İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 79. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)

Yüksel Çorbacıoğlu

Artvin Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 79. Birleşim · 1. yasama yılı · 14 Mayıs 2003 · 922 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Yüksel Çorbacıoğlu (CHP), 14 Mayıs 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 79. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İŞ KANUN TASARISI VE SAĞLIK AİLE ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER (S,S, 73)); konuşma 922 kelime.

Yüksel Çorbacıoğlu (CHP, Artvin). “İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)”. TBMM Genel Kurulu, 79. Birleşim tutanağı, 14 Mayıs 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/yuksel-corbacioglu-22-2003-05-14-is-kanun-tasarisi-ve-saglik-aile-calisma-ve-sosyal-isler-s-s-73 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA YÜKSEL ÇORBACIOĞLU (Artvin)Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; nedense, ilimle ilgili bu yanlışlarla devamlı karşılaşıyorum. Televizyonlarda başıma geldi, burada da başıma geldi. Başkanımız yine düzeltti; teşekkür ediyorum.

Değerli milletvekilleri, görüşülmekte olan yasa tasarısının 85 inci maddesiyle ilgili olarak Grubumuz adına söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Tasarının 85 inci maddesinin karşılığı, şu anda yürürlükte olan 1475 sayılı Yasanın 78 inci maddesinde düzenlenmiştir. İki madde arasında temel fark olarak, 1475 sayılı Yasadaki, bu, hangi işlerin ağır ve tehlikeli işlerden sayılacağı, kadınlarla 16-18 yaş arası genç işçilerin hangi çeşit ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırılabileceklerine ilişkin tespitin, değerlendirmenin, hukuk normu açısından aralarında farklı düzenlemeler var; da şu: 1475 sayılı Yasada tüzükle düzenleniyor; söz konusu, görüşmekte olduğumuz tasarıda ise, bu iş, yönetmelikle düzenleniyor.

Değerli arkadaşlar, bu konu, çok önemli bir konu; yani, hangi işlerin ağır ve tehlikeli olduğu ve kadınlarla 16-18 yaş arası genç işçilerin hangi çeşit ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırılacağı konusu çok önemli. O kadar önemli ki, bunu, Anayasamız 50 nci maddesinde düzenlemiş. Anayasanın 50 nci maddesine göre "Kimse, yaşına, cinsiyetine ve gücüne uymayan işlerde çalıştırılamaz. Küçükler ve kadınlar ile bedenî ve ruhî yetersizliği olanlar çalışma şartları bakımından özel olarak korunurlar." Yani, özel bir koruma ihtiyacının duyulduğu bir konu, bugüne kadar tüzükle düzenleniyor; ama, bugün, bu tasarıyla, yönetmelik düzeyinde düzenlenmeye çalışılıyor. Hukuk normu sıralamasına göre -biliyorsunuz, açıklamaya gerek yok- tüzükler, yönetmeliklerin üzerinde hukuk normudur. Bu açıdan, bize göre, bir kere bu konunun tekrar tüzükle düzenlenmesine ihtiyaç vardır diyoruz.

Diğer taraftan, yine 1475 sayılı Yasada bu maddenin düzenlendiği, 78 inci maddenin düzenlendiği bölüm, beşinci bölüm; tasarının 85 inci maddesi, yine bu tasarının beşinci bölümünde düzenlenmekte; yalnız, bu bölümlerle ilgili, başlıklarla ilgili bir farkı daha ortaya koymak istiyorum; o da şu: Tasarının beşinci bölümünün başlığı "İş Sağlığı ve Güvenliği" olarak düzenlenmiş; ama, 1475 sayılı Yasada ise "İşçi Sağlığı ve Güvenliği." Bunun hangi gerekçeyle yapıldığını bilemiyorum. Mutlaka bir gerekçesi vardır; ancak, demin söylediğim farklılığın yönetmelikle düzenlenme gerekçesini ve bu başlıktaki işçi ile iş ayırımının gerekçesini sizden rica ediyorum; Grubunuz adına çıkıp, bu konunun gerekçelerini açıklamanızı istiyorum; çünkü, bize göre, bunun hukuksal veya bu yasayla ilgili mantıklı bir açıklaması yok. Zaten, beşinci bölümün ilk maddelerine bakarsak, biraz farklılığı da görüyoruz. Nedense, hükümet programında da, daha önce bizim milletvekillerimiz tarafından tespit edildiği üzere "işçi" kelimesine acaba bir hassasiyet mi var; yani, bunu kullanmakta rahatsızlık mı duyuyoruz; bunu da anlamış değilim. Bu konuların, eğer uygunsa, mümkünse, tarafınızdan, Grubunuz adına açıklanmasını istiyorum.

Değerli arkadaşlar, yasa yapmayla bu işin altından çıkamıyoruz, kalkamıyoruz; yani, bugüne kadar, 1475 sayılı Yasa kapsamında 16 yaşından küçük insanların bazı işlerde çalıştırılamayacağı ve kadınların çalışacağı işler konusunda düzenlemeler yapılmış; fakat, uygulamada yine bu ihlaller fazlasıyla yapılmıştır.

72 nci maddede Grubumuz adına konuşan Zonguldak Milletvekilimiz Sayın Harun Akın'ın da anlattığı, açıkladığı üzere, Zonguldak bölgesinde kömür işletmelerinde çalışan 16 yaşından küçük çocuklar var. Bu konuda ne yapıyoruz, ne yaptık? Yani, yasayı yapmakla bu işi kurtarmış oluyor muyuz; bence, yasayı yapmakla bu işin içinden çıkamayız. Yasanın gereği, tüzükleri, yönetmelikleri ve bunun verdiği yetkileri layıkıyla yerine getirmek ve kim hata yapıyorsa, kim bu yasaya aykırı işçi çalıştırıyorsa gereğini de yapmak gerekir diye düşünüyorum. Ancak, bu noktada, tabiî, önümüze bir engel çıkıyor; o engel de, yine bir -gazete kupüründen; bu, elimizde de vardır- basın bildirisinde Sayın Başbakanımızın bir açıklaması var; bir cümlesini söylüyorum: "İşyerlerini yaşatalım ki, işçi de yaşasın." Bu bir anlayış, bir görüş; ama, bu açıkladığım konuyla ilgili, suç işleyen, yasalara aykırı davranan işverenleri ve işyerlerini gereğince cezalandırmazsak, bunlar hakkında önleyici tedbirler almazsak, biz, iş güvenliğini sağlamış olur muyuz; yoksa, aksine bir sonuç mu doğururuz?! Eğer, işverenin işçiye çalışma ortamı sağlamasını çok önemli sayarsak, "ne yapalım; biz, buna razı olalım" düşüncesiyle hareket edersek, birilerini korumuş oluruz; ama, işçilerimizin hakkını korumamış oluruz.

Değerli milletvekilleri, şu anda çalışma yaptığımız Genel Kurulun arka tarafında gördüğünüz camlı bölmede, bu çalışmalarımızı Meclis TV aracılığıyla Türk Halkına ulaştıran çalışanlarımız var. Tabiî, bunlar, memur arkadaşlarımız. Şimdi, konu, iş güvenliği ve işçi sağlığı olduğu için, çalışma sağlığı açısından bunu dile getirmek istiyorum. Sizden rica ediyorum, müsait olduğunuz zaman, bu insanların çalıştığı bölüme gidin, ne kadar sağlıksız bir ortamda çalıştıklarını görün. Bu konuda, Meclis olarak, biz, bırakalım işçi, işverenlerin sorunlarını çözmeyi, önce kendi içerimizdeki hatalarımızı, eksiklerimizi giderelim, oradaki insanların insanca çalışacağı bir düzeni sağlayalım; ondan sonra, bu konuları dile getirelim. (CHP sıralarından alkışlar)

HASAN FEHMİ KİNAY (Kütahya)Söyleyecek laf çok...

YÜKSEL ÇORBACIOĞLU (Devamla)Söyleyecek laf çoktur mutlaka, fazla konuşmaya gerek yok, amacımızı anlatmaya çalışıyorum, maddeyle ilgili konuşmaya çalışıyorum; ancak, doğal olarak, bu kürsünün özgürlüğüne de kimsenin müdahale etmesine izin vermem; onu da söylemekte fayda var.

Değerli arkadaşlar, işçilerimiz bu tasarının geçmesini istemiyorlar, yasalaşmasını istemiyorlar, bunu hazmedemiyorlar; işçi sendikalarımız bu tasarıyı hazmedemiyorlar; muhalefet olarak Cumhuriyet Halk Partisi bu tasarıyı hazmedemiyor ve hatta, Adalet ve Kalkınma Partisi Grubunun içerisindeki milletvekillerinin bir kısmı da bu tasarıyı hazmedemiyor; ama, nedense, hangi amaçla olduğunu bilemiyoruz; birileri istediği için mi onu da bilemiyorum; ille de, bu lokmayı, Meclise getirmek, bizlere yutturmak ve bunu hazmetmemizi istiyorsunuz; ama, bunu, ne biz hazmedebiliriz ne de Türk toplumu hazmedebilir; çünkü, bu tasarı, bizim bünyemize uygun değil.

Değerli arkadaşlar, madde dışında bir şey söylemek istiyorum: Yeni bir tartışma açmak istemiyorum; ancak, demokrasi konusunda, Cumhuriyet Halk Partisinin cumhuriyet tarihi boyunca süren seksen yılı aşkın demokrasi sınavındaki başarısını, Türkiye'nin siyasal tarihi yazmıştır; gerçi, Adalet ve Kalkınma Partisinin, henüz siyasal tarihte o kadar uzun süre yer almadığı için, demokrasi adına söyleyeceği çok şey yok; zamanla olacaktır, inanıyorum, umarım olur. Ancak, bir örnek vermek istiyorum -gerçi, bu konuda çok örnek var; bir örnek vererek konuyu fazla uzatmak istemiyorum- Meclis çalışmaları açısından bir değişiklik yaptınız ve biliyorsunuz, Anayasa Mahkemesi tarafından bu değişiklik iptal edildi.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

77 konuşma daha · 14 Mayıs 2003

77 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook