Nazım hikmet'in ölümünün yıldönümü nedeniyle
Ankara Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 48. Birleşim · 4. yasama yılı · 4 Ocak 2006 · 486 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Yakup Kepenek (CHP), 4 Ocak 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: NAZIM HİKMET'İN ÖLÜMÜNÜN YILDÖNÜMÜ NEDENİYLE); konuşma 486 kelime.
Yakup Kepenek (CHP, Ankara). “Nazım hikmet'in ölümünün yıldönümü nedeniyle”. TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim tutanağı, 4 Ocak 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/yakup-kepenek-22-2006-01-04-nazim-hikmet-in-olumunun-yildonumu-nedeniyle (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
YAKUP KEPENEK (Ankara)Sayın Başkan, çok değerli arkadaşlarım; bu toprakların yetiştirdiği ve dünyaya armağan ettiği, ulusal ve evrensel değerimiz, büyük şair Nâzım Hikmet'in 104 üncü doğum yıldönümü nedeniyle gündemdışı söz aldım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Türk şiirinin çizgisini değiştirmiş, çok yönlü, evrensel boyutlu bir şair ve yazar olan Nâzım'ı bu kısa sürede anlatmanın olanağı yok. Ancak, bir noktanın özenle altını çizmek gerekiyor. Nâzım Hikmet, ulusal ve evrenselin somutlaştığı, bir araya geldiği bir büyük değerdir ve düşünsel gücünü, bulunduğu yere bakmaksızın her zaman bu toprakların tarihinden, bu toprakların kültüründen, bu toprakların insanından almıştır. O nedenledir ki, onun muhteşem Kuvayı Milliye Destanı, bu ülkenin ulusal kurtuluş hamurunu ören, yoğuran ve dünyaya mal eden çok büyük bir değer taşır. Bakınız, bu destanın girişinde Erzurum Kongresini tanımlarken ne diyor:
"Bütün aksamı vatan bir küldür denildi Kongrede,
Kabul olunmaz denildi manda ve himaye."
Bu Meclis, Erzurum'un, Sivas'ın, Samsun'un sonucudur. Türkiye Cumhuriyeti o değerlerin sonucudur.
Daha sonra Moskova'da bulunduğu yıllarda dünya uzay çağına geçerken bakınız Nâzım ne diyor:
"Yelkenlilerle gidiliyor kozmosa... "Uzaya, yelkenlilerle gidiliyor.
“... Piri Reis'in haritasında yüzen yürek kadar yelkenlilerle."
Piri Reis kültürünü, Piri Reis'i uzayla birleştirme başarısını gösteren bir büyük şairdir Nâzım.
Onunla da yetinmiyor. Onun için, bu vatan onun yüreğidir. Memleketim diye o yürek çarpar. Bakın;
"Bir vapur geçer Varna önünden,
Uy Karadeniz'in gümüş telleri,
Bir vapur geçer Boğaza doğru,
Nâzım usulcacık okşar vapuru, yanar elleri."
Bakü'de denizi seyrederken tepeden;
"Avuç avuç çarpar yüzüme ışık taneleri,
Havada rast peşrevi Boğaziçi suları gibi akar" deme büyüklüğü Nâzımı evrensel kılar.
Değerli arkadaşlar, geçtiğimiz günlerde, Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu, tarihsel ve büyük bir karar aldı. Nâzım'ın evrensel ve ulusal özelliklerinden yola çıkarak, 100 üncü doğum yılının UNESCO tarafından Nâzım yılı olmasını gerekçelendirerek, şairin bu ülkenin yetiştirdiği en büyük şair olduğunun altını çizerek ve gelecek yıllarda yaşayacağını belirterek, bir davacının, Sayın Kemal İnebolu'nun, açtığı davayı esastan inceleme gereğini duydu Danıştay ve o vatandaşın, hepimiz gibi herhangi bir vatandaşın, Nâzımla ilgili olarak, hem kişisel menfaatlarının, meşru menfaatlarının ihlal edildiği -Nâzım'ın vatandaşlıktan çıkarılmasının- hem de sübjektif ehliyetinin varlığını kabul etti; bu, tarihî bir karardır, çok önemli bir karadır ve Nâzım'ın vatandaşlığının tanınmasını, Bakanlar Kurulunun 1951 kararının kaldırılmasını isteyen tarihî bir karar aldı.
Şimdi, değerli arkadaşlar, hükümetimize düşen çok temel bir görev var; o temel görev şudur: Bu ülkenin geçmişinde onca yaratıcılığıyla değer kazanan ve geleceğe uzanan bir düşünce yapısının, bir anlayışın, yalnız ezilenlerin, sömürülenlerin, horlananların değil, ezilen ulusların da, kendi memleketinin en olmadık sorunlarının da sözcüsü olan bir şairin vatandaşlığının, hükümet tarafından, bir an önce tanınması gerekiyor.
Bununla da kalınmamalı, Yüce Meclis, vatandaşlıktan çıkarılmalarla ilgili bir araştırma yapmalı ve Türkiye, 70'li, 80'li, 90'lı yıllarda yaşadığı kardeş kavgasının yaralarını sarmalı, Nâzım'dan başlayarak, toplumun reddettiği, vatandaşlıktan çıkardığı kişileri vatandaşlığa kazandırmalı ve Nâzım'ın hiç -kişisel görüşümü de özellikle belirteyim- yüreğinden çıkarmadığı vatan sevgisini vasiyetinde yerleştirdiği Anadolu'da bir ağaç altında defnedilmeyi, gömülmeyi, yatmayı da benimsemeli diye düşünüyorum.
Bu düşüncelerle, hepinize saygılar, sevgiler sunuyorum; bayramınızı ve yeni yılınızı kutluyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
Çok teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
18 konuşma daha · 4 Ocak 2006