İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 98. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Rekabetin Korunması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle

Utku Çakırözer

Eskişehir Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 98. Birleşim · 3. yasama yılı · 11 Haziran 2020 · 536 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Utku Çakırözer (CHP), 11 Haziran 2020 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 98. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Rekabetin Korunması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 536 kelime.

Utku Çakırözer (CHP, Eskişehir). “Rekabetin Korunması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 98. Birleşim tutanağı, 11 Haziran 2020. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/utku-cakirozer-27-2020-06-11-rekabetin-korunmasi-hakkinda-kanunda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=88723

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

UTKU ÇAKIRÖZER (Eskişehir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce Meclisimizi saygıyla selamlıyorum.

Şüphesiz ki rekabet, rekabet hukuku ve bu hukukun uygulanmasından sorumlu Rekabet Kurumu ekonomimiz açısından çok önemlidir. Kanunun gerekçesinde de Avrupa Birliğiyle uyumlu bir rekabet hukuku getirileceğinden bahsedilmekte ancak içine baktığınızda bu metin AB standartlarından bizi, Rekabet Kurumunu, rekabet hukukunu daha da uzaklaştıran bir mahiyettedir. Tabii, bu, bizler için yeni bir durum değil çünkü sağlıklı rekabet koşullarının oluşmasının birinci şartı Türkiye'nin bir hukuk devleti olmasıdır, güçler ayrılığına, hesap verebilirliğe dayalı bir demokrasi olmasıdır ama maalesef bu noktadan çok uzaktayız. Halk iradesiyle seçilmiş, aralarında İstanbul Milletvekilimiz Enis Berberoğlu’nun da bulunduğu parlamenterlerin milletvekillikleri düşürülüp cezaevine yollanıyorlarsa, aylarca, yıllarca cezaevinde tutuluyorlarsa, televizyonlar, gazeteler, haber siteleri sansürle, ambargoyla susturuluyorsa, hepimizin haber alma hakkımızın güvencesi olan gazeteciler cezaevlerinde aylarca, yıllarca tutuluyorsa biz burada hangi kanunu çıkarırsak çıkaralım, ne konuşursak konuşalım hiçbir anlamı yoktur, Avrupa Birliğine bir milim dahi yaklaşamayız.

Burada size yanımdaki bir resmi göstereceğim; bu, şu anda Ankara Adliyesinde hâkim sorgusu altındaki 2 gazetecinin fotoğrafı. Şu anda biz burada “Avrupa Birliğine yaklaşacağız.” derken 2 gazeteci sadece konuştukları için, kendilerini arayanlarla konuştukları için sabah baskınlarıyla evlerinden gözaltına alındılar, dört gün gözaltında tutuldular, hâlâ gözaltındalar, önce savcının, şimdi de sorgu hâkiminin karşısındalar.

Oda TV Ankara Haber Müdürü Müyesser Yıldız ve Tele1 Ankara Temsilcisi İsmail Dükel şu anda sorgudalar. Askerî casuslukla suçlanıyorlardı ama hem Müyesser’i hem de İsmail’i yakından tanıyanlar onların casuslukla uzaktan yakından ilgileri olmayan, mesleklerine ve vatanlarına âşık 2 haber emekçisi olduğunu bilirler. Nitekim savcılık ifadesi sonrasında askerî casusluk suçlamasının düştüğünü ve gizli bilgilerin açıklanması suçlamasıyla hâkim karşısına çıktıklarını öğreniyoruz.

İddialardan anlıyoruz ki birisi onları aramış. Değerli arkadaşlarım, gazeteci herkesi arar, herkesle de konuşur; haberini ancak böyle yapabilir. Aramıyorsa, konuşmuyorsa işini eksik yapıyor demektir. Gazetecinin haber kaynaklarıyla konuşması asla suç değildir. Bu görüşmeler sonrasında gazeteci haber değeri olduğuna, halkın bilgilenme ihtiyacının karşılanacağına kanaat getirirse haberini yapar. Burada yapılmış bir haber bile yokken 2 gazeteci sabah baskınıyla ailelerinin önünde evlerinden alınıyor, dört gün gözaltına alınıyor, askerî casuslukla suçlanıyor. Bunlar, bizi, bırakın Avrupa’ya yakınlaştırmayı mevcut konumumuzdan daha da geri götürmekte. İşte, bu nedenle Türkiye, basın özgürlüğünde dünya sonuncusu, işte bu nedenle hukukun üstünlüğünde dünya sonuncusu.

Öte yandan değerli arkadaşlarım, eğer ille de bir yerde casusluk arayacaksanız, o zaman Türkiye Cumhuriyeti’nin kozmik odasına girenlere ve onların siyasi destekçilerine bakacaksınız. (CHP sıralarından alkışlar)

Buradan bir kez daha çağrıda bulunuyorum: Artık haberden terör, gazeteciden terörist üretmekten vazgeçin; eski FETÖ taktikleriyle uydurma yeni davalar yaratarak gazetecileri zindanlara atmaktan vazgeçin.

Barış Pehlivan ve Barış Terkoğlu Ergenekon kumpaslarında aylarca Silivri’de yatırıldılar, şimdi üç aydır yine aynı zindandalar Murat Ağırel, Hülya Kılınç, Ferhat Çelik, Aydın Keser’le birlikte. Müyesser Yıldız bir yıl haksız hukuksuz yatırıldı Ergenekon kumpaslarında, bugün yine tutuklanması isteniyor. Oda TV on yıl sonra yine hedefte; gerçek habercilik yapan Tele1, Halk TV sürekli hedefte. Yaptığımız yargı reformlarına rağmen Cumhuriyet’e, Sözcü’ye, Birgün’e, Evrensel’e ve yüzlerce gazeteciye yönelik sindirme, yıldırma, korkutma davaları sürmekte ama ne yaparsanız yapın, ne kadar korkutmaya, sindirmeye çalışırsanız çalışın Müesserler, İsmailler, Barışlar yine haber yapmaya, yine bu halka gerçekleri anlatmaya devam edecek.

Değerli arkadaşlarım, Rekabet Kanunu’ndan bahsederken medyada rekabetin adım adım yok edilmesinden bahsetmemek olmaz. Türkiye’de basın özgürlüğünün önündeki temel engellerden biri de budur. Diyebilirsiniz ki “Rekabet yok mu? İşte farklı farklı gruplar var.”

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

UTKU ÇAKIRÖZER (Devamla)Sayın Başkan, bitireceğim.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

149 konuşma daha · 11 Haziran 2020

149 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook