İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 70. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle

Zeki Hakan Sıdalı

Mersin Milletvekili · İYİ Parti

Genel Kurul, 70. Birleşim · 5. yasama yılı · 23 Mart 2022 · 493 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Zeki Hakan Sıdalı (İYİ Parti), 23 Mart 2022 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 70. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 493 kelime.

Zeki Hakan Sıdalı (İYİ Parti, Mersin). “Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 70. Birleşim tutanağı, 23 Mart 2022. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/zeki-hakan-sidali-27-2022-03-23-tuketicinin-korunmasi-hakkinda-kanunda-degisiklik-yapilmasina-dair-kan (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=105601

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

ZEKİ HAKAN SIDALI (Mersin)Sayın Başkan, kıymetli milletvekilleri; maddeyi görünce müteahhitler taahhütlerini neden otuz altı ayda bitiremiyorlar diye düşünmemek elde değil. Sonuçta, dünyada köprüler, yollar, havaalanları çok daha kısa sürede bitiriliyor; evler, siteler neden bitmesin? Sorunun cevabı aslında çok basit. Sizin yönettiğiniz ekonomide hiçbir şey yürümüyor. Bu ekonomik bakışla, değil kırk sekiz ayda, seksen sekiz ayda da bitmez. Aslında maddeyi değil, sizi değiştirmek lazım. Neden mi? Teklifin genel gerekçesinde de yer aldığı gibi, değişen ve gelişen şartlarda tüketici haklarını yasalarla güvence altına alabilmek elbette ki çok önemli zira tüketiciyi kur artışlarına, fiyat istikrarsızlığına, enflasyona ve total krizlere karşı korumak gerekiyor. Peki, bu yapılıyor mu? Maalesef hayır. Üstelik bir de mütebessim bir ifadeyle “Türk lirası şu anda en zayıf durumunda, gideceği bir yer yok. Vatandaş rahat olsun.” deniliyor. Bir Maliye Bakanının ağzından böyle bir talihsiz ifade nasıl çıkar? Çıkmamalı. Gerçekten Türkiye ekonomisini kurtarmış hâliniz bu mu? Bir de kurtarmasaydınız ne olurdu kim bilir!

TÜİK’in ilk iki ay enflasyonu yüzde 16,45. Bugün sabit gelirlilerin alım gücü geçtiğimiz yılın da gerisinde. Yani asgari ücretin alım gücü tam 601 lira erimiş ve bu sadece iki ayda olmuş. Nihayet hayat pahalılığını kabul edebildiniz. Şaşırdık ama alım gücünün düştüğüne dair bir öz eleştiri bile yaptınız. Millet adına umutlandık. Bu öz eleştiriyi yapan iktidardan ne beklenir? Kendi yarattığı krize çözüm bulması. Peki, siz çözüm yerine ne söylediniz? İstenilen her ürüne erişimin olduğu bir ülkede yaşıyoruz. Doğru, ürüne erişiliyor ama fiyatlarına erişilemiyor. Peki, vatandaş ne yapsın? Kemal Sunal’ın “Tokatçı” filmindeki gibi cama ekmek banarak mı erişsin? Bu ifadeler vatandaşın aklıyla alay etmekten başka bir şey maalesef değil. Açlık sınırının –utanarak söylüyorum- asgari ücreti geçerek 4.682 lira olduğu, 4 kişilik bir ailenin yalnızca gıda harcamasının 3.130 lira olarak hesaplandığı ekonomik bir ortamda, bu kürsüden defalarca, iktidarın sebep olduğu yüksek enflasyon yüzünden asgari ücretin buhar olup uçacağını söyledik. Yüzde 50 zamlı asgari ücret sadece iki aydır vatandaşlarımızın cebine giriyor ve girdiği gibi de gidiyor. Eskiden, hatırlarsınız “Ay sonunu getiremiyoruz.” denilirdi, artık ücretli çalışanlar ay ortasını bile getiremiyor, eksi bakiyelerle kredi kartlarına taklalar attırarak yaşamaya çalışıyorlar. Maliye Bakanı bir gelsin de şimdi o insanlara “Rahat olun.” desin. “Özellikle yüksek enflasyon dönemlerinde üç ayda bir asgari ücret güncellenmeli.” dedik, hâlen de diyoruz. Son günlerde de konuyu anladınız zannettik ama Sayın Çalışma Bakanı “Asgari ücret tartışmalarını anlamlı bulmuyorum.” dedi, kapıyı da sert bir şekilde kapattı yani asgari ücretliyi bir kez daha kaderine terk etti. Ama vatandaş bu beyanınızı anlamlı buluyor, sandıkta daha da anlamlandıracak, hepiniz bir kerede anlayacaksınız. Vatandaşı derin yoksulluk sarmalının içine iten sizler onların “Geçinemiyoruz!” çığlığını anlamsız bularak herkesi yoksullukta eşitleme niyetindesiniz, belli. Herkesin açlık sınırının bile altındaki asgari ücretle eşitlendiği maaşları biz kabul etmiyoruz. Yüksek oranda asgari ücret asgari ülke yaratır diyoruz; asgari ülke değiliz, olmak da istemiyoruz. Bizi, yoksul bir ülkenin kaderini kabullenmiş mazlumları yapamazsınız. Vasat halklar vasatlığa razı olur, biz olamayız; refahı hep beraber hak ediyoruz. Bugün bir kez daha anladık ki yoksulluk AK PARTİ iktidarlarının halka dayattığı kadardır bunu değiştirmek de İYİ Partinin kaderidir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

118 konuşma daha · 23 Mart 2022

118 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook