Gündem dışı konuşmalar
Ankara Milletvekili · Yeni Parti
Genel Kurul, 12. Birleşim · 5. yasama yılı · 3 Kasım 2026 · 618 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Kaynak göster
Umut Akdoğan (Yeni Parti), 3 Kasım 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 12. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR); konuşma 618 kelime.
Umut Akdoğan (Yeni Parti, Ankara). “Gündem dışı konuşmalar”. TBMM Genel Kurulu, 12. Birleşim tutanağı, 3 Kasım 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/umut-akdogan-2026-11-03-gundem-disi-konusmalar (erişim: 3 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=149367
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)UMUT AKDOĞAN (Ankara)Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; kuşkusuz hepinize çok telefon geliyordur, WhatsApp'larınıza bilgi geliyordur, sizi görenler söylüyordur, okullarda çok ciddi bir problemimiz var: Bu problem temizlik malzemesi eksikliği, temizlik personeli eksikliği. Evet, koridorlarda da bu var, evet, sınıflarda da bu var ve toplum sağlığını tehdit edecek ölçüde okullardaki tuvaletlerimizde kirlilik söz konusu ve hiçbir şekilde Millî Eğitim Bakanlığı bu konuya yetemiyor; Türkiye Büyük Millet Meclisimizin bu sese kulak vermesini istiyoruz. Bakın, tuvalet kâğıdı yok, sabun yok, personel yok. Personel konusunda bir çalışma yapılmış, Millî Eğitim Bakanlığı kendi internet sitesinde 23 bin temizlik personeli almakla övünüyor. Peki, bu 23 bin temizlik personeli ne için? 60 bin okul için, bir defa en baştan, kafadan 47 bin okulda hiç personel olmadığını Millî Eğitim Bakanlığı kendisi itiraf ediyor.
Diğer bir nokta şu: 1.500 öğrencisi olan bir okula 1 temizlik görevlisi verilmiş. Ya, 1 temizlik görevlisi 1.500 öğrencili okulda ne yapabilir? Hiçbir şey yapamaz. Üçüncü mesele şu: Bu temizlik personelleri TYP dediğimiz sistemle göreve geliyor ve altı aylık görev yapıyor. Eğer okuldaki temizlik personelinin bu altı ayı mart ayında dolarsa yandı gülüm keten helva. Artık on beş gün mü, yirmi gün mü, bir ay mı; hiç temizlik personeli ortada olmuyor. Peki, temizlik personeli niye yok? Bulunamıyor çünkü verilen maaşa kimse çalışmak istemiyor.
Bakın, ülkenin Millî Eğitim Bakanı lüks Audi A8 arabasıyla parti genel merkezlerinin önüne gidiyor, caka satıyor, düğün davetiyesi dağıtıyor; parti genel merkezlerinde genel başkan yardımcıları da utanmadan, sarmaş dolaş, şapur şupur onlarla öpüşüyor, onları karşılıyor. Demezler mi Millî Eğitim Bakanına "O lüks arabanla sağa sola gidip gezeceğine, düğün davetiyesi dağıtacağına okullardaki temizlik işine bir baksana." diye? Şuradan çıkalım, Türkiye Büyük Millet Meclisinin sağındaki solundaki okullara hep birlikte gidelim.
Bir de bu Bakanlık hiç utanmadan sıkılmadan "Okulum Temiz" diye sertifika veriyor. Okulumuz temiz falan değil değerli milletvekilleri; çocuklarımız okullarda tuvaletlere gidemiyorlar, tuvaletlerin bulunduğu koridorlarda öğretmenler yürüyemiyorlar, veliler WhatsApp gruplarından işte bu yazışmaları yapıyorlar: Bakın, bu, bir okulun WhatsApp grubundaki veli yazışması. Size getirdim; çıkarttım, getirdim. "Arkadaşlar, ben okuldaki su, sabun konusundan çok rahatsızım. Sabahtan akşama kadar çocuklar ellerini yıkayamıyor. Bunun için ne yapabiliriz?" diye bir veli yazmış. Diğeri diyor ki: "Sabunu biz mi götürsek?" Öbürü diyor ki: "Olabilir, sınıfa koyalım, dönüşümlü kullansınlar." Diğeri diyor ki: "Çoğunluk 'tamam' derse peçete de almamız lazım." Diğer veli diyor ki: "Sabun alalım, peçete alalım, ıslak mendil alalım." Bir diğeri diyor ki: "Acaba dezenfektan mı koysak?" Öbürü diyor ki: "Liste hâlinde sıraya koyun, biz de gelelim." Diğeri diyor ki: "Sabuna gelene kadar, A4 kâğıt yokmuş okulda, ben onu götüreyim bari." Ya, Millî Eğitim Bakanının bunlardan haberi yok mu? Biz çocuklarımızın can güvenliğini koruyamıyoruz, biz çocuklarımıza bir öğün yemek yediremiyoruz, biz çocuklarımızı okulda tuvalete gönderemiyoruz. (Yeni Parti sıralarından alkışlar) Eğer Millî Eğitim Bakanı ve iktidar partisi mensupları bu durumdan haberdar değilse "Ya, biz böyle bir şey bilmiyoruz kardeşim." diyorlarsa bu bir sorun; haberdarlarsa ve susuyorlarsa bu bambaşka bir sorun.
Bakın, çocuklarımız okullarda öldürüldü. Millî Eğitim Bakanı "Hangisi okulda işlenen cinayettir, hangisi okulun sokağında işlenen cinayettir?" diye bir ayrım yapmaya kalktı. Dolayısıyla, İçişleri Bakanıyla bir protokol imzaladı, güya önlem alacaktı.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
UMUT AKDOĞAN (Devamla)Hemen tamamlıyorum Başkanım.
BAŞKANBuyurun, tamamlayın.
UMUT AKDOĞAN (Devamla)Çocuklarımızın salgına yakalanması, çocuklarımızın hastalıklara yakalanması; o da ölüme davetiye çıkartmaktır. Millî Eğitim Bakanı derhâl Sağlık Bakanıyla bir protokol yapsın ve okullardaki bu sağlık koşulları incelensin.
Türkiye Büyük Millet Meclisinde derhâl bir komisyon kuralım. Komisyon kurmasak da 3 parti, 3 milletvekili bir araya gelelim, herhangi bir okula gidelim; okullarda tuvaletin olduğu koridora kokudan, pislikten, mikroptan giremeyeceğimizi göreceksiniz. Sabahtan akşama kadar o okulda konsantrasyonunu sağlayarak eğitim almaya çalışan bir çocuk bu pisliğin içinde tuvalete gidemiyorsa o çocuk ne konsantrasyonunu sağlayabilir ne sağlığını koruyabilir. Türkiye Büyük Millet Meclisinin bu konuya dikkatini çekiyorum.
Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (Yeni Parti sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
52 konuşma daha · 3 Kasım 2026