Yüksek öğretim kurumları teşkilatı kanunu ile 78 ve 190 sayılı khk lerde değ.yap.hk.kan.tas.(ss. 1039) 15 ilde üniversite kurulması hakkında
Ankara Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 46. Birleşim · 4. yasama yılı · 29 Aralık 2005 · 948 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Yakup Kepenek (CHP), 29 Aralık 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 46. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YÜKSEK ÖĞRETİM KURUMLARI TEŞKİLATI KANUNU İLE 78 VE 190 SAYILI KHK LERDE DEĞ.YAP.HK.KAN.TAS.(SS. 1039) 15 İLDE ÜNİVERSİTE KURULMASI HAKKINDA); konuşma 948 kelime.
Yakup Kepenek (CHP, Ankara). “Yüksek öğretim kurumları teşkilatı kanunu ile 78 ve 190 sayılı khk lerde değ.yap.hk.kan.tas.(ss. 1039) 15 ilde üniversite kurulması hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 46. Birleşim tutanağı, 29 Aralık 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/yakup-kepenek-22-2005-12-29-yuksek-ogretim-kurumlari-teskilati-kanunu-ile-78-ve-190-sayili-khk-ler-2 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA YAKUP KEPENEK (Ankara)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; ben de, doğum yerim olan Rize'de bir üniversite kurulmasından dolayı çok mutlu olduğumu belirterek sözlerime başlamak istiyorum. Kuşkusuz, öbür illerin üniversitelerini de aynı mutlulukla, coşkuyla, sevinçle karşıladığımı belirtmek isterim.
Değerli arkadaşlar, biraz önce, Sayın Bakanımız, yarım saate yakın, üniversite-hükümet ilişkilerine değindi. Çok isterdim ki, Sayın Bakanımız, kürsüye gelmeden önce kendisine ulaşan bir haberi, bir sevinçli haberi bizimle paylaşsaydı. O sevinçli haber, Sayın Bakanımızın kendi üniversitesinin ve ilinin, seçildiği ilin, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörünün bugün tahliye olmuş olmasıdır. Ben, bu tahliye nedeniyle duyduğum sevinci sizlerle paylaşmak istiyorum. (CHP sıralarından alkışlar) Bunu Sayın Bakanın yapmasını, bunu sizlerin de alkışlamasını çok isterdim; çünkü, ben, bu meseleyi bu kürsüye getirdiğim zaman, birçok sevgili arkadaşım, sizin sıralarınızdan birçok sevgili arkadaşım, o konunun, yani Yücel Aşkın'ın tutuklu kalması konusunun benim tarafımdan gündeme getirilmesini çok da yakışıklı bulmadığını, çok da sempatik bulmadığını, doğru bulmadığını, bunun yargıya karışma anlamı taşıdığı yönünde beyanlarda bulundular. Ben, o zaman, ne kadar içten, düzgün ve samimî konuşuyorsam, aynı içtenlikle söylüyorum, bir ülkenin önemli bir ilinin -neden önemli bir il olduğunu söyleyeceğim- rektörünün üç ay dolayında hapiste tutulması, hem eğitim dünyası için hem bilim dünyası için hem hepimiz için hem yargı sistemimiz için tam bir yüzkarasıdır ve…
AHMET YENİ (Samsun)Hocam, yargıya söylemeyin…
YAKUP KEPENEK (Devamla)Hayır… Yargının işleyişi açısından söyledim. Ben anlıyorum bu işleri… Başka bir şey daha…
AHMET YENİ (Samsun)Hocam, ama, yargıya…
YAKUP KEPENEK (Devamla)İzin verin efendim, izin verin…
Bu ayıbı, bu eksiğimizi, bir an önce gidermek zorundayız. Bu, hepimize gerekiyor. Ne gerekiyorsa, onu yapmak zorundayız.
AHMET YENİ (Samsun)Hocam, yargıya…
YAKUP KEPENEK (Devamla)Değerli arkadaşlar, izin verin, laf atmaktan vazgeçin, bunları düzeltelim elbirliğiyle,
Van niye önemlidir, onu da söyleyeyim: Mustafa Kemal, 1933 üniversite reformundan sonra, Meclisi açış konuşmasında "Yüce Meclis, ikinci üniversiteyi Van'da açın" demiştir de, ondan önemlidir Van; ama, Sayın Bakanımız, yine üzülerek belirteyim, o konulardaki duyarlılığını çok açık belli etmemekle, ne yapıyor bilemiyorum.
Şimdi, gelelim… Tabiî, "Rize'ye gel" diyorsunuz, gelelim Rize'ye. Rize'de üniversite açılması, birçok bakımdan çok olumludur, çok önemlidir. Bu olumlu, önemli noktalardan birincisi şudur: Rize, bildiğiniz gibi, değişik müziğin, giyimin, kültürün, şiirin, lehçenin ortaklaşa bulunduğu; bunların, dostluk, barış ve dayanışma içinde bir arada yaşadığı bir yöremizdir. Çok çeşitliliğin, olağanüstü güzelliğidir. O olağanüstü birliktelikten, dayanışmadan ve Rize insanının, gerektiğinde kendisiyle alay edebilecek kadar olgunluğundan kaynaklanan bir güzideliği, bir seçkinliği vardır. Orada kurulacak üniversitenin, bu hoşgörüyü, bu dayanışmayı, bu barışı çok daha yükseklere, ülkeye ve evrensel düzeye, dünyaya iyi bir biçimde taşıyabileceğini düşünüyorum; çünkü, dünyada ve bazı zamanlarda ülkemizde, etnik ve dinsel kimlik tartışmalarının nasıl acı sonuçlar verdiğini hep birlikte yaşıyoruz. O nedenle, Rize halkının, üniversiteyi çoktan hak etmiş olduğunu belirtmek istiyorum.
Rize, ayrıca, ülkemize, nitelikli işgücü vererek de çok büyük katkılar yapmaktadır ve o katkılar, orada, en son teknolojiyle eğitim yapan bir üniversitenin varlığını esasen gerekli kılmaktadır.
Değerli arkadaşlar, bilen bilir, Rize'nin doğası çok çetindir, ulaşımı çetindir, üretimi çetindir ve son zamanlardaki iki gelişme, Rize'yi sahiden -uygun deyimiyle- vurmuştur; bunlardan bir tanesi, Çernobil kazası ve sonrasında yaşanan sağlık sorunudur. Dilerim, yeni üniversitemiz, bu konuda bilimsel araştırmaları yapar ve şimdiye kadar yapılmayan ve bu devletin halka olan borcunu, bilimsel araştırmayla öder, bunu çok önemsiyorum.
İkinci; ama hiç de ikincil olmayan bir şey var; Rize insanı denizle yaşar değerli arkadaşlar, iç içe yaşar. İkili yol, kıyı yolu, sahil yolu, Rize halkı ile deniz arasında duvar örmüştür. Çayeli Belediye Başkanımızın dediği gibi, Berlin duvarı örülmüştür Rize halkı ile deniz arasında; bunun düzeltilmesi gerekir, bunu yapacak olan, üniversitedir. Rize'de kentleşme bozuktur, Rize'de orman ve yayla korunamamaktadır. Bunların korunması ve verimli işletilmesi, yine, üniversitemizin işi olmalıdır. Üniversite, ekonomiye büyük katkılar yapacak, üretime katkılar yapacak girişimlerde, etkin girişimlerde bulunmalıdır.
Değerli arkadaşlar, Osmanlı'dan bu yana, onca ferman vardır "şu Rize halkını yerinde tutun, orada alternatif seçenek ürünler yetiştirelim, başka işler yapalım" diye, Osmanlı'dan cumhuriyete onca proje vardır. Bunlardan en başarılı olanı yaş çay üretimidir; ama, o da, Rize halkını orada tutmaya ve geçimini sağlamaya yetmemektedir. Dolayısıyla, bu nedenle -Sayın Gündüz- Rize halkına bu üniversitenin verilmesi ya da Rize'de üniversite açılması, yeni iş ve çalışma kapılarını açacak olması nedeniyle de çok önemlidir.
Sağlık meselesine yeniden girmeyeceğim; ama, şunu söyleyeyim: Rize insanı, her yönüyle, sağlıktan kültüre, ekonomiden ulaştırmaya, turizme; her yönüyle, bu üniversiteyle çok daha güzele, çok daha ileriye, çok daha doğruya gidecektir.
Değerli arkadaşlar, bu bağlamda, yalnız Rize için değil, genelde üniversitelerimiz için bir dileğim var, bu 15 üniversitemiz için. Üniversite dediğiniz, kampus ya da yerleşke biçiminde örgütlenirse iyi olur. İlçelere verilmesi gereken meslek yüksekokullarıdır. Üniversite, çünkü, yalnız eğitim değildir, bir yaşam biçimidir. Kültürüyle, sinemasıyla, tiyatrosuyla, ders dışı sosyal ilişkileriyle üniversite üniversite olmak istiyorsa, bu, kampus biçiminde olur. Esasen, izin verin, bu saatte bir de işin gülmece tarafını söyleyeyim: Rize'de Sayın Başbakanımız Tayyip Erdoğan'ın ailesinin ve Sayın Grup Başkanvekilimiz Topuz'un ailesinin çıkış yerinin adı Kampos'tur. Kampos, kampus demektir; yani, üniversite kurulacak yer. Dolayısıyla, Rize'de kampus hazırdır, önemli olan oraya üniversiteyi doğru dürüst yerleştirmektir, kurmaktır; dilerim, biz bunu böyle yapacağız.
Şimdi, bu çerçevede iki noktaya daha değinmeme izin verin. (AK Parti sıralarından gürültüler)
Bana değil… Rize'yle ilgili mi soracaksınız?
MEHMET EMİN MURAT BİLGİÇ (Isparta)Halktan uzak olmaz mı üniversite?
YAKUP KEPENEK (Devamla)Hayır, hayır… Efendim, başarılı üniversitelere bakın. Lütfen, Sayın Bilgiç… Halk dalkavukluğu yapmak başka bir şey, bilimi yüceltmek başka bir şey. Ben sözlerime başlarken üniversitenin üretimle birleşmesi gerektiğini, üretime yardımcı olması gerektiğini, insanın kalitesini, niteliğini yükseltmesi gerektiğini özellikle vurguladım. Bunun olması için, işte, hemen yanı başınızda Orta Doğu Teknik Üniversitesi var, Orta Doğu Teknik Üniversitesi her yönüyle, teknolojiyi uygulama yönüyle, topluma katkısıyla, OSTİM Projesiyle, başka projeleriyle çok, halkla iç içedir. Bunun farkında olmanız gerekir.
MEHMET EMİN MURAT BİLGİÇ (Isparta)Devlet yardımlarıyla…
YAKUP KEPENEK (Devamla)Elbette devlet yardımlarıyla… Bu, devletin işidir. Eğitim, devletin işidir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı.)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
118 konuşma daha · 29 Aralık 2005