İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
GENEL KURUL · 60. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Karayolları Trafik Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle

Yüksel Selçuk Türkoğlu

Bursa Milletvekili · İYİ Parti

Genel Kurul, 60. Birleşim · 4. yasama yılı · 12 Şubat 2026 · 456 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma · Günün kaydı →

Kaynak göster

Yüksel Selçuk Türkoğlu (İYİ Parti), 12 Şubat 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 60. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Karayolları Trafik Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 456 kelime.

Yüksel Selçuk Türkoğlu (İYİ Parti, Bursa). “Karayolları Trafik Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 60. Birleşim tutanağı, 12 Şubat 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/yuksel-selcuk-turkoglu-2026-02-12-karayollari-trafik-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=142245

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Bursa)Sayın Divan, muhterem milletvekilleri; trafik güvenliği elbette önemli; hepimizin canı, hepimizin evladı, hepimizin sevdikleri yollarda ama ne yazık ki usulde de özde de ciddi sorunlarla dolu olan bir düzenlemeyle karşı karşıyayız. Komisyonlar çalışmadan, uzmanlar dinlenmeden, muhataplar çağrılmadan bu teklif Genel Kurula getirildi. Bir kere bu yasama ciddiyetiyle de bağdaşmaz.

Aslında trafik eğitimdir, altyapıdır, denetimdir, sürücü davranışıdır ve yaya güvenliğidir. Soruyorum: Bunları konuşmadan sadece ceza rakamlarını büyüterek trafik güvenliği nasıl sağlanacak? Bu teklifin ruhu şudur: Toplumsal bir sorun varsa cezayı artır bitsin. Bu zihniyeti külliyen reddediyoruz. Sorunun nedenini araştırma, sistemi düzeltme, eğitimi güçlendirme yok. Onun yerine en kolay yolu yine tercih etmişler; yaz cezayı, topla parayı, kapat bütçedeki açığı.

Bugün vatandaş trafikte ne diyor biliyor musunuz? "Devlet tuzak kuruyor." diyor. "Radar güvenlik için değil ceza yazmak için. Devletin kasası boş, o yüzden faturayı bize kesiyor." Aynen böyle diyor. Eğimli yola radar koyup ani fren yaptıran kavşaklara ceza sistemi kurarsanız bu, güvenlik önlemi olmaz, tabii ki bunun adı "tuzak" olur. Sorun, görevini yapan polisimizde de değil; sorun, sistemin ta kendisinde.

Bir de şu gerçek var: Trafik cezaları zaten 2025 Ocak ayında yüzde 43,93 arttı; yetmedi, 2026'da da yüzde 25,49 artırdınız, toplamda yüzde 69 küsur. Şimdi bu teklifle yeniden artacak. Bu ne demek biliyor musunuz? Bu, örtülü ek bütçe demektir. Bu, bütçe açığını vatandaşa yıkmak demektir. Yine söylüyorum: Ceza, en son çaredir; ceza, çözüm olamaz. Teklif, bu hâliyle topluma fayda değil daha fazla güvensizlik getirir. Dolayısıyla da bu teklifi reddediyoruz.

Muhterem milletvekilleri, yedi yıl önce bugün, 13 Şubat 2019'da bir büyük ozanı ebediyete uğurladık. Ozan Arif'ti; o, Karadeniz'in sisinden, Alucra'nın taşlı yollarından çıktı. Adı "Arif"ti, sesi de bir milletin hafızasıydı. Kışları kalem tutan, yazları toprağı eşeleyen bir öğretmendi önce; sonra sazı eline aldı, kelimeleri de bayrak yaptı. Ozan Arif, sadece türkü söylemedi; o, susanların yerine konuştu, unutturulmak istenenleri de sürekli haykırdı. Türküleri notayla değil imanla yazdı. Her dizesinde bir ülkü, her nefesinde bir dava vardı. Evet, 13 Şubat 2019'da ebediyete uğurladığımızda herhâlde bir ahı kaldıysa o da vefasızlığaydı.

Şöyle diyordu Ozan Arif:

"Hiç bakmadım zalimlerin çapına,

Kafa tuttum, karşı koydum topuna,

Yalnız hakikatin, hakkın ipine,

Sarıla sarıla geçti bu ömrüm.

Ve lakin hor gördü hayat bizi hor,

Zor imiş hayatta eğilmemek zor,

Eğilmedim amma sen gel bana sor,

Kırıla kırıla geçti bu ömrüm."

Böyle diyordu Ozan Arif ve o çileli zamanlarda şöyle başlamıştı:

"Üç gardaştık bir zamanlar üç gardaş,

O toprakta, sen zindanda, ben sürgün."

Umudun tükendiği zamanda da şöyle sesleniyordu:

"Gardaşım, bu iman oldukça sende,

Ölmez bu hareket, ölmez bu dava.

Evvelallah, sonra senin sayende,

Ölmez bu hareket, ölmez bu dava."

diyordu.

Ezcümle, ayrılırken derdi ki:

"Arif der ki bunca yıl ay,

Geldi geçti vay dünya vay!

Yaşamaksa yaşandı say,

İşte geldim, gidiyorum."

Heyeti saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

95 konuşma daha · 12 Şubat 2026

Günün kaydı →
95 konuşmanın tamamı →