Yeni bir ders yılı başlarken üniversitelerin sorunları hakkında
Ankara Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 4. Birleşim · 4. yasama yılı · 6 Ekim 2005 · 439 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Yakup Kepenek (CHP), 6 Ekim 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 4. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YENİ BİR DERS YILI BAŞLARKEN ÜNİVERSİTELERİN SORUNLARI HAKKINDA); konuşma 439 kelime.
Yakup Kepenek (CHP, Ankara). “Yeni bir ders yılı başlarken üniversitelerin sorunları hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 4. Birleşim tutanağı, 6 Ekim 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/yakup-kepenek-22-2005-10-06-yeni-bir-ders-yili-baslarken-universitelerin-sorunlari-hakkinda (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
YAKUP KEPENEK (Ankara)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yeni bir ders yılı başlarken, üniversitelerin sorunları üzerine söz aldım; hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.
Sözlerime başlarken, ülkemizin Avrupa Birliğine tam üyeliği için görüşmelere başlanmasının, bu yoldaki çok tehlikeli dönemeçlere, virajlara karşın olumlu bir adım olduğunu da belirtmek isterim. Yeni ders yılında, tüm eğitim-öğretim topluluğuna başarılar diliyorum.
Değerli milletvekilleri, işbaşında bulunduğu üç yıla yakın bir süredir, hükümetimiz, üzülerek belirteyim ki, üniversiteleriyle, yükseköğretim kurumlarıyla kavgalı bir tutum, bir yol izlemektedir; kadro politikasıyla üniversitelerin elini kolunu tam anlamıyla bağlamaktadır.
Oraya geçmeden, bir noktanın daha burada altını çizeyim: Üniversitelerin çalışmalarıyla ilgili olarak, bildiğiniz gibi, Sayıştayın, YÖK'ün ve diğer denetim mekanizmalarının işlerliği geçerliyken, bununla yetinilmemekte, Ondokuz Mayıs Üniversitesinden başlayarak, Yüzüncü Yıl ve İnönü Üniversitelerini de kapsayacak bir Meclis araştırması furyasının, girişiminin sürüp gideceği üniversite çevrelerinde kaygıyla izlenmektedir. Kurumların etkin ve verimli çalışmasını zedeleyecek bu tür girişimleri sağlıklı bulma olanağı yoktur.
Değerli arkadaşlar, hükümetimiz işbaşına geldikten bu yana, daha önceki bir yılda verilen akademik öğretim üyesi kadrosu, akademik kadro 4 450 dolayındayken, hükümetimiz zamanında, bu hükümet zamanında 2003'te 2 480, 2004'te 2 583, 2005'te de 1 927 akademik kadro verilmiştir. Yine, 2004'te, TUS tarafından kullanılmayan 1 295 ek kadro üniversitelere verilmiştir.
Bütün bu durum, bu sayılar, bu veriler, çok değişken olan öğretim üyeliği kadrolarının, asistanlığın, araştırma görevliliğinin sürekli olarak azalması sonucunu vermiş ve ayrılan araştırma görevlilerinin yerine yalnızca onda 1 oranında yeni kadro konulabilmiştir.
Bu ortamda, bakınız, bir başka önemli iş yapılmıştır. Bu yılın içinde, Başbakanlık yayımladığı bir genelgeyle, akademik kadroların atanmasını, profesörlerin ve doçentlerin dışında kalanlarının tamamının atanmasını Başbakanlığın yetkisine almak istemiştir ve bu öneri, bu genelge, Danıştay tarafından üç kez, üç kez... İki kez iptal edilmiş, yeniden, hükümetimiz, ısrarla Danıştaya gitmiş bulunmaktadır. Bu, çok sakıncalı, yargıyı da, hukuku da hiçe sayan bir tutumdur. Bakın, Danıştay, oybirliğiyle aldığı bir kararında ne diyor: "Bilimsel özerkliğe sahip yükseköğretim kurumlarının öğretim üyeleri ile öğretim üye yardımcılarının arasında bir ayırım yapılması doğru değildir. Kadro sınırlaması dışında tutulan öğretim üyeleriyle ilgili idarî yaklaşımın, aynı sınırlamaya alınan öğretim üye yardımcıları için de gösterilmesi, teamülün, yargının, yasanın asıl gereğidir, yapılması gereken odur." Ama, şunu söyleyeyim ki, bu, böyle yapılmıyor.
Burada, hemen, bir başka, ek bir noktaya değineyim. Millî Eğitim Bakanlığı, Avrupa Birliği görüşmeleri bağlamında, Sayın Bakanımız, bir açıklama yapıyor ve diyor ki: "İlerleme raporundaki hükümler uygulanırsa, YÖK ve yükseköğretim yeniden yapılandırılacaktır." Şimdi, İlerleme raporuna bağlı bir, bu varsayımın, bu yargının akla getirdiği şey şudur: Acaba, İlerleme raporuna konulan o hükümler bizim hükümetimiz tarafından mı Avrupalılardan istenmiştir, yoksa, Avrupa yetkililerinin koyduğu hükümler midir? Bu konunun, burada, kamuoyuna açıklanmasını özellikle talep etmek durumundayım izin verirseniz.
Sayın Başkan, değerli arkadaşlar, gerçekleri doğru bilelim, doğru görelim. Kendi kurumlarımızı geliştirmede, kendi kurumlarımızı güçlendirmede…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
7 konuşma daha · 6 Ekim 2005