İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 99. BİRLEŞİM · SALI

Dünya süt günü ve süt üreticilerinin sorunları hk.

Vahit Kirişci

Adana Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 99. Birleşim · 3. yasama yılı · 17 Mayıs 2005 · 549 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Vahit Kirişci (AK Parti), 17 Mayıs 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 99. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DÜNYA SÜT GÜNÜ VE SÜT ÜRETİCİLERİNİN SORUNLARI HK.); konuşma 549 kelime.

Vahit Kirişci (AK Parti, Adana). “Dünya süt günü ve süt üreticilerinin sorunları hk”. TBMM Genel Kurulu, 99. Birleşim tutanağı, 17 Mayıs 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/vahit-kirisci-22-2005-05-17-dunya-sut-gunu-ve-sut-ureticilerinin-sorunlari-hk (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

VAHİT KİRİŞÇİ (Adana)Sayın Başkan, çok değerli milletvekili arkadaşlarım; öncelikle, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Bugün, 21 Mayıs Dünya Süt Günü münasebetiyle, tüm dünyada kutlanan etkinliğin arifesinde bir günde sizlere hitap etmekten duyduğum mutluluğu ifade ederken, tüm üreticiler adına, bir kez daha saygılarımı sunuyorum.

Değerli arkadaşlar, süt ve süt ürünleriyle ilgili, son günlerde, yoğun bir problemin olduğu ve bu problemin de özellikle üreticilerimiz başta olmak üzere, sektöre çok ciddî sıkıntılar verdiği hepimizin malumudur. Tarım ve Köyişleri Bakanlığımızın, gelecek on yıl için Türkiye'deki süt üretimini 25 000 000 tona ulaştırma hedefinin gerçekleşmesi konusundaki gayretlerini destekliyoruz. Arzın artması, maalesef, bu ülkede fiyatların da düşüşünü beraberinde getirmiştir; ancak, bu azalışın, fiyatlardaki gerilemenin, Bakanlığımızın primle ilgili açıklamalarla eşzamanlı olması, konuyla ilgilenenleri kuşkuya düşürmüştür. Dolayısıyla, bu konuda, gerçekten, bu ürünü veyahut da sütü işleyen sanayicilerin, olaya biraz daha duyarlılıkla yaklaşmalarının gereği ortadadır diye düşünüyoruz.

Değerli arkadaşlar, bu sektörün pek çok sorunu var. Bu sorunları eğer yukarıdan aşağıya sıralayacak olursak:

Her şeyden önce, tüketmiş olduğumuz süt ve -süte bağlı olarak- süt ürünlerinin miktarının yetersizliğini öncelikle hatırlatmak istiyorum.

Diğer taraftan, soğuk zincir olarak adlandırdığımız -sütün memeden çıktıktan sonra tüketildiği ana kadar olan süreçteki zinciri kastediyorum- süreçte, işletmelerimizin eksikliklerinin ve yetersizliklerinin olduğunu sizlerle paylaşmak istiyorum.

Diğer taraftan, işletmelerimizin, maalesef, verimlilik noktasından uzak, işletme ölçeklerinin de, Avrupa Birliği başta olmak üzere, dünyada tarımı gelişmiş ülkelerle mukayese edildiğinde son derece geri olduğunu görüyoruz.

Değerli arkadaşlar, teknik ve hijyenik şartların yetersizliği, merdiven altı işletmelerin varlığı, bu sektörün önemli problemleri arasında gelmektedir.

Özellikle, süt ve süt ürünlerindeki yüzde 8 ile yüzde 18 arasında değişen KDV'nin yüksekliği, kayıt altına alınması gereken bu sektörün, kayıt dışında kalmasıyla ilişkili bir neden olarak ortada durmaktadır.

Sütün fazla olduğu dönemlerin ya kaydırılması yahut da fazla olduğu dönemlerde bu hammaddenin, tereyağı, süttozu olarak değerlendirilmesinin gerektiğini düşünüyoruz.

Diğer taraftan, sözleşmeli tarımın, ihtiyaç duyulan sütün üretilmesi ve bunun sanayide işlenmesi adına önemli olduğunu düşünüyoruz.

Bir başka konu: Bu ülkede üretilen kabayem miktarının, maalesef, ihtiyacımızın ancak yüzde 53'ünü karşıladığını ve yüzde 47'lik bir açığın bulunduğunu biliyoruz. Eğer, kültür ırklarımıza bakacak olursak, bu ırklarımızın, gerçekten kültür ırkı olarak şu anda hayvan popülasyonumuz içerisinde bulunan hayvanlarımızın, bizim yerli ırklarımıza göre 3 kat daha fazla süt verdiğini biliyoruz; ancak, bunların, nispet itibariyle, oran itibariyle yüzde 33'ler, yüzde 34'ler düzeyinde kaldığını, bu oranların biraz daha yükseltilmesi gerektiğini düşünüyoruz.

Değerli arkadaşlar, ülkemizde, yılda, yaklaşık 10,6 milyon ton süt üretilmektedir. Bu sütün yaklaşık olarak 9,6 milyon tonu inek sütü, geri kalan 1 000 000 tonu biraz aşan miktarını ise, sırasıyla koyun, keçi ve manda sütü oluşturmaktadır. Biz, eğer, süt tüketimi yönünden ülkemizin ne durumda olduğuna bakacak olursak, o girmeye çalıştığımız Avrupa Birliğiyle mukayese ettiğimizde üçte 1'lerde kaldığını ve kişi başına, sokak sütü de dahil, bunun 30 kilogram civarında olduğunu görebiliyoruz. Bunun, gelişmiş ülkelerde 95-100 kilograma kadar çıktığını da burada ifade etmek istiyorum.

Değerli arkadaşlar, üretilen sütün, eğer, dağılımına bakacak olursak, yüzde 35'inin, üretildiği işletmelerde, yani, üretildiği muhitlerde kaldığını; yüzde 35'inin, her türlü teknik ve hijyen şartlardan kuşku duyulabilecek, bu şartları sağlayıp sağlamadığından kuşku duyabileceğimiz alanlarda veya mekânlarda üretildiğini görüyoruz. Geriye kalan yüzde 19'luk kısmı ise, sadece yüzde 19'luk kısmı, o modern işletme olarak nitelendirebileceğimiz, sayıları da 3 000'i biraz aşan işletmelerde değerlendirilmektedir. Dolayısıyla, geriye kalan yüzde 11'inin de sokak sütü olarak değerlendirildiğini düşündüğümüzde, bu ülkede, maalesef, sütün beşte 1'i ancak o hijyen ve teknik şartlara uygun olarak üretime veya işlemeye tabi tutulmaktadır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

17 konuşma daha · 17 Mayıs 2005

17 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook