İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 30. BİRLEŞİM · SALI

"tutum", yatırım ve türk malları haftası münasebetiyle

Zafer Hıdıroğlu

Bursa Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 30. Birleşim · 5. yasama yılı · 12 Aralık 2006 · 1.314 kelime · yaklaşık 7 dakikalık okuma

Kaynak göster

Zafer Hıdıroğlu (AK Parti), 12 Aralık 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 30. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: "TUTUM", YATIRIM VE TÜRK MALLARI HAFTASI MÜNASEBETİYLE); konuşma 1.314 kelime.

Zafer Hıdıroğlu (AK Parti, Bursa). “"tutum", yatırım ve türk malları haftası münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 30. Birleşim tutanağı, 12 Aralık 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/zafer-hidiroglu-22-2006-12-12-tutum-yatirim-ve-turk-mallari-haftasi-munasebetiyle (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c139/b030/tbmm221390300041.pdf

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

ZAFER HIDIROĞLU (Bursa)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım, 12-18 Aralık tarihleri, yanı, bu hafta, Tutum, Yatırım ve Yerli Malı Haftası Bu münasebetle, hepinizi saygı ve muhabbetlerimle selamlıyorum

Yetmiş yedi yıldan ben slogan haline gelen, yanı, "yerli malı yurdun malı, herkes onu kullanmalı" yetmiş yedi yıldan beri söylenen, zaman zaman etkinliklerle kutlanan, okullarda öğrencilerimizin gelecekte yerli mallarına sahip çıkabilmeleri için hasırlanan birçok programları hayatımız boyunca takıp etmeye çalıştık Ama. son zamanlarda, maalesef, yerli mala sahip çıkma konusunda, kampanyalar da dâhil, pek istenilen seviyede olmadığımız görülüyor

Dünya ekonomik sıkıntılarının baş gösterdiği dönemlerde, Türkiye'nin de bundan aşırı derecede etkilendiği yıllarda, 18 Aralık !929'da, Atatürk'ün himayelerinde kurulan Millî İktisat ve Tasarruf Kongresı'nde, kendi yerli malımıza sahip çıkma, yatırımları artırma ve millî ekonomiye katkı sağlama anlamında Mustafa Kemal Atatürk'ün yaptığı konuşmayla bu hareket ivme kazanmış, daha doğrusu başlamış ve bunun etkileri de aynı yıllarda görülmeye başlamış, tarihte ilk defa, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk defa, yüzde ITlık bir buyume ve dış ticaret fazlası -yanı, dış ticaret açığı değil dış ticaret fazlası- veren bir ülke konumuna gelmişiz Biz de, 2007 yılını, bu konuda seferberlik yılı ilan edebilir, yerli mallarına sahip çıkan ülke konumuna gelebiliriz diye düşünüyorum

Tabu, o yıllarda dikkat çeken bir örneği de size vermek istiyorum Mustafa Kemal Atatürk gazetecileri toplayıp onlara yerli malıyla ilgili kamuoyu oluşturmaları gerektiğini vurgularken, bırta- Taftan da, onlara, o zamanın yerli içeceğimiz olan ıhlamuru ikram ederek, kendilerine yeılı mallarına sahip çıkmaları gerektiğini vurgulamış, kendisinin de sahip çıktığını bu arada göstermiştir

Değerli arkadaşlar, Türk mallan, arlık, son yıllarda dünya çapında markalaşmaya başlamıştır Allık, gelişmiş Ülkeler bile Türk mallarının markalarını on plana almışlar ve 5 kııada 135 ülkeye yaptığımız ihracat miktarı 84 milyar dolara kadar çıkmıştır ve dikkat çekici bir husus daha, bu ihracatı yaptığımız ülkelerin yüzde 50'sınden fazlası gelişmiş olan ülkeler Yanı teknolojisi, sanayisi, fen başına milli gelin, gayrısafı milli hasılası bizden daha yukarıda olan, daha iyi durumda olan ülkeler bizim mallarımızı alma konusunda duyarlı olup bizim mallarımızı kullanırken, bizim, kendi mallanmıza sahip çıkma konusunda gereken hassasiyeti gösterdiğimiz kanaatinde değilim

Ama, bu arada şunu da vurgulamak istiyorum Yerli mallardan kastımız, yerli veya yabancı, Türkiye'de imal edilen mallardır Son zamanlarda, biliyorsunuz, Hükümetimizin aldığı makroekono- tnık kararlardan, Türkiye'ye duyulan güvenin artmasından sonra yabancı yatırımlar artmış, dokuz ayda yabancı yatırımlar 13 milyar dolara çıkmıştır Öyleyse, burada, yerli veya yabancı, butun yerli imalatımızı kastediyoruz ve ülkemizde yatırım yapan yabancılara da bu konuda teşekkür ediyoruz

Değerli arkadaşlar, yerli mallarını koruma konusunda birçok ülke çeşitli tedbirler almaktadır, gerek Sivil toplum örgütleriyle gerek kampanyalarıyla gerek yasalarıyla buna sahip çıkmaktalar Amerika Birleşik Devletlen'nde her ithal edilen malın işsizliğe, her ithal edilen malın, yatınmlann azalmasına, mânı olduğu vurgulanmakta, ki, bu 1933 yılında çıkan yasa hâlâ değiştirilmemiş, yerli mallarına sahip çıkma konusunda duyarlı hâle gelmişlerdir Şimdi, Türkiye'de-sadece bir omek vereyim vaktimin kısıtlılığından dolayı- her 6 500 dolarlık ithalat, I kışının işsiz kalmasına neden oluyor

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANSayın Hıdıroğlu, lütfen toparlar mısınız

Buyurun

ZAFER HIDIROĞLU (Devamla)Evet, toparlamaya çalışayım

Yine, Avrupa'da, özellikle Almanya ve ingiltere'de, yerli mallarına sahip çıkma konusunda çeşitli kampanyalar düzenleniyor, sadece bir haftaya sıkıştırılmıyor, yıl boyu bunun kampanyaları devam ediyor

Şimdi, tabii, böyle bir önemli konuda bu konuşma suresinin beş dakika olmaması lazımdı, ama, iç Tuzuk gereği böyle Onun için, çok kısaca özetlemek istiyorum Sayın Başkanım

Tabu, bu arada şunu da unutmamak lazım Bizim yerli imalatımızda, yabancı marka, yerli marka, hangisi yerlidir, hangisi yabancıdır, bu konuda da sıkıntılar var Bu vesileyle, dünyada, bizim malımızın beğenilmesi, Türk markalarına olan güvenin artmasından sonra, artık, müteşebbisimizin, imalatçımızın, sanayicimizin de bizim yerli Türk isimlerini koymasında artı faydalar sağlayacağına inanıyorum ve halkımıza da şunu söylemek istiyorum Bir mağazaya girdiğimizde hangi malın yerli, hangi malın yabancı olduğunu anlamanın en kestirme, en belirgin yolu ise 869 numaralı uluslararası barkod numaramızdır, yanı, ismi yabancı, yerli olsun, yanı Türk ismi veya yabancı ismi olsun, 869 barkod numaralı malı aldığımızda yerli imalatımıza destek vermiş oluruz

Biz, bu konuda Bursa'da bir kampanya başlattık Burada, ben, milletvekili arkadaşlarımın hepsine birer mektup yazarak böyle bir kampanya, bir çalışma yapmalarını istirham etmiştim Sağ olsun, milletvekili arkadaşlarımız buna duyarlılık gösteriyorlar, çalışma yapacaklarını söyleyen arkadaşlan- mız var Ama, özellikle, çok buyuk zahmetleri olmayan, ama bu bilmem yerleşmesi, yanı "yerli malı yurdun malı, herkes onu kullanmalı" sloganını belediyelerimiz, yerel yöneticilerimiz başta olmak üzere sivil toplum örgütlerimiz, şehnn muhtelif yerlerine pankartlar, afişler, el ilanlarıyla Yanı, Mal- colm'un bir sozu vardır "Eğer insanları harekete geçirmek istiyorsanız, önce onu uyandırın " Yanı, ben inanıyorum ki, hangi zihniyetten, hangi fikirden, hangi yapıdan olursa olsun, ülkesini seven Türk halkının tamamı yerli malı konusunda duyarlı Ama, duyarlılığını harekete geçirmek için onları uyandırmak, hepimizi uyandırmak ve bu vatandaşlık bilincinin gelişmesiyle, ekonomide olan ıssızlığın azalmasıyla -ki, ıssızlık oranı yüzde 8,5'lara kadar inmiş- gereksiz ithalatın azalmasıyla yatırımlar çoğalacak, istihdam artacak ve gerçekten biz Türkiye Cumhuriyeti devletine sahip çıktığımızın bir en önemli örneğini göstermiş olacağız diyorum ve hepinize, bu konuda yapacağınız, yapacağımız çalışmalardan dolayı saygılar sunuyorum ve butun Türk halkına da bu konuda duyarlı olmaları gerektiğini vurguluyor, tekrar hepinize saygı ve hürmetlerimi sunuyorum (AK Parti sıralarından alkışlar)

BAŞKAN Teşekkür ediyorum Sayın Hıdıroğlu

Gündem dışı ikinci soz, orman köylülerinin sorunlarıyla ilgili soz isteyen Sinop Milletvekili Engin Altay'a aittir

