25 ve 28 mart 2004 tarihlerinde erzurum ilinde meydana gelen depremlerle ilgili
Bitlis Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 70. Birleşim · 2. yasama yılı · 7 Nisan 2004 · 847 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Zeki Ergezen (AK Parti), 7 Nisan 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 70. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 25 VE 28 MART 2004 TARİHLERİNDE ERZURUM İLİNDE MEYDANA GELEN DEPREMLERLE İLGİLİ); konuşma 847 kelime.
Zeki Ergezen (AK Parti, Bitlis). “25 ve 28 mart 2004 tarihlerinde erzurum ilinde meydana gelen depremlerle ilgili”. TBMM Genel Kurulu, 70. Birleşim tutanağı, 7 Nisan 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/zeki-ergezen-22-2004-04-07-25-ve-28-mart-2004-tarihlerinde-erzurum-ilinde-meydana-gelen-depremler (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI ZEKİ ERGEZEN (Bitlis)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; sözlerime başlamadan önce, 28 Mart seçimlerinin sonuçlarının partilerimize ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum ve bu vesileyle, sizlere saygılarımı sunarak sözlerime başlamak istiyorum.
Mustafa Beye teşekkür ederiz; çünkü, hakikaten, Bingöl depremi kadar etkili olan Aşkale depremi, Türkiye kamuoyunun gündemine oturmadı, herhalde ölü sayısının az olmuş olmasından -ki, sevindirici- veya Bingöl'deki bir pansiyon faciasının burada yaşanmamış olmasından veyahut da seçimlerin gölgesinde kalmış olmasından dolayı medyada da gerektiği kadar yer almadı.
25 Mart 2004'teki depremin şiddeti 5,1; 28 Mart 2004'teki depremin şiddeti 5,3. Depremin şiddeti çok büyük değil, çok küçük; ama, sonuç çok kötü; beldelerde, köylerde 2 000'in üzerinde bina yıkılmış, yerle bir olmuştur. Akla şu geliyor: Yani, bizim binalarımıza omuz vursanız yıkılacak veya çok güçlü bir tank geçse, köylerdeki evler yıkılacak; depreme bile gerek yok! Maalesef, Türkiye'deki yapıların durumu bu.
Aşkale, Çat, Ilıca ilçeleri ile Kandilli, Yeniköy, Yavi, Dadaşköy beldeleri ve 73 köyde hasar meydana gelmiş, 10 vatandaşımız hayatını kaybetmiş, 46 vatandaşımız yaralanmış, 600'ün üzerinde büyükbaş veya küçükbaş hayvan telef olmuş, belde ve köylerde 2 250'ye yakın da ev -oturulamayacak durumda- yıkılmıştır.
Olay günü, Sağlık Bakanı, İl Valisi ve kaymakamlar gerekli duyarlılığı fazlasıyla göstermişler; Sayın Başbakanımız telefonla olayı devamlı takip etmiş, gerekli talimatlar verilmiş; seçimden hemen sonra da biz -Bayındırlık Bakanı olarak ben, İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu, Sağlık Bakanı, Kızılay Başkanı, İlin Valisi- bu köyleri, beldeleri gezdik, manzaranın hiç hoş olmadığını bizzat müşahede ettik. Şu anda, Bayındırlık Bakanlığımızın 64 elemanı, gece gündüz, mahallinde çalışmaktadır, üst düzey görevliler de mahalline gidip gelmektedir. Hasar tespit çalışmaları yapılıyor. Hak sahipliği çalışmaları çok hızlı bir şekilde devam ediyor. Yer seçimi çalışmalarının 15 Nisana kadar bitirileceği kanaatindeyiz. Proje çalışmaları son aşamaya geldi. Kaynak temininde de, dün, en son, karar verilmiş oldu. Temenni ediyoruz, Bingöl depremindeki başarıyı burada da gösteririz, vatandaşlarımızın yüzünü güldürürüz, vatandaşlarımızın duasını alırız; çünkü, Bingöl'de, gerçekten, halkımızın teveccühüne mazhar olduk, dualarını aldık, gerçekten, geçmiş yılların yaralarını da sarmış olduk.
İlk etapta, Bayındırlık Bakanlığı olarak, acil olarak 700 milyar ödenek gönderdik. Cenaze sahiplerine hane başına 1'er milyar ilk yardım yapıldı. Diğer ihtiyaç sahiplerine, yaklaşık 800 aileye, 250 000 000, ihtiyaçları oranında yardım yapıldı; bu devam ediyor. 5 000'e yakın çadır -burada Kızılay Başkanlığına, Kızılay ekibine ve Bölge Başkanına teşekkür ediyorum; bugüne kadar görebildiğimiz çadırların en mükemmeli, en güzeli; her türlü şarta uygun çadırlar, kış şartlarına da uygun çadırlar; gerçekten çok sevindirici - 40 kadar konteyner - bunlar okul ve sağlık ocağı olarak kullanılıyor- 10 000 battaniye, 2 400 katalitik soba bu vatandaşlarımızın ihtiyacı için temin edilmiş ve vatandaşlarımıza verilmiştir. Pancar paraları peşin ödendi, ki, o gün, biz -Sağlık Bakanı, İçişleri Bakanı ve ben- oradayken paralar peşin ödenmeye başlandı. Doğrudan gelir desteği 7 trilyon, formalitelere bakılmadan, hemen ödendi. 300'ün üzerinde hayvan kesildi ve bunların paraları -2 trilyona yakın- peşin ödendi. Ayrıca, çadıra benzer bir sistemle, hayvan barınakları da yapılıyor; çünkü, kış şartları ağır olduğu için... Çadırların kurulduğu bütün yerlere kum ve çakıl çekildi, vatandaş çamurda dolanmaktan kurtuldu. Seyyar banyo, tuvalet, Kızılay, Ankara ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanları tarafından 80 adet kuruldu. Buradan, İstanbul ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlarına, arkadaşlarına, Kızılay Başkanına teşekkür ediyorum. Bu, gerçekten, büyük bir ihtiyaçtı; bu ihtiyacı mahallinde tespit etmiştik.
Ayrıca, Ilıca ve Aşkale'de de sıcak yemek vermeye devam ediliyor. Bu arada, gıda temin edilince Ilıca'da sıcak yemek vermeye ihtiyaç kalmadı; ama, Aşkale ve köylerinde sıcak yemek vermeye devam ediliyor. Yani söyleyeceğimiz şu: Başta Başbakanımız, İlin Valisi, ilçelerin kaymakamları, ilgili bakanlar, kendilerine düşen görevleri en iyi şekilde yerine getiriyorlar. Burada, bütün bakan arkadaşlarımıza, başta Başbakanımıza, İlin Valisine, kaymakamlarına, Kızılay Başkanına ve milletvekillerine -ki, o seyahatimizde milletvekilleri de bizlerle beraberdiler, çok duyarlı gördüm, öyle de olması gerekirdi- teşekkür ediyoruz.
Hükümetimiz, bu konuda, gerçekten, çok duyarlı, çok hassas; vatandaşımızı memnun etmenin azim ve gayreti içerisindedir. Bütün imkânsızlıklara rağmen, en iyi imkânları sunmanın çalışmaları yapılıyor. Biz, buradan, Erzurum milletvekillerine, Erzurumlulara, gözünüz arkada kalmasın diyoruz, rahat olun, 1 Eylül gelmeden, inşallah, sizleri sağlıklı binalara kavuşturacağız diyoruz. Ben, bunu, buradan çok rahat söyleyebiliyorum; çünkü, çalışmalar bu denli hızlı yürüyor.
Bakınız, 1999 yılında Erzurum'da meydana gelen depremde evleri yıkılan vatandaşlarımız halen konteynerlerde kalıyorlar. Afyon depremi biz işbaşına gelmeden bir yıl önce olmuştu, yaralarını biz sarmaya başladık. Demek ki, hükümetlerin farkını göstermek lazım. 1999 depreminde meydana gelen yaraları da, inşallah, bu kısa zamanda çözeceğiz.
Bir çalışma daha başlattık. Türkiye'de, gerçekten köylerimizin durumu çok kötüdür. Birinci ve ikinci derece deprem bölgelerini, köy bazında tek tek tarıyoruz. Bunların yeniden yapılması konusunda proje çalışmaları ve kaynak temini konusunda gayretimiz var.
Tabiî, her zaman sevinç olmuyor. Seçim sonuçları sevinçli oldu; ama, Erzurum depremi üzücü oldu. Bu depremden önce; yani, 4 ve 6 Martta da sel felaketleri oldu. Bu sel felaketinde de 17'ye yakın vatandaşımız hayatını kaybetti, çeşitli yerlerde 400'e yakın ev yıkıldı, değeri 40 trilyon liranın üzerinde olan yol, içmesuyu, kanalizasyon ve köprü yok oldu. Birçok köyümüzün yolu halen kullanılmayacak durumdadır; ama, ilgili Bakanlarımız, valilerimiz, bürokratlarımız bu konuda gerekli çalışmaları yapıyorlar. Dolayısıyla, bahar yeni geliyor, çalışmalara yeni başlıyoruz. Arkadaşlarımızın gözü arkalarında kalmasın; bunları, Allah rızası için, milletimizin mutluluğu için, en iyi şekilde, eksiksiz yerine getireceğiz.
Ben, Mustafa Beye tekrar teşekkür ediyorum. Erzurumlu kardeşlerimize geçmiş olsun diyoruz, hayatını kaybedenlere de Allah'tan rahmet, kalanlarına başsağlığı diliyoruz.
Saygılar sunarım. (AK Parti sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
13 konuşma daha · 7 Nisan 2004