca, komisyon ve hükümet yerini almadı ve o nedenle, Meclis Başkanvekili tarafından Meclis tatil edildi.
NUSRET BAYRAKTAR (İstanbul)Çıkaracağımız kanunları çıkardık.
ÜMMET KANDOĞAN (Devamla)Hayır efendim, yarıda kaldı.
NUSRET BAYRAKTAR (İstanbul)Hayır efendim…
ÜMMET KANDOĞAN (Devamla)Hayır, yarıda kaldı efendim. Ben size tutanakları getiririm. Sayın Milletvekili, ben o gün buradaydım; ama, siz yoktunuz.
NUSRET BAYRAKTAR (İstanbul)Ben buradaydım.
ÜMMET KANDOĞAN (Devamla)Ama, buradaysanız, o gün son oturumda, burada 22 milletvekilinin olduğunu sizlerin de görmüş olmanız lazım. Üç hafta öncekini söylüyorum; karar yetersayısı bulunamadı. Bakınız, bu hafta da aynı şey söylendi. Başlangıçta dediniz ki, cuma ve cumartesi günü de hep beraber çalışalım. Biz yine aynı şeyleri söyledik; çalışamazsınız, milletvekillerini toplayamazsınız, milletvekilleri yorgun, milletvekilleri, artık... O kadar hızlı bir tempoyla Meclisi çalıştırmaya gayret ediyorsunuz ki, milletvekillerinin başı döndü ve geçen hafta da, cuma günü, daha önce cumartesi de çalışalım demiş olmanıza rağmen, cuma günü saat 14.00'te, Meclis çalışmalarına ara vermek mecburiyetinde kaldı; ama, bize verdiğiniz gündemde, bize teklif ettiğiniz gündemde, cuma günü hâlâ görüşülmesi gereken ve sıra bekleyen kanun tasarıları vardı. Şimdi, bu hafta da, yine önümüze bu konuyla ilgili bir teklif ve yine her hafta olduğu gibi, bu teklifin içerisinde, 48 saat geçmeden görüşülmesi gerekir iddiasıyla önümüze getirilmiş olan bir kanun tasarısı.
Bakınız, devamlı söylüyoruz; Meclis İçtüzüğü, kanunların, tasarıların, tekliflerin, 48 saat geçirilmeden Meclis gündemine getirilmesine izin veriyor, müsaade ediyor; ama, bunu, istisna olarak koyuyor, çok zarurî hallere inhisar ettiriyor; ama, her hafta, hiç de acelesi olmayan bir kanun, 48 saat geçmeden Meclis gündemine getiriliyor.
Geçen hafta, Faruk Çelik arkadaşımız, burada, grup önerisinin lehinde konuştu; "sizler istemiyor musunuz Bağ-Kur ve SSK primlerinin borçlarıyla ilgili kanunu Meclis gündemine getirmemizi, bu hafta bunu burada kanunlaştırmamızı; milyonlarca insanın bu kanunu beklediğini bilmiyor musunuz; işte, bizler size cuma ve cumartesi çalışalım teklifinde bulunurken, bu kanunlardan bir tanesi de budur, bunu kanunlaştırmak istiyoruz. Siz, buna niye karşı çıkıyorsunuz" dedi. Şimdi, ben, buradan, Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekiline soruyorum: Nerede o kanun tasarısı Sayın Grup Başkanvekilim? Geçen hafta, o kanun tasarısının görüşülmesinin elzem olduğunu iddia ederek, Meclisi cuma ve cumartesi çalıştıralım dediniz; ama, geçen hafta bitti, gerekçe olarak ileri sürdüğünüz kanunlardan birisi, hiç Meclis gündemine gelmeden -ne olduğunu da bilemiyoruz- maalesef, görüşülme imkânını bulamadı.
Şimdi, Sayın Grup Başkanvekili "çok hızlı çalışıyoruz, çok gayret sarf ediyoruz, sabahlara kadar kanun çıkarıyoruz" şeklinde ifadelerde bulundu. Elbette, milletvekilleri olarak, bizim çok çalışmamız lazım, çok gayret sarf etmemiz lazım. Millet bizden bunu bekliyor; ancak, çok çalışalım derken -bakınız, benim elimde rakamlar var; o rakamları da size söyleyeceğim- acele ederken, maalesef, kanunlarla ilgili, milletvekillerinin bunları incelemesi, araştırması için yeterli süre verilmediği için, kanunlar burada yeterince tartışılmadığı için, komisyonlarda yeterince tartışılmadığı için, cumhuriyet tarihi boyunca en fazla Cumhurbaşkanından geri gönderilen kanun sayısı bu döneme ait. Anayasa Mahkemesinden gönderilenleri söylemek istiyorum.
Bakınız, 21 inci Dönemde çıkarılan kanun sayısı 386, şimdi o sayıyı geçmişiz; ancak, bu dönemde, Sayın Cumhurbaşkanı tarafından bir daha görüşülmek üzere gönderilen kanun sayısı şu anda 34 olmuş, 34 kanun. Sayın Cumhurbaşkanı tarafından bir kez daha görüşülmek üzere Türkiye Büyük Millet Meclisine geri gönderilmiş. Anayasa Mahkemesinden geri dönenler de var. Geçmiş dönemlere bakıyoruz, bir Meclis döneminde 8 adet, 10 adet, 12 adet -19 uncu Dönem, 20 nci Dönem, 21 inci Dönem- ancak, 22 nci Dönemde, şu anda, geri gönderilen kanun sayısı 34 olmuş sayın milletvekilleri.
Şimdi, bakıyorum, saat 23.00'e kadar çalışma süresi var. Ben çalışmaya hazırım, ben varım; ama, geçen hafta üzülerek gördüm ki, Türkiye'de 1 Hazirandan önce mutlaka çıkarılması gerektiği için Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun da desteklemek mecburiyetinde kaldığı kanunların görüşülmesi sırasında, burada 15'er, 20'şer milletvekilinden fazla milletvekili yoktu sayın milletvekilleri. Evet, bunu, bütün millet üzüntüyle izledi; ama, hem bizler hem de Cumhuriyet Halk Partisi Grubu, karar yetersayı ve toplantı yetersayısı istemeyerek, o kanunların bir an önce çıkarılması ve 1 Haziranda yürürlüğe girmesi için sizlere destek verdik.
Bugün 31 Mayıs. Sayın Grup Başkanvekili çıktılar; dediler ki "İcra İflas Kanununun 1 Haziranda yürürlüğe girmesi lazım."
Değerli milletvekilleri, bugün 31 Mayıs, yarın 1 Haziran ve bugün o kanun burada görüşülecek ve Sayın Cumhurbaşkanı da eğer uygun görürse bugün 24.00'e kadar imzalayacak! Geçen sefer, Sayın Cumhurbaşkanı da kolaylık sağladı. Türk Ceza Kanununun yürürlüğe girmesiyle ilgili, 31 Mart günü, yine, burada, ben saat 17.15'te kürsüdeydim, şunu söyledim...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
31 konuşma daha · 31 Mayıs 2005