Buyurun Sayın Altay

2 - Sinop Milletvekili Engin Altay in, orman köylülerinin sorunları ile orman idare ve isletmelerinde çalışan geçici işçilerin durumuna ilişkin gündem dışı konuşması ve Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe'nın cevabı

ENGIN ALTAY (Sinop) Sayın Başkan, sayın milletvekilleri, orman köylülerimizin yaşadığı sorunlarla tlgılı gündem dışı soz almış bulunuyorum Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri, hepiniz ve hepimiz takdir ederiz ki, bu memlekette 780 500 kilometrekarelik coğrafyamızın her metre karesinde yaşanan acı, her metre karesine düşen ateş bu Parlamentoya da duşmuş sayılır Bu yüce çatıda görev yapan bizlerin de, bu acıyı, bu çileyi, bu sıkıntıyı hissetmemiz gerekir ve çok genel bir kaidedir ki, Türkiye'nin her metre karesinde yaşanan güzelliklerden de bu Parlamento sorumludur, Türkiye'nin her metre karesinde yaşanan sıkıntılardan da bu Parlamento sorumludur, çozum mercisi de bu Parlamentodur, bu Parlamentonun, içinden çıkardığı ve bu Parlamentonun denetlediği hükümettir Bu yönüyle, güzel ülkemizin yüzde 27'sının ormanlarla kaplı olduğunu biliyoruz Gene, toplam 34 460 koyumuzun 20 970 tanesinin orman koyu olduğunu ve bu 20 960 köyde yaklaşık 7,5 milyon insanın yaşadığını biliyoruz

Yine, hepimizin bildiği bir durum, Anayasa, toplumun çok az kesimlerini koruma altına almıştır Yürürlükteki Anayasa'mızın 169 ve 170'ıncı maddeleriyle, orman koylusu anayasal da bir koruma altındadır Ancak, yıllardır süregelen uygulamalarla, ne yazık ki, orman koylusunun Anaya- sa'dakı koruması, sadece o Anayasa kitapçığının sayfaları arasında kalmıştır

Orman işletmeciliğinde yaklaşık 400 bin aile, insan, kesme, sürütme, soyma, yükleme, nakliye ve istif gibi üretim aşamalarında çalışıyor Birçoğunuz bilmezsiniz sayın milletvekilleri -Sayın Bakan bilir- bir de bir kış kesimi hikâyesi vardır Işın doğası gereği, bazı emvalin kışın üretilmesi, kar altında üretilmesi gerekir Bir metre kar altında, bu memleketin ekonomisine tomruk sağlayan, ağaç sağlayan insanlarımızın yaşadığı dramı birçoğunuzun bilmediğini biliyorum Ama, bu dramı bilmemeniz, onların yaşamsal sorunlarını çözmemize engel değildir

Bugün, orman koylusunun, orman emvali üretiminde aldığı ücret, gerçekten kabul edilemez Orman Genel Müdürlüğü, orman koylusunun, ormanlarımızdan ürettiği, elde ettiği ürünleri işletme, pazarlama yoluyla satarak yaklaşık 1 katrilyon gelir elde ediyor ve bu gelirden, koylunun kullandığı mazot parası, araç-gereç, alet-edevat dahil, orman köylüsüne dönebilen para 400'u geçmiyor Bu doğru mudur9 Bu ormanın üreticisi de, bu orman urununun gerçek emek sahibi de, bu ormanın gerçek sahibi de orman köylüsüdür Bir donem bir siyasetçi "Orman koylusunu ormancılardan kurtarmak lazım " diye söylemişti Zaman zaman insanın bu söze hak veresi geliyor Şimdi, biraz önce Sayın Başesgıoğ- lu buradaydı Sayın Başesgıoğlu, bir fabrikada, bir fırında, bir lokantada bir kişiyi sigortasız çalışırken yakalasa kulağından tutuyor, çalıştırana, çalışana çeşitli cezai müeyyideler uyguluyor Burada da Sayın Orman Bakanımız, Sayın Pepe var Orman Bakanımız, Türkiye'de 350-400 bin insanı hiçbir sosyal güvenliğe tabı olmadan sigortasız çalıştırıyor Şimdi, bu olacak iş mıdır' Bu doğru mudur9 Bu, başta Sayın Bakanın ve sız değerli mıIIetvekıİlerimizin içine sinebilir mı değerli arkadaşlarım1

Orman idare ve işletmelerinde çalışan geçici işçilerin durumu yıllardır çözülemedi, biliyoruz Koy Hizmetlerinde daha önceki hükümet döneminde yapılan bu kadroya geçiş, bu orman idare ve işletmelerindeki geçici işçilerimiz için de yapılmalıdır

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

46 konuşma daha · 12 Aralık 2006

46 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook