İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 68. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Devlet memurları kanunu ve türkiye cumhuriyeti emekli sandığı kanunu ile diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.827)

Yahya Akman

Şanlıurfa Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 68. Birleşim · 3. yasama yılı · 9 Mart 2005 · 1.097 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Yahya Akman (AK Parti), 9 Mart 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 68. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DEVLET MEMURLARI KANUNU VE TÜRKİYE CUMHURİYETİ EMEKLİ SANDIĞI KANUNU İLE DİĞER BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.827)); konuşma 1.097 kelime.

Yahya Akman (AK Parti, Şanlıurfa). “Devlet memurları kanunu ve türkiye cumhuriyeti emekli sandığı kanunu ile diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.827)”. TBMM Genel Kurulu, 68. Birleşim tutanağı, 9 Mart 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/yahya-akman-22-2005-03-09-devlet-memurlari-kanunu-ve-turkiye-cumhuriyeti-emekli-sandigi-kanunu-i (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

YAHYA AKMAN (Şanlıurfa)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Yasa Tasarısının geneli üzerinde şahsım adına söz aldım; bu vesileyle hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, kamuoyundaki bilinen ismiyle torba kanun, hakikaten, torba gibi bir kanun. Ana getiriliş amacı, daha önceki yıllarda, özellikle Bütçe Kanununa giren, fakat, bütçeyi doğrudan ilgilendirmeyen bazı mevzularla ilgili Anayasa Mahkemesinin vermiş olduğu iptal kararlarıdır. Böyle bir iptale maruz kalmamak için, hükümetimiz, isabetli olarak, müstakil bir kanun halinde bazı düzenlemeleri Meclise getirmeyi uygun görmüş; bu arada da, bunun haricindeki birkısım düzenlemeler de bu torbaya girme şansına sahip olmuş.

Takdir edersiniz ki, torbanın içerisindeki bütün maddeleri tek tek ele alma, değerlendirme imkânına sahip değiliz. Benden önce konuşma yapan Sayın Açıkalın, madde başlıklarını neredeyse okumaya çalıştı veya anlatmaya çalıştı. O da tamamının başlığını dahi burada anlatma imkânına sahip olmadı. Ben, özellikle, bu kanun çerçevesinde bugün yasalaşmasını ümit ettiğimiz, oylarınızla yasalaşacağını ümit ettiğimiz ve bir milletvekili olarak yasalaşma sürecinde gayret sarf ettiğim, katkı sağladığım bazı hususların da bu tasarı içerisinde olmuş olmasından dolayı hem memnuniyetimi ifade etmek istiyorum hem de bu konularla alakalı, Genel Kurulumuzu kısaca bilgilendirmek istiyorum.

Değerli milletvekilleri, öncelikle, demokrasimizin uç beyleri olarak bildiğimiz, sayıları Türkiye genelinde yaklaşık 52 000 olan muhtarlarımız yıllardır yakınıp dururlar; ücretlerinin yetersizliğinden, belli bir sosyal güvenceye sahip olmamalarından vesaire. Bu şekildeki çok sayıda yakarışlar Dilekçe Komisyonu olarak bize de geldi. Biz, bunu, aralık ayının 9'unda yapmış olduğumuz bir toplantıda ele aldık ve muhtarlarımızla alakalı, ücretlerinin özellikle iyileştirilmesi noktasında hükümetimizin bazı adımlar atmasıyla ilgili bir tavsiye kararı aldık. Sevinerek ifade etmek istiyorum ki, bugün, bununla ilgili düzenleme, İçişleri Bakanlığımızdan ve Maliye Bakanlığımızdan süzülerek Genel Kurula kadar geldi.

Muhtarlarımızla alakalı yapılan düzenleme özetle şunu getiriyor: İçişleri Bakanlığı ve Maliye Bakanlığının teklifiyle, Bakanlar Kurulu kararıyla, bugün, muhtarlarımızın almış oldukları ödeneklerin bir misline kadar artırılmasına imkân sağlıyor. Tabiî, burada bu imkânı getirirken muhtarlar arasında bir ayırıma gidiliyor; bu da, çok doğal bir şey. Çünkü, hepimizin bildiği gibi, özellikle büyük şehirlerde muhtarlık yapan arkadaşlarımız maddî sıkıntı içerisinde değiller -çoğunlukla ifade ediyorum- ama, hakikaten, kırsalda, köylerimizde yaklaşık 100 küsur milyon civarındaki ücretle, haftalık olarak veya resmî işleri gereği ilçeye gidiş-geliş parasını karşılayamayacak durumdaki bir ödeneğe sahip olan muhtar için de böyle bir düzenlemenin ne kadar ihtiyaç olduğu aşikârdır.

Bu düzenlemede deniyor ki, muhtarların bulunduğu yerleşim birimlerinin idarî yapısı, nüfusu gibi kriterleri ayrı ayrı ve birlikte dikkate almak suretiyle İçişleri Bakanlığının görüşü, Maliye Bakanlığının teklifi üzerine bir katına kadar farklı olarak belirlemeye Bakanlar Kurulu yetkilidir gibi bir ifade konulmuş. Bu düzenlemenin isabetli olduğunu, hayırlı bir düzenleme olduğunu ifade ediyorum; çünkü, yaklaşık 52 000 civarındaki muhtarımızın, ne yazık ki, 26 142 tanesi herhangi bir sosyal güvenlik güvencesine de sahip değillerdir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yine, bu tasarı içerisinde, bu torba içerisinde bulunan düzenlemelerden bir tanesi de 23 üncü maddeyle getirilmiş olan düzenleme. 23 üncü maddede getirilmiş olan düzenleme iki hususla ilgilidir. Bunlardan birincisi, Ulaştırma Bakanlığı bünyesinde var olan bir dönersermayeden oluşturulacak bir fonla son zamanlarda, son aylarda Türkiye'nin sıkça gündemini işgal eden, özellikle Irak'ta taşımacılık yapan şoförlerimizin katledilmesi ve neticesinde de hiçbir hakka sahip olmamaları sonucu bunlara 40 000 YTL'ye kadar bir tazminatın bu fonca ödenmesini düzenlemektedir ki, bu konu, özellikle doğu ve güneydoğuda yaşayan çok sayıda milletvekilimizin yakın bilgisi dahilindedir. Ki, insanlarımız, hakikaten, kötüleşen ekonomik şartlarla beraber, bir parça ekmek için ne bulursa Irak'a götürmeyi göze alarak gidiyor ve çoğunlukla da müttefik ülkelere, Amerika Birleşik Devletleri askerlerine yakıt götüren şoförlerimiz, ne yazık ki öldürülüp yakılıyorlar araçlarıyla beraber, hunharca katlediliyorlar, çoğu zaman bunların cenazelerini getirmek terör örgütlerine kalıyor. Amerikan yetkilileri veya Irak yetkilileri, bu cenazeleri getirmek için dahi bir gayret sarf etmiyorlar ve bu ölen şoförlerimizin büyük bir çoğunluğu da sadece şoförlükle geçimini temin eden, herhangi bir sosyal güvencesi dahi olmayan kişiler.

Son altı ay içerisinde bir milletvekili olarak yaptığım çalışmalar neticesi öğrendim ki, bu taşımacılığı yaptıran firmaların şoförlerimize ödediği herhangi bir ödeme yok. Yine, Amerikan Hükümetinin bu sorumluluğu kabul ederek şoförlerimize, ailelerine veya uğradıkları maddî zararlara karşılık olarak maddî anlamda bir tazminat ödeme durumu söz konusu değil. Sağ olsun, Dışişleri Bakanlığımız, Ulaştırma Bakanlığımız ve Maliye Bakanlığımızın yaptığı bir çalışma neticesinde, bugün, böyle bir düzenlemeyle, hiç olmazsa, çocukları yetim kalan, herhangi bir sosyal güvencesi olmayan bu insanlarımıza 40 000 YTL civarındaki bir teselli tazminatının ödenmesi hükme bağlanmaktadır ki, bu da yine çok hayırlı bir düzenleme olmuştur. Emeği geçen bütün arkadaşlara teşekkür etmek istiyorum.

Aynı maddenin ikinci fıkrasında, ticarî araç parklarımızın yenilenmesiyle ilgili olarak yine aynı fondan bir ödeme yapılması öngörülmektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; benim, yine yasalaşma sürecinde ve birçok milletvekili arkadaşımızın da gayret sarf ettiği hususlardan bir tanesi, geçici 10 uncu maddede düzenlenen, tarımsal sulamayla ilgili çiftçilerimizin kullanmış olduğu elektrik borçlarının yeniden yapılandırılması mevzuudur. Bu konu, uzun zamandır TEDAŞ'ın, Sayın Bakanlarımızın, milletvekillerimizin ve çiftçilerimizin gündemindeki bir konudur. Doğrusu, bugün yapılmış olan düzenlemeyle şöyle bir yenilik getiriliyor: Burada, şu ana kadarki anapara, artı, Ziraat Bankasının uygulamış olduğu faiz oranı veya tarımsal TEFE'den hangisi düşükse bunun hesap edilerek, yani, bunun anaparaya eklenerek ve 36 ay taksite bölünmek suretiyle ödenmesi gibi bir yapılandırma getiriliyor.

Ben, Plan ve Bütçe Komisyonundaki görüşmeler sırasında da ifade ettim; değerli arkadaşlar, bu konu, hakikaten, kangren olmuş bir konu; yani, neredeyse, tahsili kabil olmayan borçlar niteliğine girmiş durumda. O açıdan, bizim, burada, belki anaparayı tahsil ederek, sadece anaparayı tahsil ederek, taksitlendirerek, bunu taksitlendirme tarihinden itibaren tarımsal TEFE'yle yeniden yapılandırmaya gittiğimiz takdirde tahsil imkânı olabilir. Aksi takdirde, korkarım ki, bu paranın tahsil edilmemesi gibi bir sonuçla karşı karşıya kalırız.

Bu çiftçilerden önemli bir kısmı, 10 000'in üzerindeki bir kısmı, benim seçim bölgem olan Şanlıurfa'da yaşıyor ve birkaç defadır, şu ana kadar, krizlerle karşı karşıya kaldık. Yaşadığımız krizler, bu elektriğin kullanımı neticesinde şebekelerin yetersiz kalması. Yine, paraların ödenememesi neticesinde TEDAŞ'ın bu insanları icraya verecek duruma gelmesi, elektriklerini kesme durumuyla karşı karşıya kalması; ki, bu söz konusu olduğu zamanlar, ekinin sulama zamanında gündeme gelen konular oluyor, ki örneğin, bir pamuk için on, onbeş, yirmi gün sulama yapılmadığı zaman o seneki mahsulün kökten gitmesi gibi bir durumla karşı karşıya kalıyoruz ki, korkarım yine yazın mahsul zamanında böyle acı durumlarla karşı karşıya geliriz; bunu temenni etmiyorum.

O açıdan -belki muhtemeldir, bugün sıra gelmeyebilir, yarın sıra gelebilir; çünkü, son maddesi tasarının- benim istirhamım, bu konunun yeniden düşünülerek, bu yapılan iyileştirmeden daha ileri bir adım atılması ve bu borcun hakikaten tahsil edilebilir bir noktaya gelmesi. Yapılan hiçbir şey değil mi; elbette ki, yapılan iyi bir şey; yani, bugün tam olarak oranını tespit edemiyoruz; ama, belli bir oranda gecikme faizi aşağıya çekiliyor; yani, hiçbir şey yapılmıyor değil; ama, bunun, mevcut durum dikkate alındığında, çiftçilerin durumu ve bizim günlük olarak yaşadığımız durumlar dikkate alındığında, tahsilinin zor olacağını düşünüyorum. Bu konu tekrar tezekkür edilirse faydalı olacağı kanaatindeyim.

Bu vesileyle, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Sağ olun. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

45 konuşma daha · 9 Mart 2005

45 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook