İçeriğe atla

26. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
KOMİSYON · PERŞEMBE

Bazı Vergi Kanunları ile Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı (1/884)

Zekeriya Temizel

İzmir Milletvekili · CHP

Plan ve Bütçe Komisyonu · 3. yasama yılı · 12 Ekim 2017 · 339 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Zekeriya Temizel (CHP), 12 Ekim 2017 tarihinde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu oturumunda konuştu (gündem: Bazı Vergi Kanunları ile Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı (1/884)); konuşma 339 kelime.

Zekeriya Temizel (CHP, İzmir). “Bazı Vergi Kanunları ile Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı (1/884)”. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu tutanağı, 12 Ekim 2017. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/zekeriya-temizel-26-2017-10-12-bazi-vergi-kanunlari-ile-kanun-ve-kanun-hukmunde-kararnamelerde-degisi-5 (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=16720

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

ZEKERİYA TEMİZEL (İzmir)Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Torba kanun çıkartıyoruz, torbaya atılacak bir şeyleriniz var mı kapsamında atılmış maddelerle karşı karşıyasınız. Öyle gözüküyor. Yalnız burada çok önemli bir sorun da dile gelmiş oluyor ister istemez. Kişilere ait ve kültürel varlık olarak da korunması gereken ve onlar tarafından da onarılmadığı için, Vakıflar tarafından da sahip çıkılmadığı için yok olmaya terk edilen çok büyük bir ulusal varlıkla da kültürel varlıkla da karşı karşıyasınız. Şimdi burada vereceğiniz karar, bu ulusal varlığın yani kişiler tarafından onarılmasını önerdiğiniz varlığın artık terk edilmesi anlamına geliyor. Belirli bir süre sonra ne olacak? Orada herhangi bir şey falan kalmamış olacak, dolayısıyla da korunacak herhangi bir kültürel varlıkla karşı karşıya değilsiniz. Zaten yapılmayan bir işi "yapmayacağız" diye kanundan çıkarmanın başka bir anlamı varsa söyleyin. Yapılmıyor zaten. Yapılmamış, şimdiye kadar tek bir taş konulmamış. İstanbul'da bu olayla karşılaştık. Yıllarca çırpınıldı. "Ya burası gidiyor." denildi, burası gidiyor. Belirli bir süre sonra burada korunacak kültür varlığı da kalmayacak ve gitti hepsi, göz göre göre gitti, bütün bağrışmalara, çağrışmalara karşın. Sorun oydu zaten. Yani çözülmesi gereken sorun Vakıflar Genel Müdürlüğünün bu sorumluluğunun veya vakıfların bu sorumluluğunun ortadan kaldırılması değil, çöken bu sistemin korunmasıyla ilgili bir çözüm olmalı. Başka çaresi de yok zaten. Yoksa gidiyor. O nedenle bunları kesin olarak yapmaz. E bunları yapmaz. Zaten bu tarihî ve ören yerlerinde olan özel mülkiyete ilişkin dünya kadar çözüm geliştirdik, başka yerlerden bir şeyler verip oraları devralarak. Dolayısıyla, bu tür vakıflar için de veya bu tür varlıklar için de benzer çözümler geliştirerekten bir şeyler yapılırsa eğer, burada bir şey yaptık deriz.

Şimdi, biz bunu kaldırdığımız zaman bir şey mi yapmış olacağız? Hayır; ne bir şey yapmış olacağız ne bir hak vermiş olacağız ne de kimseye bir yararımız olacak, bitecek. O nedenle, böyle bir olay değerlendiriliyor ise bu açıdan bakarak "Tamam, siz buraya bakamıyor musunuz; peki, bunun karşılığında size şuradan işte bir daire verelim, işte şu kadar tarla verelim, siz de burayı Vakıflara devredin." şeklindeki çözümlerle buraların sorumluluklarının da düzenli olarak Vakıfların üstüne alınması gerekir. Başka da çaresi yok. Yoksa bitiyor zaten olay.

Teşekkür ederim.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI TOPLANTIDA

Aynı gün bu komisyonda konuşanlar

90 konuşma daha · 12 Ekim 2017

90 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook