Trabzon'un Yunanla beraber zikrediliyor olmasından rencide olduklarına, İstanbul ilinde Belediye Başkanlığı seçimini Cumhur İttifakı kazanınca "Müslümanlık kazandı." Millet İttifakı kazanınca "Olimpos'un çocukları kazandı." şeklinde konuşulmasına refleks verildiğine ilişkin açıklaması
İstanbul Milletvekili · İYİ Parti
Genel Kurul, 81. Birleşim · 2. yasama yılı · 22 Mayıs 2019 · 554 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Yavuz Ağıralioğlu (İYİ Parti), 22 Mayıs 2019 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 81. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Trabzon'un Yunanla beraber zikrediliyor olmasından rencide olduklarına, İstanbul ilinde Belediye Başkanlığı seçimini Cumhur İttifakı kazanınca "Müslümanlık kazandı." Millet İttifakı kazanınca "Olimpos'un çocukları kazandı." şeklinde konuşulmasına refleks verildiğine ilişkin açıklaması); konuşma 554 kelime.
Yavuz Ağıralioğlu (İYİ Parti, İstanbul). “Trabzon'un Yunanla beraber zikrediliyor olmasından rencide olduklarına, İstanbul ilinde Belediye Başkanlığı seçimini Cumhur İttifakı kazanınca "Müslümanlık kazandı." Millet İttifakı kazanınca "Olimpos'un çocukları kazandı." şeklinde konuşulmasına refleks verildiğine ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 81. Birleşim tutanağı, 22 Mayıs 2019. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/yavuz-agiralioglu-27-2019-05-22-trabzon-un-yunanla-beraber-zikrediliyor-olmasindan-rencide-olduklarina (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=77966
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)YAVUZ AĞIRALİOĞLU (İstanbul)İstanbul Milletvekiliyim ama Trabzonluyum. Trabzon mevzu edilince, Kurtuluş Savaşı’nın hemen başından itibaren bu topraklarda -evveli de var- yaşadığımız derin acıların millet hafızasındaki karşılığının -Engin Özkoç Bey’in söylediğini de şerh etmek için söylüyorum- evet, yaratılanı Yaradan’dan ötürü sevenlerin yurdudur, evet, ekalliyeti ne olursa olsun insanların kavmiyetinden dolayı tahkir edilmedikleri, insanca yaşadıkları bir coğrafyanın adıdır bu Anadolu. Lakin millet hafızamızda öyle derin acılar vardır ki belli coğrafyalarda bu acıların o kadar büyük izleri vardır ki bazı cümleler –tırnak içinde söylüyorum bunları- hakaret telakki edilir. Yani biz Ermeni vatandaşlarımızla bin yıl bu topraklarda ekalliyet unsurları içerisinde, en fazla onlarla rahat anlaşabildiğimiz hâlde, yaşadığımız büyük acılar, bu topraklarda “Ermeni” cümlesini hakaret telakki edecek hâle getirmiştir. Yani bin yıldır en rahat anlaşabildiğimiz komşularımızla ilgili yaşadığımız derin acı bu cümleyi hakaret telakki edecek bir şuur zafiyeti hâline dönüştürmüştür.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
YAVUZ AĞIRALİOĞLU (İstanbul)Başkanım, tamamlayacağım.
BAŞKANBuyurun.
YAVUZ AĞIRALİOĞLU (İstanbul)Trabzon mevzu olunca da aynı hassasiyeti izhar ediyoruz biz. Trabzon’u Pontusçuluğun merkezi hâline getirmeye çalışan bir algının içerisinde “Trabzon” zikredilince, “Yunan” “Rum” zikredilince “Trabzon” cümlelerinin tamamını hakaret telakki eder Trabzonlular; münhasıran Karadeniz ama hususiyetle Trabzon bunu hakaret telakki eder.
Bir de konuşmanın içerisinde, dediğinden daha çok ima ettiği, tonladığı şeyi bir daha dinlesin arkadaşlarımız lütfen. “Fotoğraf büyük.” cümlelerinden nefret ettiğimiz kadar bu son dönemde başka bir cümleden nefret etmedik. “Büyük fotoğrafa bakmak lazım, büyük resme bakmak lazım.” imalarının içerisinde “Biz aslında büyük resmi görüyoruz, siz bu ağaca takılmayın, ormana bakmak lazım.” derken kastedilen şeyin Trabzon’un Yunanla beraber zikrediliyor olmasından rencide olduk biz. Yoksa Trabzon zaten memleket, millet mukavemetinin merkezidir. O anlamda, bu hakarete sadece biz değil, Cumhurbaşkanının da cevap vermesi lazım.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANTamamlayın lütfen Sayın Ağıralioğlu.
YAVUZ AĞIRALİOĞLU (İstanbul)Rize de Trabzon’a bağlı bir yerdi, ilçesiydi. Yani Sayın Cumhurbaşkanına da aslında zımnen hakaret etmiş oldu; Kabinede 4 Bakan var, onlar da Trabzonlu, onlar da cevap versinler buna ama cümlelere dikkatsizce imalar karıştırırsanız böyle mukabele görürsünüz.
Yani Trabzon’la ilgili “Kaseti bir daha izledik, bir daha dinledik.” Lütfen bir daha dinleyin yani ben normal bir siyasi taassupla falan dinlemedim, o ima ettiği şeyin içerisinde kastettiğinden fazlası var Muhammet Bey. Bak, şu var: “Niçin cevap vermiyorsun?” beklentisi başka bir şeydir ama “Fotoğraf büyük, dert başka, oyun büyük.” falan cümleleriyle kastedilen şey, gazetede köşe yazarlarımızın da yazmaktan hiç utanmadıkları bir şeydir. İstanbul’daki seçim yarışı için “Hira Dağı’nın çocukları ile Olimpos’un çocukları arasında geçen bir yarış” şeklinde cümle kuracak, kurduracak bir siyasal iklim oluşturursanız, böyle cümleler duyarsınız.
BAŞKANTamamlayın lütfen.
YAVUZ AĞIRALİOĞLU (İstanbul)İstanbul’daki yarışı “Hira Dağı’nın çocukları ile Olimpos’un çocukları arasında geçen bir yarış” olarak zikretmezseniz, bu, İstanbul’u daha iyi yönetmeye teşebbüs etmiş Müslüman Türk milletinin çocukları arasında geçen bir yarıştır gibi algılarsanız; kazananı, kaybedeni “Biz kazanırsak Müslümanlık, mukaddesatçılık kazandı, mağlup olursak memleketi şerre bulaşmış bir cinnet kazandı.”dan çıkarırsanız rahat edersiniz.
Dolayısıyla Türkiye’deki siyasal dilin bu kadar bozulmuş olmasının tezahürleridir bunlar, çok basittir bu, ben öyle yazılar okudum. Şimdi, aslında, AK PARTİ’deki arkadaşlarımızın da dillerine biraz dikkat etmeleri lazım. Nihayetinde yüzde yüz mutabakatla yapılan işler olmayabilir bunlar. Yani Milliyetçi Hareket Partisi, Adalet ve Kalkınma Partisinin her adayından yüzde yüz mutabakatla memnun olmayabilir. Cumhuriyet Halk Partisi bizim her adayımızdan yüzde yüz mutabakatla memnun olmayabilir. Biz her adayın dilinden, her adayın sözünden yüzde yüz memnun olmayabiliriz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
YAVUZ AĞIRALİOĞLU (İstanbul)Bitireceğim Başkanım.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
73 konuşma daha · 22 Mayıs 2019