İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 73. BİRLEŞİM · SALI

Çanakkale zaferi münasebetiyle ilgili

Yaşar Nuri Öztürk

İstanbul Milletvekili · Hyp

Genel Kurul, 73. Birleşim · 3. yasama yılı · 22 Mart 2005 · 429 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Yaşar Nuri Öztürk (Hyp), 22 Mart 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 73. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇANAKKALE ZAFERİ MÜNASEBETİYLE İLGİLİ); konuşma 429 kelime.

Yaşar Nuri Öztürk (Hyp, İstanbul). “Çanakkale zaferi münasebetiyle ilgili”. TBMM Genel Kurulu, 73. Birleşim tutanağı, 22 Mart 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/yasar-nuri-ozturk-22-2005-03-22-canakkale-zaferi-munasebetiyle-ilgili (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

YAŞAR NURİ ÖZTÜRK (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. Çanakkale Zaferinin 90 ıncı yıldönümü münasebetiyle şahsım adına söz almış bulunuyorum.

Değerli üyeler, Çanakkale'yle ilgili, burada, sanıyorum, epey konuşma yapıldı. Ben, Ankara dışındaydım; ama, bu sefer, Halkın Yükselişi Partimizin Çanakkale il teşkilatının kuruluşu, açılışı münasebetiyle Çanakkale şehitliklerini bir kere daha gezdim, yıllarca gezdiğim gibi. Yaşadığımız günlerde Çanakkale'nin anlamı bir kere daha gözümde ve vicdanımda büyüdü. Bu anlam ve bunun bizi davet ettiği bazı davranışlara dikkat çekmek için bazı noktaların altını çizmek istiyorum.

Biliyorsunuz, Çanakkale'de iki büyük savaş kaderi tayin etmiştir. Bunlardan birisi 6-18 Mart 1915 deniz savaşı, Nusret Mayın Gemisinin döktüğü mayınların kaderi tayin ettiği bir muhteşem destan. İkincisi, 6-10 Ağustos 1915'te Anafartalar'da Büyük Atatürk'ün komutasında verilen kara savaşı.

İtilaf güçlerinin, 18 Martta dökülen mayınlara çarparak 30 civarında gemisinin ya tamamen tahrip olduğu yahut da kullanılamaz hale geldiği ve böylece denizden ümidi kesilerek karaya yönelik hareketlerin planlandığı hepinizin malumudur. Bunun arkasından Anafartalar'da vücut bulan kara savaşı, Çanakkale'nin geçilmezliğini bütün dünyaya itiraf ettirmiştir. Ancak, Çanakkale geçilmemiştir; ama, Çanakkale'yle ortaya konan Müslüman dünyaya ve Türkiye'ye yönelik hesaplar rafa kaldırılmamıştır.

Esasında, Çanakkale dediğimizde, bunu, bizim büyük Kurtuluş Savaşımızın başlangıcı olarak düşünmek lazım, Kurtuluş Savaşı esas oradan başlıyor, tıpkı, Mustafa Kemal'in orada tarihin önüne çıktığı gibi. Eğer, mesele sadece Çanakkale meselesi olsaydı, Kurtuluş Savaşı olmazdı. Orada mağlup olanlar, Kurtuluş Savaşıyla ikinci denemeyi yapmışlardır. Burada, bugün, bizler için önemli olan, değerli arkadaşlarım, üçüncü, dördüncü denemelerin de yapılması ihtimalinin kuvvetli olduğudur ve üçüncü denemenin yapılmakta olduğunun emarelerinin önümüze konulduğudur. İşte, bakın, biraz önce, Sayın Başkanımız, bayrağımızın yırtılmasıyla ilgili bir telini gündeme getirdi Meclis kürsüsünde. Askerin başına çuval geçirilmesi, şimdi de bayrak yırtılması!.. Bakın Türkiye'nin geldiği yere. Demek ki, Çanakkale'de sergilenen ihtiras, Anadolu'da da tokat yediği için, biraz daha bilenerek ve biraz daha sivrilerek, kendisini bugünlere taşımıştır. Bunu bilmeden ve meseleye buradan bakmadan, bugün yaşadığımız bölge Ortadoğu'da ve yaşadığımız Türkiye coğrafyasında pazarlanan BOP Projesini ve dinimize yeni bir ad bularak önümüze koydukları, ılımlı İslam diye koydukları tahrip projesini anlayamayız. Din bizim, kitap bizim, Peygamber bizim, 120 000 cami bizim; ama, okyanusun ötesinden birileri, bu dine yeni bir ad koyarak, Cenabı Hakkın Kuran'da koyduğu ad yetmiyormuş gibi ve bunun üzerinde oynama hakkı Müslümanların değil, başkalarınınmış gibi, bir ılımlı İslam getiriyorlar ve enteresanı, dinî hassasiyetleriyle dünyanın ve Türkiye'nin önüne çıkmış bir iktidarın zamanında getirip bunu Türkiye'ye dayatıyorlar ve Ortadoğu'ya dayatıyorlar.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANToparlayın Sayın Öztürk.

YAŞAR NURİ ÖZTÜRK (Devamla)Pekala.

Yalnız, benim, burada, ikibuçuk yıldan beri ikinci konuşmam bu; hoşgörünüze sığınıyorum. Dışarıda, gazetede yazdığım için, buraya fazla yüklenmiyordum; ama, sağ olsunlar, gazetedeki yazılarıma son verdiler. Evet, şimdi, burayı biraz...

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

42 konuşma daha · 22 Mart 2005

42 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook