İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
GENEL KURUL · 63. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Siber Güvenlik Kanunu Teklifi münasebetiyle

Yavuz Aydın

Trabzon Milletvekili · İYİ Parti

Genel Kurul, 63. Birleşim · 3. yasama yılı · 5 Mart 2025 · 443 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma · Günün kaydı →

Kaynak göster

Yavuz Aydın (İYİ Parti), 5 Mart 2025 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Siber Güvenlik Kanunu Teklifi münasebetiyle); konuşma 443 kelime.

Yavuz Aydın (İYİ Parti, Trabzon). “Siber Güvenlik Kanunu Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim tutanağı, 5 Mart 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/yavuz-aydin-2025-03-05-siber-guvenlik-kanunu-teklifi-munasebetiyle (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=133210

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

YAVUZ AYDIN (Trabzon)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz Siber Güvenlik Kanunu Teklifi'nin 7'nci maddesi üzerine İYİ Parti Grubum adına söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle şunu ifade etmek isterim ki içinde bulunduğumuz dijital çağda siber güvenlik konusu artık millî güvenliğin vazgeçilmez bir parçasıdır. Terör örgütlerinden devlet destekli siber saldırılara, bireysel veri güvenliğinden kritik altyapıların korunmasına kadar geniş bir yelpazede ülkemizin güvenliğini sağlamak zorundayız fakat bunu yaparken hukukun üstünlüğünden, temel hak ve özgürlüklerden ödün vermemeliyiz.

Sayın milletvekilleri, kanun teklifini incelediğimizde iktidarın yasa yapım sürecini tamamen işlevsiz hâle getirdiğini bir kez daha görmekteyiz. Henüz teklif Mecliste tartışılmadan 8 Ocak 2025'te Resmî Gazete'de Cumhurbaşkanlığına bağlı Siber Güvenlik Başkanlığının kurulduğu ilan edilmiştir. Bu durum Meclisin iradesini hiçe saymak, yasama organını bir formaliteye dönüştürmek anlamına gelmektedir. Böyle bir anlayışı asla kabul etmiyoruz ve reddediyoruz.

Kıymetli milletvekilleri, konuşmama 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nün önemine vurgu yaparak devam etmek istiyorum fakat ne yazık ki bugünü kutlamaktan çok kadınlarımızın yaşadığı sorunları, onların haklarını ve bu hakları nasıl savunmamız gerektiğini konuşmak zorundayız. Kadınlarımız her geçen gün daha fazla şiddete, ekonomik eşitsizliğe ve toplumsal baskıya maruz kalmaktadır. İşsizlik, mobbing, düşük ücretler ve eğitimden uzaklaştırılmaları kadınlara uygulanan bir başka şiddet biçimidir.

Bir de 2025 yılını "Aile Yılı" olarak ilan etmektedirler. Bu, güzel bir başlık gibi dursa da ailenin diğer yarısı olan kadınların içinde bulunduğu durum iktidarın umurunda bile değildir. Kadınlarımızı hem sosyal hem de ekonomik şiddetten korumak için el birliğiyle mücadele etmemiz gerekmektedir. Bu mücadeleden vazgeçmemek ümidiyle tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü kutluyorum.

Değerli milletvekilleri, son günlerde ülkemizin geleceğine yönelik ve Türk milletine karşı büyük bir oyun oynanmaktadır. Haftalardır davul çaldılar, sözde "Tarihî Mektup" manşetleriyle ekranları bir fotoğrafa kilitlediler. Bu fotoğraf yalnızca anlık bir görüntü değildir; bu, Türkiye Cumhuriyeti'ni ve millî devleti ortadan kaldırmak isteyen büyük bir ittifakın ilk sahnesidir. Öyle bir ittifak ki içinde terör örgütü mensupları da var, onların siyasi uzantıları da var, koltuklarını korumak uğruna her türlü ihanete razı olanlar da var. Şimdi çıkıp ne diyorlar? "Barış, kardeşlik ve demokrasi." Şiir gibi sözler söylüyorlar fakat biz bu oyunları daha önce de çok görmüştük. Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu'nun da belirttiği gibi, ağızlarından "barış" kelimesini düşürmeyenler fitreye muhtaç hâle getirdikleri emeklilerimizle barışamamıştır. Bu Hükûmet, devletine hizmet eden fakat ay sonunu getiremeyen memurlarımızla barışamamıştır. Bu Hükûmet, alın teriyle çalışan, borç batağında sürüklenen işçilerimizle, barışamamıştır. Bu Hükûmet, cumhuriyet yasalarıyla barışamamıştır. Bu Hükûmet, Mustafa Kemal Atatürk'ün düşünceleriyle barışamamıştır. Bu Hükûmet, büyük Türk milletiyle barışamamıştır fakat teröristlerle barışmayı iyi becermiştir; kanımıza, canımıza kasteden hainlerle oturup pazarlık yapmayı iyi bilmiştir. Bu ülkenin değerleriyle, bu milletin varlığıyla barışmamıştır.

Değerli milletvekilleri, Türkiye ebedî hâle getirilecek bir istibdat çukuruna yuvarlanmaktadır. Türk kimliğinin devletiyle olan bağı koparılmak istenmektedir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

107 konuşma daha · 5 Mart 2025

Günün kaydı →
107 konuşmanın tamamı →