2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNU TASARISI (BAYINDIRLIK VE İSKâN BAKANLIĞI, TAPU VE KADASTRO GENEL MÜDÜRLÜĞÜ, MİLLî EĞİTİM BAKANLIĞI, YÜKSEK ÖĞRETİM KURULU, YÜKSEK ÖĞRENİM KREDİ VE YURTLAR KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ, ÖĞRENCİ SEÇME VE YERLEŞTİRME MERKEZİ BAŞKANLIĞI VE 85 ÜNİVERSİTE) DOKUZUNCU TUR
Muğla Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 34. Birleşim · 2. yasama yılı · 9 Aralık 2007 · 488 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Yüksel Özden (AK Parti), 9 Aralık 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 34. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNU TASARISI (BAYINDIRLIK VE İSKâN BAKANLIĞI, TAPU VE KADASTRO GENEL MÜDÜRLÜĞÜ, MİLLî EĞİTİM BAKANLIĞI, YÜKSEK ÖĞRETİM KURULU, YÜKSEK ÖĞRENİM KREDİ VE YURTLAR KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ, ÖĞRENCİ SEÇME VE YERLEŞTİRME MERKEZİ BAŞKANLIĞI VE 85 ÜNİVERSİTE) DOKUZUNCU TUR); konuşma 488 kelime.
Yüksel Özden (AK Parti, Muğla). “2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNU TASARISI (BAYINDIRLIK VE İSKâN BAKANLIĞI, TAPU VE KADASTRO GENEL MÜDÜRLÜĞÜ, MİLLî EĞİTİM BAKANLIĞI, YÜKSEK ÖĞRETİM KURULU, YÜKSEK ÖĞRENİM KREDİ VE YURTLAR KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ, ÖĞRENCİ SEÇME VE YERLEŞTİRME MERKEZİ BAŞKANLIĞI VE 85 ÜNİVERSİTE) DOKUZUNCU TUR”. TBMM Genel Kurulu, 34. Birleşim tutanağı, 9 Aralık 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/yuksel-ozden-23-2007-12-09-2008-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-tasarisi-bayindirlik-ve-iskan (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
AK PARTİ GRUBU ADINA YÜKSEL ÖZDEN (Muğla)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; üniversitelerin 2008 bütçesi hakkında AK Parti Grubu adına söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Bu kısa süre içerisinde üniversitelere dair konuşulabilecek birçok şey var, bugün, bu Mecliste gündeme getirilen birçok konu var. Bunlardan -çok kısa- bir ikisi üzerinde konuşmak istiyorum. Öncelikle, camiadan gelen bir akademisyen milletvekili olarak, sözlerimin hemen başında söylemeliyim ki, biz üniversitelerimizin akademik ve idari özerkliğine önem veriyoruz. Keza, öğretim elemanlarımızın özlük haklarının korunması ve geliştirilmesinin de yanındayız.
Bugün, burada gündeme getirilen üniversitelerle ilgili konuşulabilecek birçok konu içerisinde üzerinde durmak istediğim şey, üniversitelerin öğretim elemanı ihtiyacı konusudur. Üniversiteler öğretim elemanlarının yetişmesine… Öğretim elemanları ne kadar hazırlıklı, ne kadar donanımla olursa oradaki eğitimin kalitesinin de o kadar yüksek olacağı ortadadır ve Hükûmetimiz döneminde, bu konuda yeterli çalışma yapılmadığı eleştirilmekte, bu konunun ihmal edildiği vurgulanmaktadır. Oysa, Hükûmetimizin göreve başladığı zamandan bu yana, üniversitelerin başarısı için, üniversitelerde öğretim elemanı ihtiyacının karşılanması için yaptığı en önemli çalışmalardan birisi, geçen yıl tekrar yurt dışına öğretim elemanı yetiştirmek amacıyla öğrenci gönderilmesi olmuştur. Bu konuyu, gündemi takip eden sizler çok iyi biliyorsunuz, öğrencilerin üniversitedeki başarısı ve LES’te elde etmiş olduğu sınav üzerine sadece çağrılarak görüşme yapıldı, ama bu bile siyaset konusu, siyaset malzemesi yapıldı. Oysa, eğer amacımız, üniversitelerin yeterli, nitelikli öğretim elemanlarına kavuşması konusuysa, öğrencilerimizin yurt dışında, gelişmiş dünya ülkelerinde hak ettikleri ve dünya çapında bir eğitim alabilmelerine karşı çıkmak, bunu siyaset malzemesi yapmak değil, bunun yanında yer almak gerekiyordu. Bugün, buradaki eleştirileri yapanlar onları bile siyaset malzemesi yapmaktan vazgeçmediler.
Bir başka konu, bir eğitim fakültesinden gelen bir öğretim üyesi olarak, eğitim fakültelerine olan ilginin azaldığı, öğretmenlerin çocuklarını öğretmen olarak görmek istemediği… Oysa, çocukları üniversite yaşında olan, üniversite öncesinde olan herkes çok iyi biliyor ki, bugün Türkiye’de en zor girilen kurumların başında eğitim fakülteleri geliyor ve biz bununla gurur duyuyoruz. Çünkü, bir zamanlar “Yapacak işin yoksa, hiçbir iş yapamıyorsan öğretmen ol.” denilen durumdan, bugün “Ne yap et, uğraş, didin, çalış, çabala ama öğretmen ol yeter ki.” deniyor. Biz bununla gurur duyuyoruz. Bu ülkenin elde ettiği bu konumla gurur duyuyoruz. (AK Parti sıralarından alkışlar)
Şimdi, neden giremiyor birçoğu? Çünkü, daha önceleri, puanların düşük olduğu dönemde, kırsal kesimden birçok çocuk için tek alternatifti, önündeki ilk yoldu. Oysa, bugün birçok eğitim fakültesinin puanı -diğerlerini küçümseme anlamında değil- tıp fakültelerinden daha yüksek.
SÜLEYMAN NEVZAT KORKMAZ (Isparta)Sebebi istihdam garantisi Hocam.
YÜKSEL ÖZDEN (Devamla)Eğer giremiyorsa bunun için giriyor ve burada, bu kadar güçlüğe, bu kadar sıkıntıya ve şu anki, öğretmen olduktan sonra atama zorluğuna, engellerine rağmen hâlâ en yüksek nitelikteki, en yüksek puanlı öğrencilerimiz hâlâ öğretmen olmak peşinde, öğretmen olmak derdinde. Biz bunu, bu ülke için, bu ülkenin çocuklarının yetişmesi için elde edilmiş en büyük kazanımlardan birisi olarak görüyoruz.
Bir başka konu olarak da, yeni açılan üniversitelerimiz hiç durmadan malzeme konusu yapılmakta, eleştirilmekte. Oysa, üniversite eğitiminin bir elit eğitim olmaktan çıkması, 80’li yıllarda başlanan, 90’lı yıllarda hızlanan ve 2000’li yıllarda gittikçe artan sayıda yeni üniversite açılmasıyla mümkün olacaktır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
37 konuşma daha · 9 Aralık 2007