Saadet Partisi Grubu önerisi münasebetiyle
Konya Milletvekili · İYİ Parti (konuşma tarihinde; bugün AK Parti)
Genel Kurul, 64. Birleşim · 2. yasama yılı · 27 Şubat 2024 · 331 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)İYİ PARTİ GRUBU ADINA ÜNAL KARAMAN (Konya)“Kıtada çocuklar aç, boş memeden süt bekler/Diğerinin tuzu kuru, hep sözdedir marifetler/Kavga, savaş, entrika; en büyük niyetler/Bu dünya böyle dönecekse dönmesin/Hiçbir şeyden habersiz bu bebekler ölmesin.”
Ben bu şiiri sporculuk dönemimde Afrika Kıtası’ndaki aç çocuklar için yazmıştım; bir akbaba çocuğun başında ölmesini bekliyordu. Ama bugün görüyorum ki dünyada değişen hiçbir şey yok, sadece gözyaşının renginin olmadığı gibi, acının da dilinin, dininin, renginin ve ırkının olmadığına şahitlik ettiğimiz bir ortamdayız maalesef.
Dünya olarak bugün Gazze'de insana ve insanlığa dair en büyük suçların işlendiğine şahit oluyoruz. 7 Ekimden bu yana hastanelerin, sığınma kamplarının ve sivil yaşam alanlarının üzerine 70 bin ton bombayla ölüm olup yağan İsrail devleti, şimdi de açlığı bir savaş silahı olarak kullanmaya başladı. Özellikle Kuzey Gazze'ye uygulanan yoğun ambargo sonucu bölge dünyanın en büyük açık hava hapishanesine dönüştürülmüş, insani yardım ve sağlık malzemelerine erişim imkânsız hâle getirilmiştir. Birleşmiş Milletlerin paylaştığı verilere göre bugün en aç 5 kişiden 4’ünün Gazze’de olduğu bir dünyada yaşıyoruz. Milyon dolarlık küresel toplantılarda “Dünyada açlığı bitireceğiz, hiç kimsenin yatağa aç girmesine izin vermeyeceğiz.” diye nutuk atan medeni dünya, bugün konu Gazze olunca üç maymunu oynamakta, kör, sağır ve dilsiz kalmaktadır. Bu insanlık dışı ambargo sebebiyle Gazze’de evladı açlıktan hâlsiz düşen, ayağa bile kalkamayan bir babanın yardım çığlığına duyarsız kalmak nasıl bir vicdansızlığın sonucudur? Su ve ekmek gibi en temel ihtiyaçlara bile ulaşamayan mazlum Gazze halkı yalnızca saldırılara değil açlığa karşı da çok büyük bir mücadele vermektedir. Saldırıların ilk gününden itibaren 12.660 çocuğun vahşice katledilmesi yetmemiş gibi şimdi de çocuklar açlıkla ölüme sürüklenmektedir. Daha iki gün önce, savaşta doğmuş iki aylık bir bebeğin açlıktan ağlaya ağlaya hastanede son nefesini verdiğine yüreğimiz yanarak şahit olduk. Acil yardımın ulaştırılamaması durumunda 335 bin çocuğun daha hayatını kaybetme tehlikesi yaşadığı bilinmektedir. Hiçbir gerekçe, hiçbir sebep, hiçbir hırs 21’inci yüzyıldaki bu düşmanlığı meşrulaştıramaz. Bu insanlık dramına son vermek adına uluslararası organizasyonların samimi, gerçekçi ve sonuç odaklı hareket ederek, insanlık onurunu yerle bir eden bu vahşete “Dur!” demesi gerektiğini hatırlatıyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
55 konuşma daha · 27 Şubat 2024