İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 26. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle

Yavuz Ağıralioğlu

İstanbul Milletvekili · İYİ Parti

Genel Kurul, 26. Birleşim · 2. yasama yılı · 5 Aralık 2018 · 217 kelime · yaklaşık 1 dakikalık okuma

Kaynak göster

Yavuz Ağıralioğlu (İYİ Parti), 5 Aralık 2018 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 26. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 217 kelime.

Yavuz Ağıralioğlu (İYİ Parti, İstanbul). “Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 26. Birleşim tutanağı, 5 Aralık 2018. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/yavuz-agiralioglu-27-2018-12-05-abonelik-sozlesmesinden-kaynaklanan-para-alacaklarina-iliskin-takibin (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=73772

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

YAVUZ AĞIRALİOĞLU (İstanbul)Sayın Başkanım, Ayhan Bey’e cevap mahiyetinde değil ama kayda girsin isteğim dolayısıyla söz aldım.

Mütekabiliyet oluşturarak konuşmaktan imtina edeceğimiz birkaç husus var. Mesela, Alevilerimizle ilgili, cemevlerinin haklarıyla ilgili birtakım taleplerde bulunacak olduğumuz zaman “Camilere veriyorlar, bize niçin vermiyorlar?” derken aslında topluma kötülük edecek bir mütekabiliyet kastının içerisinde cümle kurmuş oluyoruz. Herkes bilsin ki camiler hepimizindir, cemevi camilerin alternatifi değildir, mütekabiliyet yoktur. Cemevi, dergâhlarımızın alternatifidir, mütekabilidir, oradaki öğreti, devletin o anlamda himaye etmek zorunda olduğu öğretiler cümlesindendir, buna dergâhlarımız da dâhildir. “Camilere veriliyor da cemevlerine niçin verilmiyor?” cümlesi toplumsal anlamda bir kötülüktür. İhtişamlı medeniyetimizin ihtişamlı zamanlarında bu işler şöyle çözülmüştür: Buralarda iyi insan yetiştirme öğretilerinin tamamı, öğretinin tamamı, öğretenlerin tamamı ve öğretilenler üzerinden sonuçların tamamı devletin mutlaka nezaret etmek zorunda olduğu bir sorumluluk alanındadır. Sadece cemevleri değil, Türkiye’deki o anlamda insanı yetiştirmeye kastetmiş bütün cemaat organizasyonları devletin tasarrufunda, gözetiminde, denetiminde ve mali kontrolünde olmak zorundadır. Bu işlerin finansmanı da aslında toplumsal anlamda kirlenmenin, toplumsal anlamda denetimsizliğin iltihaplandığı alanlar hâline gelir. Birtakım örgütlerin fink attığı ya da birtakım alın teri dökülmemiş kontrolsüz paraların; kontrolsüz, denetimsiz suç unsurlarının barınabileceği mevziler hâline gelmesinin önüne geçecek devletin ciddi bir sorumluluğu vardır bu konuda. Ama bu mevzulardaki hak taleplerinde cami Türk milletinin ortak ibadet yeridir. “Cemevi ve cami birbirinin mütekabili” gibi cümleler toplumsal kötülüktür.

Kayıtlara girmesini arz ediyorum efendim.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

104 konuşma daha · 5 Aralık 2018

104 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook