İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 138. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Antalya milletvekili abdurrahman arıcı ve 2 milletvekilinin; atatürk orman çiftliği müdürlüğü kuruluş kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi (s.s.:274)

Yılmaz Ateş

Ankara Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 138. Birleşim · 2. yasama yılı · 31 Temmuz 2008 · 1.362 kelime · yaklaşık 7 dakikalık okuma

Kaynak göster

Yılmaz Ateş (CHP), 31 Temmuz 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 138. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ANTALYA MİLLETVEKİLİ ABDURRAHMAN ARICI VE 2 MİLLETVEKİLİNİN; ATATÜRK ORMAN ÇİFTLİĞİ MÜDÜRLÜĞÜ KURULUŞ KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ (S.S.:274)); konuşma 1.362 kelime.

Yılmaz Ateş (CHP, Ankara). “Antalya milletvekili abdurrahman arıcı ve 2 milletvekilinin; atatürk orman çiftliği müdürlüğü kuruluş kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi (s.s.:274)”. TBMM Genel Kurulu, 138. Birleşim tutanağı, 31 Temmuz 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/yilmaz-ates-23-2008-07-31-antalya-milletvekili-abdurrahman-arici-ve-2-milletvekilinin-ataturk-o (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA YILMAZ ATEŞ (Ankara)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Sayın milletvekilleri, Atatürk Orman Çiftliğiyle ilgili düzenlemeler gerek kanun tasarısı şeklinde gerekse kanun teklifi şeklinde hemen hemen her dönem bir veya iki defa Türkiye Büyük Millet Meclisinin gündemine gelir. Bu tür girişimler sonucudur ki Atatürk Orman Çiftliğinin arazisinde kurulduğu günden bugüne sadece Ankara’daki merkezdeki arazisi 22 dekarlık bir alanı çeşitli kamu, özel, tüzel kuruluşlar tarafından işgal edilmiş ve tam bir talana dönüşmüştür. Bununla ilgili çeşitli davalar olmuş, çeşitli cezalar ödenmiş, karşılıklı koruyalım derken hakarete varan sözler söylendiği için zaman zaman tazminat cezaları da ödenmiştir. Bu nedenledir ki, değerli arkadaşlar, belki akşamın bu saatinde, hele hele bir de bugün tatile girmesi beklenen Mecliste belki konuşmanın çok cazip bir tarafı da yok. Ama gerek konunun önemi gerekse Atatürk Orman Çiftliğinin Türkiye’deki önemi nedeniyle de bir iki konunun altını çizmekte büyük yarar var.

Değerli arkadaşlar, kamu kurum ve kuruluşları Atatürk Orman Çiftliği arazisini talan etmişlerdir. Oysa Mustafa Kemal Atatürk bu araziyi kendi öz parasıyla edinmiş; Türkiye’deki modern tarımın araştırılması, geliştirilmesi amacı ve Ankaralıların eğlenmesi, dinlenmesi amacıyla hazineye devretmiştir. O günden bugüne, az önce belirttiğim gibi, 22 dekarlık bir alan da maalesef talan edilmiştir. Şimdi bu önümüze gelen kanun teklifi de aslında şu ihtiyaçtan kaynaklanmıştır: Ankara’nın iki tane güzide spor kulübü Gençler Birliği ve Ankaragücü, sporun gelişmesi için 1989 yılında dönemin iktidarı ve Cumhurbaşkanının onayıyla buradan 126 dönümlük bir alan tahsis edilmiş. Ancak, daha sonra Atatürk Orman Çiftliğinin birinci derecede sit alanı ilan edilmesi üzerine de mahkemeye düşmüşlerdir. Bazı davalarda beraat, bazılarında da hâlen yargı devam etmektedir. Bu sorunu kalıcı olarak çözmek amacıyla da bu iki spor kulübümüz siyasi partilerimizi ziyaret etmişlerdir. Siyasi partilerimizden aşağı yukarı 35-40 milyon dolar değerinde yaptıkları yatırımın yıkılmaması, bertaraf edilmemesi için de bir destek istemişlerdir. Bu konu geçen dönemde de Türkiye Büyük Millet Meclisinin gündemine getirilmek istendi ama başarılamadı, bu dönem getirildi. Bir sayın milletvekilinin teklifi şeklinde gelen bu kanun teklifi, değerli arkadaşlar, en son olarak baktığımız zaman, şu andaki hâliyle, maalesef, o milletvekilinin ve bu spor kulüplerimizin ihtiyacının ötesinde, birincisi yeni bir talana yol açtığını görüyoruz; ikincisi, bu iki spor kulübümüz kullanılarak, bu kıyılarımızda, ne hikmetse kıyılarımızın talan edilmesine yönelik bir düzenleme getirilmiştir ve üçüncüsü de, bu bahane edilerek ormanlarımızın talan edilmesini sağlayacak bir düzenleme hâline getirilmiştir. İki spor kulübümüzün bu mevcut binalarını, tesislerini, yatırımlarını kurtaralım derken de, 258 dönümlük yeni bir alanın da talanını sağlayacak bir yasal düzenlemeyle karşı karşıya olduğunu gördük. İki gündür siyasi partilerimizin grupları ve Sayın Bakanla yapılan görüşmeler sonunda, değerli arkadaşlar, üç parti gruplarının da imzasıyla hazırlanan değişiklik önergeleri sanırım birazdan Türkiye Büyük Millet Meclisinin onayına sunulacaklardır. Dilerim, Türkiye Büyük Millet Meclisi bu değişiklik önergelerini kabul eder. Eğer kabul etmezse değerli arkadaşlar, biz, Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu kanun teklifine karşı olduğumuzu burada beyan ediyoruz. Çünkü eğer bu düzenlemeler kabul edilmezse, bu yasal düzenleme, şu andaki teklif hâliyle, bir, 258 bin metrekarelik alanın bir talanını, betonlaşmasını getiriyor; iki, bu bahane edilerek kıyılarımız talan ediliyor; üç, orman alanları da talan ediliyor. Bu değişiklik önergeleriyle buna mâni olacağımızı düşünüyoruz.

Değerli arkadaşlar, bu konuda neden titiz olduğumuzu da sizlere arz etmek istiyorum: Bildiğiniz gibi, 2006 yılında Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı çok iyi niyetlerle karşımıza çıktı. Şahsen bizim partiyi iki defa ziyarette bulundu. Dedi ki: “Bakın, hep şikâyet ediyorsunuz. Bu Atatürk Orman Çiftliğinin bir nâzım imar planı olmadığı için bütün kamu kuruluşları talan etti. Gelin, bir kanunla bana yetki verin, ben bu Atatürk Orman Çiftliğinin nâzım imar planlarını yapayım. Bunu yaparken de Ankara çok gelişti, büyüdü; bir, yeni bir yol açılması için sadece yolun geçtiği alanı bana bedelsiz devredin; iki, Hayvanat Bahçesi çok mezbelelik, Ankara’ya da, Atatürk Orman Çiftliğine de yakışmıyor. Ben bunu da yeniden düzenleyeyim.”

Değerli arkadaşlar, bütün siyasi partilerimizin çok iyi niyetle destek verdiği ve kanunlaştırdığı 5524 sayılı Kanun sonucu Ankara Büyükşehir Belediyesi nâzım imar planları yaptı. Ama her ne hikmetse bu nâzım imar planları yapılırken Atatürk Orman Çiftliği yönetimine bilgi verilmedi, Atatürk Orman Çiftliği yöneticilerine bu nâzım imar planları gösterilmedi. Sonunda, ortaya çıktığında gördük ki değerli arkadaşlar, içler acısı bir durum.

Şimdi, birincisi, kanunda “olimpiyat ve spor parkı” diye bir madde yok “özel proje alanları” diye bir madde yok ve Hayvanat Bahçesi de bugünkü hâliyle organize edilecekti. Şimdi, değerli arkadaşlar, özel proje alanlarının alanı, miktarı, ne amaçla kullanılacağı belli değil projede, imar planında.

İki, olimpiyat ve spor parkının da ne kadar olacağı, nereye yerleştirileceği de belli değil. Oysa imar planlarında neyin ne için kullanılacağı çok açık olarak belli edilir.

Ve üçüncüsü, en önemlisi sayın milletvekilleri, Hayvanat Bahçesi. Şimdi, değerli arkadaşlar, dünyada iki tane büyük hayvanat bahçesi vardır: Kentler arasındaki en büyük hayvanat bahçesi 45 hektar ile Prag’daki hayvanat bahçesidir. Bir diğer hayvanat bahçesi de metropoliten iller arasında New York’tadır. İçinden nehir geçer, dünyanın en büyük metropoliten hayvanat bahçesidir, onun da alanı 107 hektardır.

Değerli arkadaşlar, şimdi, Atatürk Orman Çiftliği için öngörülen hayvanat bahçesi –sıkı durun, bunlarla kıyaslanmayacak büyüklükte- tam 800 hektar olarak belirlenmiş. Şimdi, 800 hektar hayvanat bahçesini siz orada ayırdığınız zaman, Atatürk’ün vasiyetine aykırı olarak, orayı, tarımın gelişmesi, Ankaralının dinlenmesi, eğlenmesi amacından da uzaklaştırmış oluyorsunuz. Peki, sadece bu mu sayın milletvekilleri? Peki… Bu konuda sivil toplum örgütleri yargıya gittiler. Orta Doğu Teknik Üniversitesinden 3 değerli sayın öğretim üyesi bilirkişi olarak seçildi. O bilirkişinin tespitleri doğrultusunda Ankara 13. İdare Mahkemesi, sayın milletvekilleri, oy birliğiyle, yapılan planın hukuka uygun olmadığını tespit ederek iptal etti. Ne zaman? 26 Haziran 2008 tarihinde. “Vay sen misin, böylesine bir bilirkişi raporu verdin.” diye değerli arkadaşlar, on beş yıldır belediye başkanı olan bir zat, elli yıldır o binalar yerinde dururken “Orta Doğu Teknik Üniversitesini yıkacağım.” diye ortalığı birbirine kattı. Şimdi, bir deyim vardır, “Dinime küfreden Müslüman olsa.” diye.

Değerli arkadaşlar, Ankara’nın yüzde 40’ı kaçak yapılanmadır. Şimdi “Atatürk Orman Çiftliğinin imar koruma planlarını yapıyorum.” diyen bir belediye…

Değerli arkadaşlar, biz Ankaralılar, şu anda polisiyle, jandarmasıyla, tapu dairesiyle, Atatürk Orman Çiftliğinin kaybedilen 30 bin metrekarelik alanını bulamıyoruz! 30 dönüm alanı kayıp Atatürk Orman Çiftliğinin! Aslında biliyoruz. Bu uydudan çekilen fotoğraflarda yerleri belli. Şurada. 30 dönüm şurada.

Peki, bu, şimdi, nerede kullanılıyor? Değerli arkadaşlar, iktidar partimizin hemen karşısında, Armada İş Merkezinin karşısında, sanırım dikkatinizi çekmiştir, ucube bir demir yığını var, ucube bir demir yığını! O demir yığını olan bina, 60 bin metrekarelik bir alan üzerindedir ve kaçaktır. Bu Ankara Büyükşehir Belediyesinin uçan kurda kuşa borcu var ve bu Ankara Büyükşehir Belediyesi, yine, Türkiye’deki 3.225 belediyenin hazineye toplam borcu 13,5 katrilyondur ama tek başına Ankara Büyükşehir Belediyesinin hazineye olan borcu 3,950 katrilyondur.

Şimdi, bu kadar borçlu olan bir belediye, sayın milletvekilleri, neden iş merkezi yapar, neden ticaret merkezi yapar? Armada’nın karşısındaki o demir yığını, Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Merkeziyle 100 metre mesafede olan o bina, bir utanç abidesi olarak her gün orada gözler önünde durmaktadır. İktidarsınız, neden ona göz yumuluyor, neden yıkılmıyor?

Değerli arkadaşlar, Atatürk Orman Çiftliğinin kaybolan o 30 dönümü o 60 dönümün içine kaydırılmıştır ve o nedenle de tapu daireleri dahi bulamıyorlar. Polisle, jandarmayla arıyoruz. Arıyoruz, bulamıyoruz.

Şimdi, böylesine kaçak bir yapılanmanın içinde olan bir belediye başkanı kalkıyor “Ben Orta Doğu Teknik Üniversitesini yıkacağım.” diyor. Eğer bu İktidar iktidarsa, bu İktidar haktan, hukuktan yanaysa, önce o demir abidesini ortadan kaldırır, Atatürk Orman Çiftliğinin işgal edilen 30 dönüm arazisini de kendisine iade eder.

Şimdi, değerli arkadaşlar, bu konunun üzerinde neden hassasiyetle duruyoruz, neden bu önergelerimiz kabul edilmezse bu kanun teklifinin karşısında olduğumuzu söylüyoruz? İki kulüp yöneticisinin değerli başkanlarıyla bu sabahleyin bir kez daha konuştum. Şeref, namus sözleri oraya tek bir çivi çakmayacakları yönündedir. Şimdi, iktidar o yetkiyi alıp Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğüne verdikten sonra, o geriye kalan -çünkü bu iki spor kulübünün şu andaki kullandığı alan 126 dönümdür- 132 dönümlük alanı eğer yine böyle sorumsuz birtakım kişilerin eline verirseniz iki elimiz yakanızda olur. İki elimiz yakanızda olur.

O nedenle, mahkeme kararında belirtildiği gibi, değerli arkadaşlar, kesinlikle oranın tarımın gelişmesi doğrultusunda kullanılması gerekir, Atatürk’ün vasiyeti doğrultusunda kullanılması gerekir. Yoksa biz iki tane saygın spor kulübümüze, saygın kuruluşumuza, yaptıkları o binanın heba edilmemesi için çok iyi niyetle çıkardığımız bu Kanun’un, bazı sorumsuz kişiler elinden Atatürk Orman Çiftçiliğinin talanına dönüşmemesini sağlamamız gerekir. Bu hassasiyetimiz bundandır. Gecenin bu saatinde belki -akşamın bu saatinde- zamanınızı almamız bundandır. Üç parti grubunun üzerinde anlaştığı bir kanun teklifi hakkında belki de bu kadar konuşmamız bundandır.

Bu duygu ve düşüncelerle üç grubun ortaklaşa verdiği değişiklik önergelerinin kabul edilmesini diliyor, yüce Meclisi tekrar saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

72 konuşma daha · 31 Temmuz 2008

72 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook