İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 73. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde ilçe kurulması ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.117)

Zekeriya Akıncı

Ankara Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 73. Birleşim · 2. yasama yılı · 5 Mart 2008 · 634 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Zekeriya Akıncı (CHP), 5 Mart 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 73. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SINIRLARI İÇERİSİNDE İLÇE KURULMASI VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.117)); konuşma 634 kelime.

Zekeriya Akıncı (CHP, Ankara). “Büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde ilçe kurulması ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.117)”. TBMM Genel Kurulu, 73. Birleşim tutanağı, 5 Mart 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/zekeriya-akinci-23-2008-03-05-buyuksehir-belediyesi-sinirlari-icerisinde-ilce-kurulmasi-ve-bazi-kanu (erişim: 28 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ZEKERİYA AKINCI (Ankara)Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.

Bu maddeyle ilgili küçük bir değerlendirme yapayım önce, arkadaşlarımın bilgisi olsun. Burada biz esas itibarıyla bu belediyelerin kapanmasından sonra veya köye dönüşmesinden sonra orada hizmetlerin aksamaması için hizmetlerin kimin tarafından yürütüleceğini karara bağlıyoruz ve burada da bağlanmış olan belediyeden ya da büyükşehir belediyesinden söz ediyoruz, hizmetin onlar tarafından götürüleceğini ifade ediyoruz.

Değerli arkadaşlarım, dün gündem dışı konuşmamı izleyenler varsa Ankara Büyükşehir Belediyesinin içerisinde bulunduğu koşulları enine boyuna anlatmaya çalıştım o beş dakikalık süre içerisinde. Şunu söylemek istiyorum: Dün çizmeye çalıştığım Büyükşehir Belediyesinin bugün Ankara’da kapanacak olan belediyelere herhangi bir biçimde hizmet yapmaya hâli ve mecali yoktur. Kendisinin yapması gerekeni, Ankara’da yapması gerekeni yapmaktan aciz bir duruma düşmüştür. Tam bir borç batağındadır. Çareyi de EGO’yu özelleştirerek oradan gelecek kaynaklara bağlamış bulunmaktadır. Siz bu koşullar içerisinde, bu durum içerisinde bulunan bir belediyeye ayrıca yeni yükler yıkarsanız, onların başkaca yerlerde su, kanalizasyon, altyapı, sosyal işler ve benzeri itfaiye hizmetlerini götürmesini beklerseniz, orada çok büyük aksaklıklarla karşı karşıya kalırsınız, bunu biliniz.

Bakınız, burada çok somut bir örnek vermek istiyorum: Belki Karabağlar kadar tartışılmadı ama Temelli de müthiş güzel bir örnek. Biz geçen hafta sonu Temelli’deydik. Binlerce Temellili insan toplanmış, belediyelerine sahip çıkma tavrını sergiliyorlar. Sayın Genel Başkanımız ve Ankara milletvekilleriyle oradayız. Yağmur sicim gibi yağıyor ve binlerce insan orada. Hani diyorsunuz ya “Niye referandum yapılmıyor?” referandumun sonucu belli çünkü, ondan yapılmıyor ve orada çok çarpıcı bir pankart, iki tane daha doğrusu dövizi dikkatinize sunmak istiyorum: Bir tanesi diyor ki: “Temelli nüfusu -iskâna açık, evlere de taşınınca insanlar- 20 bine yaklaşacak. Bütçesi 20,5 trilyon, borç sıfır.” Bir başka döviz. Bağlanacağı belediyeyi söylüyorum: Sincan. “Nüfus 400 bin, bütçe 50 trilyon, borç 50 trilyon.”

Şimdi, Sayın Bakan, sevgili arkadaşlarım; borcu sıfır, son derece önemli hizmetleri Temelli’ye taşımış, bütçesi denk bir belediyeyi bütçesi kadar borç batağında olan bir başka yere bağlayarak daha verimli sonuçlar alacağınızı sanıyorsanız… Ya, kimseyi aldatamıyorsunuz, yapmayın, etmeyin; bu akıl işi değil, kâr işi değil!

Kriterler koyuyorsunuz. Bu çizdiğim tablo hangi kriterlere uyuyor? Maddeler sıralıyorsunuz, her birini birine yapıştırıyorsunuz, o nedenle, bu nedenle, şu nedenle falan. E bu hangi nedenle? Burada ne kriteri var? Burada AKP kriteri var, rant kriteri var, fırsat kriteri var, çünkü Temelli gelişiyor, sanayi bölgesi olmuş, kooperatifler sırada, gelişmeye açık. Dün, AKP Grup Başkan Vekili arkadaşım eski, tarihî, köklü belediyelerden söz ederken “Ya, bunlar belediye olmuş da ne yapmışlar?” diyor. E görmüyorsunuz ki! Yani bu, vicdansızlıktır, insafsızlıktır. Şurada Hasanoğlan’ı kapatıyorsun, burnunun dibinde, git bir bak bakalım, Hasanoğlan Belediyesinde neler yapılmış. Böyle bir inkârcılık olabilir mi? Bu haklı mıdır, bu doğru mudur? İnsafsızlıktır bu. Ha, niye görmüyorsunuz söyleyeyim: Çünkü siz her gittiğiniz yerde tarlalara ve arsalara bakıyorsunuz; buraya ne kondurulabilir, buraya ne yapılabilir, burası nasıl kapatılabilir. (CHP sıralarından alkışlar) Onun için yapılanları görmüyorsunuz, onun için inkârcı bir politika izliyorsunuz. Bunu dikkatinize sunmak istiyorum.

Haksızlık ediyorsunuz, yanlış yapıyorsunuz sevgili arkadaşlarım, yanlış yapıyorsunuz. Bakın, Ankara Belediyesinin acizliği, çaresizliği o kadar belirgin bir hâle gelmiştir ki Sayın Belediye Başkanının çıtı çıkmıyor, sesi çıkmıyor. Ha, yeniden aday gösterilmeyeceği için belki morali bozuk falan filan olabilir, biz onunla da meşgul değiliz, ama ben size Ankara’nın gerçeğini anlatmaya çalışıyorum.

Sayın Bakan burada, başarılar diliyorum, geçen dönem de Devlet Bakanımızdı. Siteler, mobilya sektörünün kalbi, bilmeyen yok yediden yetmişe. Çok açık söylüyorum, büyük sıkıntılar içerisinde. Yirmi yıldır Siteler’de esnaflık yapmış bir arkadaşınızım. Sayın Bakan topladı, sanayi odası başkanları, yetkililer, bürokratlar, oradaki meslekî kuruluşlar falan. Ertesi gün bir baktık gazetelere: “Siteler’in kurtuluş reçetesi.” İki gün sonra bir açıklama yaptım: “Siteler böyle kurtulmaz.” Ya, Siteler öyle kurtulmaz da sizin o reçeteyi Allah aşkına Sayın Bakan izleyebildiniz mi, uygulandı mı? O reçetede, Büyükşehir Belediyesinin yapacağı sosyal tesisler, kaldırımlar, yollar, aydınlatmalar, parklar, Sitelerin Samsun yoluna olan cephesinin düzenlemesi ve benzeri… Hiç takip ettiniz mi Sayın Bakanım? Hiç takip etmediniz. Niye takip etmediniz? Orada, esnafın, vatandaşın ağzına bir parmak balı çaldınız, geldiniz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

73 konuşma daha · 5 Mart 2008

73 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook