İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 7. BİRLEŞİM · SALI

CHP Grubu önerisi münasebetiyle

Genel Kurul, 7. Birleşim · 4. yasama yılı · 20 Ekim 2020 · 379 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Züleyha Gülüm (Halkların Demokratik Partisi), 20 Ekim 2020 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 7. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: CHP Grubu önerisi münasebetiyle); konuşma 379 kelime.

Züleyha Gülüm (Halkların Demokratik Partisi, İstanbul). “CHP Grubu önerisi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 7. Birleşim tutanağı, 20 Ekim 2020. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/zuleyha-gulum-27-2020-10-20-chp-grubu-onerisi-munasebetiyle (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=91393

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

HDP GRUBU ADINA ZÜLEYHA GÜLÜM (İstanbul)Merhabalar.

Evet, bir bağımsız yargı demeye dilimiz varmıyor çünkü ortada böyle bir bağımsız yargı yok. Aslında geçmişten bugüne bu ülkede tam bağımsız bir yargı hiçbir zaman olmadı. Hep yargı iktidarların denetimi, güdümü altındaydı ama bu dönemki kadar da bağımlılığın açık açık ifade edildiği, açık açık iktidar tarafından “Talimat verdik.” anlamına gelen sözlerin kurulduğu bir dönemden hiç geçmemiştik. Aslında bunun son birkaç örneğinden bahsetmek gerekiyor: Partimize yönelik altı yıl önceki bir soruşturmadan dolayı yapılan, MYK üyelerinin de, birçok arkadaşımızın da içinde olduğu operasyon aslında bunun açık göstergelerinden bir tanesiydi. Hukuka falan dayanmıyordu, herhangi bir delile dayanmıyordu. Ortada şöyle bir durum vardı: İktidar kaybediyordu, kaybetmesinin nedeni de Halkların Demokratik Partisiydi. Öyleyse bu partiyi zayıflatmak gerekiyordu. Ne yapalım? Yargı yoluyla operasyon yapalım, bu şekilde belki kaybetmemizin önüne geçeriz diye düşünüldü.

Diğer bir örnek, Kars Belediyemize yönelik aslında kayyum darbesiydi. Yine, eş başkanlarımız Sayın Ayhan Bilgen, Şevin Alaca olmak üzere Meclis üyelerimiz operasyonla gözaltına alındı, tutuklandı. Neden? Çünkü kayyum atamaya ihtiyacınız vardı. Kayyum atamanın bahanesini de bu operasyonlar göstererek, bu şekilde, seçimle alamadığınız bir Kars Belediyemize el koymanın yolunu açmış oldunuz.

Sadece bunlar da değil, Osman Kavala’ya yönelik mahkemece verilmiş beraat kararına rağmen yeniden uyduruk gerekçelerle bir soruşturma açıldı, ağırlaştırılmış müebbetle yeniden yargılama konusu yapıldı. Aslında, biz biliyoruz ki bunların hiçbirinin hukuki dayanakları yoktu. Bu da yetmedi; aslında Anayasa Mahkemesi zaten nadiren demokratik kararlar veren bir kurum olmasına rağmen o nadir kararlarını da tanımak istemediniz ve yok saydınız, mahkemeler tarafından Anayasa Mahkemesinin kararları tanınmadı.

Bunlarla da bitmedi. Kadınlar meselesinde de aslında benzer tutumları sergilemeye devam ediyorsunuz. Mesela İpek Er’e tecavüz nedeniyle ölümüne yol açan Musa Orhan önce serbest bırakıldı, sonra delillerin, özellikle Adli Tıp raporunun gelişinden kaynaklı olarak tutuklama verildi. Kamuoyu baskısı nedeniyle, özellikle kadın kurumlarının, feminist kurumların baskısı nedeniyle tutuklamak zorunda kaldınız. Ama erkek yargıyla birleşen sizin iktidarınızın yargıya müdahalesi sonucu sadece altı gün tutuklu kaldıktan sonra tahliye edildi, serbest bırakıldı. Neden? Çünkü siz güvenlik görevlisi olması nedeniyle korumaya aldınız, akladınız, sakladınız. Erkek yargıyla birleşen adalet de Musa Orhan’ı maalesef serbest bıraktı.

Şimdi, erkek adalet demişken şundan da bahsetmek istiyorum: Erkek adaletin bir diğer göstergesi de GREVIO Türkiye raporunun 2018’de yayımlanmış olmasına rağmen Türkiye’de hâlen çevirisinin yapılmamış olması, hâlen kurumlara bu konuda yazıların gönderilmemiş olması erkek yargının nasıl sürdüğünü gösteriyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

95 konuşma daha · 20 Ekim 2020

95 konuşmanın tamamı →